Bölgedeki olayların arkasında İsrail’in parmağı var

Saadet Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayı, Mehrnews’a verdiği röportajda, İslam aleminin kendi içerisinde oturup konuşarak çözemeyeceği hiçbir sıkıntı olmadığını belirterek, “Bölgede yaşanan olayların arkasında İsrail’in bizatihi parmağı ve etkisi var” ifadesini kullandı.

24 Haziran'da yapılacak seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Mehr Haber Ajansı muhabirinin Türkiye, bölgesel ve uluslararası gelişmelere ilişkin sorularını aşağıdaki şekilde yanıtladı:

 1 - Seçimlerin birinci turunda bir sonuca ulaşılmadığı taktirde ikinci turda partiler arasında bir ittifak kurma ihtimali var mı?

Biz seçimlerde ilk turda başarılı olacak şekilde hazırlanıyor ve çalışıyoruz, inşallah ilk turda seçimi kazanıp milletimizin saadetini tesis edeceğiz. Farklı bir durum söz konusu olursa oda kendi şartları içerisinde o gün geldiğinde konuşulur, tartışılır. Biz en baştan beri müzakereye açık olduğumuzu herkesle konuşacağımızı söyledik. Bu tavrımızdan da vazgeçmeyeceğiz. Çünkü bu ülkenin en büyük problemi kutuplaşmadır, biz kutuplaşmaya mahal verecek hiçbir adım atmadık atmayacağız.

2 – Siz Cumhurbaşkanı adayı olarak, Suriye krizi ile ilgili görüşünüz nedir? Suriye politikanızda hangi konular üzerine odaklanacaksınız?

Biz Suriye meselesi ile alakalı görüşümüzü olayların vuku bulduğu ilk günden beri dile getiriyoruz. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, İslam aleminin kendi içerisinde oturup konuşarak çözemeyeceği hiçbir sıkıntı yok, fakat emperyalizm ve bölge üzerinde emelleri olan Siyonizm bugün Müslümanları birbirine kırdırarak kaostan besleniyor. İşte İslam dünyasının hali ortada, her yer kan gölüne döndü, İslam ülkeleri parçalanıyor. Bunca kargaşanın arasında güvenlik problemi yaşamayan ise İsrail oluyor. Bu bize gösteriyor ki, bu bölgede yaşanan olayların arkasında İsrail’in bizatihi parmağı ve etkisi var. Çünkü Siyonistler Büyük İsrail Devleti’nin kurulmasına inanmışlar ve bunun için mücadele ediyorlar. Bizim burada üstümüze düşen kendi iç meselelerimize ABD’yi, Rusya’yı veya bir başka emperyalist gücü karıştırmadan Bağdat, Şam, Tahran ve Ankara’nın bir araya gelerek çözmesidir. Tekrar ediyorum bizim oturup konuşarak çözemeyeceğimiz hiçbir meselemiz yok.

3 – Siz eğer Cumhurbaşkanı olarak seçilirseniz Türkiye’nin Batı’ya yönelik tutumu nasıl olacak? ABD-Avrupa ülkeleri ve Türkiye arasındaki ilişkilerde neler esas alınacak?

Bizim dış politika anlayışımız barış ve huzura yöneliktir, inşallah devlet yönetimini devraldığımızda ilk yapacağımız hamle İslam dünyasında barış ve huzuru sağlamak olacaktır. Bunun için gerekli bütün adımları atacağız. Avrupa ve ABD ile ilişkilerimize gelince ise, düşmanlığı esas almadan barışa yönelik politikalar üzerinden olacaktır. Fakat biz inancımızdan dolayı AB kapılarında bekletilmeye de razı değiliz, kendi yolumuzu çizer İslam Birliğini tesis etmek için çalışırız. Fakat bunu yaparken de Avrupa ülkeleri ile ekonomik ve kültürel ilişkileri kendi inanç ve ideallerimizden taviz vermeden devam ettiririz.

4 – Cumhurbaşkanı olduğunuz zaman İran, Irak, Suriye gibi bölge ülkeleriyle ilişkilerinizin geliştirilmesi ön planda tutulacak mı?

İlk önceliğimiz bölge ülkeleri arasındaki iş birliğini arttırmak olacaktır. Bu coğrafya kendi içerisinde ciddi manada yer altı ve yer üstü kaynaklara sahiptir. Eğer bir olur bunları kullanmayı başarırsak dünyaya huzur ve barışı tesis ederiz. Bu noktada bölge ülkelerinin tamamı ile ilişkilerimizi güçlendirmek ana vazifelerimizden birisi olacaktır.

Muhabir: Murtaza Kerimi

News Code 1870672

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • 2 + 0 =

    Yorumlar

    • yayınlanan görüşler: 1
    • Pending Comments: 0
    • Rejected Comments: 0
    • murat TR 13:08 - 2018/06/05
      0 0
      Seninleyiz Bilge Başkan.