MHA, AK Parti ve CHP arasında koalisyon hükümeti kurma müzakereleri devam ediyor ve bunun için ise CHP’den parti sözcüsü Haluk Koç ve AKP’den ise Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik başkanlığında iki de heyet kuruldu. Geçen günlerde ise Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde IŞİD terör örgütünün düzenlediği intihar saldırısı ve daha sonar ise PKK’nın güvenlik güçlerine yönelik yeniden başlattığı terör saldırılarını ve bu süreçlerin geleceğini Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Barış Doster’e sorduk.
Efendim AKP ve CHP arasında koalisyon görüşmeleri devam etmekte, sizce bu görüşmelerden bir sonuç çıkacak mı? yoksa erken seçime mi gidilecek?
İktidar partisi AKP, koalisyon görüşmelerinde iki başlı bir yapı gösteriyor. Bir tarafta koltuğunu korumak isteyen Başbakan Ahmet Davutoğlu var. CHP ile hükümete istekli kendisi. Zaten ABD ve AB başta küresel emperyalist güçler, IMF ve Dünya Bankası gibi, ABD'nin denetimindeki büyük uluslararası örgütler de bu koalisyonu istiyorlar. Diğer tarafta ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan var. O ise erken genel seçime gitmekten yana. CHP ile koalisyona sıcak bakmıyor. Eğer ille de koalisyon olacak ise de kısa süreli bir AKP - MHP koalisyon hükümetinden yana. CHP de her ne kadar yönetimi itibariyle koalisyona hevesli görünse de, parti örgütü ve seçmenlerinin bu konuda direnci olacaktır.
Suruç’ta düzenlenen terör saldırısı ve arkasından ise PKK terör örgütünün düzenlediği terör saldırılrı var, TC’nin bu yönde atacağı adımalr neler olacak?
Suruç'taki terörist saldırı ve sonrasında PKK terör örgütünün düzenlediği saldırılar, hem iç siyasette hem de dış siyasette Türkiye'nin çok kötü yönetildiğini gösteriyor. Suriye politikası iflas ettiği gibi, ülke içinde de PKK terör örgütünün elini güçlendiren açılım süreci iflas etmiştir. Terörle sadece silahlı mücadele olmaz, ama silah kullanmadan da terör örgütü, salt müzakere yoluyla mağlup edilemez. İktidar, müzakere ederek, ödün vererek terör örgütünü daha da büyüttü. Terörle mücadele etmek yerine, terör örgütü liderleriyle müzakere etmeyi tercih etti.
Terör örgütü de, ABD emperyalizminin emrinde bir araç olarak sadece Türkiye'de değil, Irak'ta, Suriye'de ve İran'da emperyalizmin emrinde, hizmetindedir. Bugün PKK olarak Türkiye'de, PYD adıyla Suriye'de, PJAK adıyla İran'da faaliyet gösteren örgüt, emperyalizmin Ortadoğu'daki aracıdır, maşasıdır. Amacı da bölge ülkelerini parçalayıp, Kürdistan kurmak isteyen Emperyalist- Siyonist merkezlere hizmet etmektir.
TSK’nın IŞİD terör örgütüne yönelik başlattığı hava operasyonlarını nasıl yorumluyorsunuzdur?
Türkiye'de hükümet uzun süre IŞİD terör örgütüne karşı ılımlı, olumlu bir tavır takındı. Hatta ona terör örgütü bile demeyenler vardı yöneticiler arasında. Ancak gelinen aşamada hem dünyanın baskısı hem de ülke içinde yükselen tepkiler nedeniyle, istemeyerek de olsa IŞİD'e karşı adım atmak zorunda kaldı hükümet. Bu aşamada Türk Silahlı Kuvvetleri'nin müdahalesi yerindedir. Ancak ne kadar sonuç alıcı olduğunu, başarılı olduğunu zaman gösterecektir.
O.SH
yorumunuz