Mehr Haber Ajansı: İran ve Rusya’nın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde gerçekleştirdiği ortak deniz tatbikatı, birkaç gün süren taktik eğitimlerin ardından, Rusya’ya ait helikopter gemisi Stoyskiy'nin, İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Deniz Kuvvetleri tarafından Bender Abbas Limanı’ndan uğurlanmasıyla sona erdi.
Yüzey unsurları, hava unsurları ve özel kuvvetlerin katılımıyla icra edilen bu tatbikat, salt bir askeri eğitim olmanın ötesinde, tek kutuplu düzene karşı yeni bir deniz ittifakının şekillendiğine dair açık bir mesaj verdi.
Bölge Dışı Güçler Yerine Kolektif Güvenlik
Tatbikatta öne çıkan en önemli unsur, yalnızca askeri güç gösterisi değil, bölgede güvenlik anlayışının değişmekte olduğunun ilanı oldu.
Tatbikat Sözcüsü Tuğamiral Hasan Maksudlu, ana hedefin “denizcilikte güvenliğin artırılması ve sürdürülebilir etkileşim” olduğunu vurgularken, İran’ın uzun süredir savunduğu bir modeli fiilen sahaya yansıttı:
Bölge dışı askeri varlıklar yerine, kıyıdaş ülkeler merkezli kolektif güvenlik.
Geçmişte küresel güçler, Orta Doğu’nun güvenliğini uçak gemileriyle sağladıklarını iddia ederken, bugün İran ve Rusya, dünyanın en stratejik su yollarından birinde, ABD donanması ya da Batılı koalisyonlar olmaksızın, tehdit senaryolarına karşı ortak tatbikat icra ediyor.
Bir Tatbikatın Stratejik Katmanları
Uygulanan senaryolar, tatbikatın sembolik bir gösteriden ibaret olmadığını açıkça ortaya koydu:
1. Kaçırılan Geminin Kurtarılması
Tatbikatın en kritik aşaması, korsanların eline geçen bir ticari geminin kurtarılmasına yönelik senaryoydu.
İran Ordusu Deniz Kuvvetleri’ne ait SH-3D helikopterleri ile Devrim Muhafızları’na ait Bell-412 helikopterleri, “Alvand” destroyerinin komuta ve kontrolünde operasyon icra etti.
Rus özel kuvvet unsurlarının, İranlı deniz komandolarıyla birlikte sahada yer alması, iki ülke arasındaki taktik uyumun ileri seviyesini gözler önüne serdi.
2. Hava Fotoğrafı (Photo-Ex) ve Taktik Formasyonlar
Alvand destroyeri, Nize ve Hancer füze botları, Rus Stoyskiy gemisi ile Devrim Muhafızları’na ait Tondar ve Şehid Sayyad hücum botlarının katıldığı bu aşama, görünürde görsel bir manevra olsa da, gerçekte ortak komuta-kontrol, konuşlanma ve hızlı reaksiyon kabiliyetinin test edilmesi anlamına geliyordu.
3. Askerî Diplomasi ve Karşılıklı Ziyaretler
Rus görev gücü komutanının İran Ordusu Deniz Kuvvetleri tesislerini ziyaret etmesi ve Cemaran destroyerinde incelemelerde bulunması, iş birliğinin artık yalnızca dönemsel tatbikatlarla sınırlı kalmadığını, teknoloji transferi ve operasyonel tecrübe paylaşımı aşamasına geçtiğini gösterdi.
Umman Denizi: Stratejik Çıkarların Kesişim Noktası
Tatbikatın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde yapılması, çok katmanlı jeopolitik mesajlar içeriyor:
Yaptırımlara karşı net mesaj:
Bu bölge, küresel ekonominin can damarı niteliğinde ve İran ile Rusya’nın Asya pazarlarına enerji sevkiyatının ana güzergâhı. Tatbikat, iki ülkenin deniz ticaret hatlarının güvenliğinin ortak kırmızı çizgi olduğunu ilan ediyor.
Bölge dışı askeri üslerin hemen yanı başında:
Tatbikat, ABD’nin Fars Körfezi’nin güney kıyılarındaki askeri üslerine komşu sularda gerçekleştirildi.
Rus görev gücü komutanı Aleksey Sergeyev, “Her bölgede ortak tatbikat yapmaya hazırız” diyerek, bu mesajı doğrudan muhataplarına iletti.
Ordu ve Devrim Muhafızları: Üst Düzey Uyum
Tatbikatın dikkat çeken bir diğer yönü, İran Ordusu Deniz Kuvvetleri ile Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin tam uyum içinde hareket etmesi oldu.
Dış aktörlerin yıllardır İran’ın askeri yapısında ayrışma olduğu yönündeki söylemlerinin aksine,
Alvand destroyeri, Şehid Sayyad ve Tondar hücum botları ile iki güce ait helikopterlerin müşterek operasyonları, iç bütünlüğün sahadaki somut göstergesi niteliğindeydi.
Geleceğe Bakış
Tatbikat Sözcüsü’nün “Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyindeki güncel gelişmelere dikkat” vurgusu, bölgedeki artan Batılı donanma varlığı, ticari gemilere yönelik gerilimler ve Fars Körfezi güvenliğinin uluslararasılaştırılması girişimlerine doğrudan bir yanıt olarak okunmalı.
İran ve Rusya, bu tatbikatla denizlerdeki tekelleşme döneminin sona erdiğini ve bölge ülkelerinin, yabancı güçler olmaksızın güvenliği sağlayabilecek kapasiteye sahip olduğunu ilan etti.
Tatbikatın nihai bildirisinde de vurgulandığı üzere, bu faaliyet,
“İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri’nin diğer tatbikatlarıyla birlikte, tarafların tek taraflılığa karşı durma ve deniz ticaretinin güvenliğini destekleme konusundaki kararlılığını yansıtmaktadır.”
Sonuç
Umman Denizi’ndeki İran–Rusya müşterek deniz tatbikatı, görünürde dört günlük bir askeri eğitim olsa da, özünde Batı Asya’da yeni bir güvenlik mimarisinin inşasında atılmış bir adım niteliği taşıyor.
Bu mimaride, bölge ülkeleri güvenliklerini bölge dışı güçlere emanet etmiyor; iş birliğini, ortak çıkarlara göre genişletiyor.
Bu tatbikatların önümüzdeki yıllarda süreklilik kazanması, bölgede stratejik bir alışkanlığa dönüşebilir — ve her tekrarında, uzak denizlerden gelen donanmalar için yeni bir uyarı zili çalabilir.

yorumunuz