“7 Haziran seçimleri, karanlık veya aydınlığı seçme seçimidir”

Tahran, 2 Haziran 2015 – CHP Adana milletvekili Osman Faruk Loğoğlu’na göre, Pazartesi günü düzenlenecek olan seçimler, karanlık veya aydınlık bir Türkiye siçimidir.

MHA, 7 Haziran Genel Seçimleri ile ilgili tahminleri ve ayrıca bu seçimlerin Türkiye dış politikasını ne yönde etkileyeceği konusunu CHP Adana milletvekili Faruk Loğoğlu’na sorduk.

LOĞOĞLU ile gerçekleştirdiğimiz demeç aşağıdaki gibidir:

 

Efendim sizce önümüzdeki seçimlerde hangi partiler daha etkili olabilir?

7 Haziran’da 20 farklı partinin temsilcileri halk tarafından seçilmeleri için seçimlere katılacak, fakat Türkiye’nin mevcut seçim kurallarına göre her hangi bir partinin meclise girebilmesi için sandıklara atılan oyların yüzde 10’unu alması gerekiyor. Türkiye Büyük Millet  Meclisi’ne sadece 4 partinin girebilme şansı var. Bu dört parti şunlardır: Türkiyei’nin mevcut Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun genel başkanlığını yaptığı Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) , Türkiye’de ana muhalefet partisi olan ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanı olduğu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Devlet  Bahçeli’nin lideri olduğu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın eşbaşkanlığını yaptığı Halkların Demokratik Partisi (HDP). Seçime katılacak diğer partiler de oy alacaklar, fakat yüzde 10 barajını aşamadıkları takdirde meclise giremeyecekler.

.

Türkiye’de Partilerin meclise girebilmeleri için kullanılan bütün oyların en az yüzde 10’unu almaları gerekiyor. Acaba ele alınan bu yöntem Türkiye’deki bütün sınıf ve anlayışların mecslise giremeyecekleri anlamına gelmiyor mu? Acaba bu konu AK  Parti’nin iktidirda kalmasında etkili olabilir mi?

Maalesef, Sandığa atılan oy oranın yüzde 10’unu elde etmek şartı demokrasiye aykırı bir kuraldır. Bu, 1980 yılında o zamanki askeri ihtilal hükümetinin müdahalesiyle istikrarlı hükümetlerin kurulabilmesi amacıyla ve küçük partilerin silinmesi için dayatıldı. Bu kuralın sorunu, küçük partilere oy veren milyonlarca Türk vatandaşının mecsliste  bir millet vekiline dahi sahip olmalarını engellemesidir. Bu da millet iradesinin meclise tam olarak yansımamasına neden oluyor. 2002 yılında iktidar olan Ak parti oy oranının sadece yüzde 34’ünü aldığı halde yüzde 10 kuralından dolayı meclisteki sandalyelerin üçte ikisine sahip oldu. Ak parti, bir başka deyişle oyların  üçte birini alarak mecliste bulunan 550 sandalyenin üçte ikisine sahip oldu. İşte bu usul haksız ve antidemokratiktir. Aynı mesele yeniden tekrarlanabilir. Eğer sadece 3 parti meclise girerse bu durumda meclis sandalyaleri partiler arasında adaletsiz bir şekilde paylaştırılmış olacak.


Pazartesş günü düzenlenecek seçimlerin Türkiye için nasıl bir önemi var?

7 Haziran seçimleri çok önemlidir. Çünkü bu seçimlerde  elde edilecek sonuç Türkiye’nin 21. yüzyıldaki geleceği ve anayasasını ilgilendiriyor. Buradaki mesele iki Türkiye’den birinin seçilmesidir: Birincisi, kanunla yönetilen ve temel özgürlükler ile insan haklarına saygı gösteren Türkiye, diğeri ise küçük bir grubun istekleri ve fantezileri doğrultusunda yönetilen, otoriter bir rejimin iş başında olduğu Türkiye, yani Ak Parti idaresi altında geçmiş 13 yıl gibi. Aslında bu seçimler karanlık ve aydınlıktan birini seçmek demektir.

.

Seçimlerden elde edilecek sonuçlarla alakalı öngörünüz ne?
Ben şimdi Türkiye’de iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ilerideki seçimlerde birinci parti olarak en çok oyu alacağını tahmin ediyorum, fakat bence Ak parti oylarının bir kısmını kaybedecek. Ayrıca CHP ve MHP’nin aldıkları oy oranlarında geçmiş dönemlere göre biraz artış yaşanacak ve HDP’nin de sandığa atılan oyların yüzde 10’unun kazanacağı kanaatindeyim.

 

Bazıları AK Parti’nin alacağı oy oranında düşüş yaşanacağını ve dolayısıyla gelecek hükümetin bir koalisyon hükümeti olacağını düşünüyor. Sizce bu durumda Türkiye bölgedeki mevcut dış politikasını  devam ettirecek mi? yoksa bu hususta değişiklikler mı yaşanacak?

Eğer Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarda kalarsa ben Türkiye’nin dış politikasında hiç bir değişiklik beklemiyorum, fakat, eğer bir koalisyon hükümeti olursa Türkiye’nin dış politikasında bazı değişiklikler yaşanabilir. Elbette bu durum da  koalisyon hükümetinin ortaklarının ve Türkiye dışisleri sorumlularının kimler olacağına bağlıdır.

O.SH

News Code 1855522

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • 1 + 1 =