Türkiye'deki seçimlere damgasını vuran "Suriye" politikası

Haber ID: 4327977 -
Aşağıdaki yazıda bazılarını Mehr Haber Ajansı ile de paylaşan 6 cumhurbaşkanı adayının Suriye ve bölgedeki sorunlara ilişkin görüşlerini bir kez daha gözden geçiriyoruz.

24 Haziran’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerine sayılı saatler kala nefes kesen seçim maratonunu durmadan ilerleten adayların söylemindeki bölgesel konular ve özellikle de "Suriye" yürütülen seçim çalışmalarına damgasını vuran başlıca konular arasında yer alıyor.

Aşağıdaki yazıda bazılarını Mehr Haber Ajansı ile de paylaşan 6 cumhurbaşkanı adayının Suriye ve bölgedeki sorunlara ilişkin görüşlerini bir kez daha gözden geçiriyoruz.

Karamollaoğlu: Bölgedeki olayların arkasında İsrail’in parmağı var

Biz Suriye meselesi ile alakalı görüşümüzü olayların vuku bulduğu ilk günden beri dile getiriyoruz. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, İslam aleminin kendi içerisinde oturup konuşarak çözemeyeceği hiçbir sıkıntı yok, fakat emperyalizm ve bölge üzerinde emelleri olan Siyonizm bugün Müslümanları birbirine kırdırarak kaostan besleniyor. İşte İslam dünyasının hali ortada, her yer kan gölüne döndü, İslam ülkeleri parçalanıyor. Bunca kargaşanın arasında güvenlik problemi yaşamayan ise İsrail oluyor. Bu bize gösteriyor ki, bu bölgede yaşanan olayların arkasında İsrail’in bizatihi parmağı ve etkisi var. Çünkü Siyonistler Büyük İsrail Devleti’nin kurulmasına inanmışlar ve bunun için mücadele ediyorlar. Bizim burada üstümüze düşen kendi iç meselelerimize ABD’yi, Rusya’yı veya bir başka emperyalist gücü karıştırmadan Bağdat, Şam, Tahran ve Ankara’nın bir araya gelerek çözmesidir. Tekrar ediyorum bizim oturup konuşarak çözemeyeceğimiz hiçbir meselemiz yok.

İlk önceliğimiz bölge ülkeleri arasındaki iş birliğini arttırmak olacaktır. Bu coğrafya kendi içerisinde ciddi manada yer altı ve yer üstü kaynaklara sahiptir. Eğer bir olur bunları kullanmayı başarırsak dünyaya huzur ve barışı tesis ederiz. Bu noktada bölge ülkelerinin tamamı ile ilişkilerimizi güçlendirmek ana vazifelerimizden birisi olacaktır.

İnce: Suriye ile diplomatik ilişkileri hemen kuracağız

Bütün komşularımızla daha güçlü ve barışçı ilişkiler kurmaktan yanayım. Özellikle de İran, Irak ve Suriye ile de ilişkilerimizi daha da güçlendireceğiz.

Biz komşularımızın iç barışını sağlamış ve güçlü ülkeler olmasının Türkiye’nin çıkarına olduğunu düşünüyoruz. O nedenle uluslararası alanda dile getirilen bu ülkelerin toprak bütünlüğünü, iç barışını bozmayı hedefleyen girişimleri doğru bulmuyoruz.

Suriye ile diplomatik ilişkileri hemen kuracağız. Türkiye’ye sığınmış 4 milyon Suriyeli’nin kendi vatanlarına, evlerine sevinçle, yeni umutlarla dönmeleri için ne gerekiyorsa onları yapacağız.

Erdoğan: Misafirlerimizin tamamının evlerine dönmelerini sağlamayı hedefliyoruz

Bizim zırhlı taşıyıcılarımız, Türk bayraklarıyla beraber şu anda Münbiç'e girdi mi? Girdi. Nerede yatıyorsun ya sen Muharrem? Sen bunları görmüyor musun? Bunlarda göz var görmez, kulak var duymaz, dil var konuşamaz. Bakın bizim şu anda sadece İdlib'de gözlem kulelerimiz var. Şu anda Münbiç'te devriye geziyoruz. Ama bunların haberi yok. Niye? Dert başka. Bunlar ne diyor 'Afrin'e girmeyin.' Yahu biz sana bakıp da karar verir miyiz? Girdik mi Afrin'e? Girdik. Şuanda 4 bin 700'e yakın teröristi etkisiz hale getirdik Afrin'de. Cerablus'ta 3 bine yakın DEAŞ'lıyı derdest ettik.

Seçimin hemen ardından sınırlarımıza yakın yerlerden başlayarak tüm Suriye topraklarını güvenli hale getirmeyi ve misafirlerimizin tamamının evlerine dönmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Ama bunun için önce 24 Haziran'ı sağ salim geçirmemiz gerekiyor. Bundan sonra işimiz inşallah daha kolay. Yeterki kendi içimizde bir kazaya meydan vermeyelim.

Demirtaş: Komşu ülkelerle son derece yapıcı bir diyalog içerisinde olacağız

Ortadoğu ve komşu ülkelerle son derece yapıcı bir diyalog içerisinde olacağız. İran, Irak ve Suriye’ye yönelik emperyal müdahaleleri kesinlikle onaylamayacağız. Her ülkenin kendi sorunlarını, kendi halklarıyla bir arada ve demokrasi içerisinde çözebilmesi için teşvik edici olacağız. Bu ülkenin hükümetleriyle olduğu kadar, orada yaşayan halklar ile de dostane ilişkilere önem vereceğiz. Özellikle güçlü ekonomik işbirlikleri, kültürel etkileşim ve spor-sosyal yaşam gibi konularda çok ileri adımlar atacağız. Türkiye yüzünü Avrupa Birliği’nden çevirmeden, komşu ülkeler ile çok daha verimli ilişkiler geliştirebilir. Bu konularda daha cesur ve samimi bir politika izleyeceğiz.

Perinçek: Seçimi kazanırsam Beşar Esad’ı Ankara’ya davet edeceğiz

Türkiye ile Suriye arasında her konunda çıkar birliği ve kültürel beraberlik vardır. Ekonomik ilişkilerin azami ölçülerde geliştirilmesi için ortak zeminler vardır. O nedenle 24 Haziran’da seçimi kazandıktan sonra bizim derhal ilk yapacağımız iş Sayın Beşar Esad’ı Ankara’ya davet etmek ve kendisini uçağın merdivenlerinde karşılamaktır. Türkiye-Suriye ilişkilerinin önünde hiçbir engel yoktur. Maalesef Tayyip Erdoğan’ın akıl almaz siyasetleri yüzünden bu görevi başarıyla yerine getirmek bize kalmış bulunuyor.

Türkiye-İran ilişkileri doruğa çıkacak. Türkiye ile İran arasında her konuda tam bir gelecek birliği, ortak çıkarlar ve kültürel beraberlikler var. Biz kan kardeşiyiz, can kardeşiyiz İran’la. Divanü Lugati't-Türk’te Kaşgarlı Mahmut’un çok güzel bir sözü var. Diyor ki “Baş börksüz, Fars Türksüz olmaz”. Yani Fars ve Türk tarih boyunca binlerce yıldır beraberler. Kültürleri, Devlet gelenekleri, devlet birikimleri ve ordu gelenekleri ortak. Kavim olarak da birbirlerine karışmışlardır. Dil olarak Farsça ve Türkçe birbirlerine çok sayıda sözlük vermiştir. Buğüne geldiğimizde de ABD’nin her iki ülkeye yönelttiği tehditler karşısında İran-Türkiye beraberliği önümüzdeki dönemin dünya barışını koruyacak en önemli ittifakıdır. Ekonomilerimizin de bir gelecek birliği var. Amerika’nın İran’a yönelik yaptırımlarını kabul etmiyoruz.

Akşener: Seçilir seçilmez Suriye ile ilişkileri düzelteceğim

Seçilir seçilmez Suriye ile ilişkileri düzeltip mültecileri sağ salim göndereceğim. Türkiye'de 4 milyon Suriyeli olduğunu belirten Akşener, sözlerini şöyle tamamladı: "Ben mültecilere bir şey demiyorum. Herkes vatanında mutludur, özgürdür. Hemen seçilir seçilmez Suriye politikasını değiştireceğim. Suriyeli arkadaşlarımızı, göçmeleri, mültecileri hemen sağlıklı, sıhhatli, düzgün bir şekilde ülkelerine göndereceğiz ve seneye 2019’da inşallah ben Halep'te Türkiye’den memleketine, vatanına gitmiş Suriyeli mültecilerle iftar edeceğim"

Kamran Azar

görüş gönderme

5 + 9 =