Camiler siyasi parti yeri değil, kültür ve politika yeridir

Tahran, 20 Ağustos 2015 – Cumhurbaşkanı Ruhani “Cami, milletin evidir ve siyasi parti yeri olmaktansa kültür ve İslam yeri olmalıdır” dedi.

MHA, Dünya Camiler Günü 13. Toplantısında konuşan İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, caminin İslam dünyasındaki önemine değindi. Camilerin İslam tarihindeki geçmişi ve rolüne işaret eden Cumhurbaşkanı Ruhani “Eskiden beri İslam mimarisi bize caminin şehir ile toplumun temeli olduğunu söylemiştir. Daima ilk önce cami ve ardından caminin yanında okul, çarşı, ev ve medreseler inşa ediliyordu. Siyaset, ekonomi ve bilim her zaman caminin gölgesinde ve kenarında olmuştur” dedi.

Caminin ibadet, ahlak ve eğitim yeri olduğunu dile getiren Ruhani “Günümüz dünyasında caminin okul ve üniversitenin yerine geçmesini istemiyoruz ama cami, muminlerin toplanması, islami eğitim ve toplumun direnişi ve fedakarlığı için bir hazırlık merkezi gibidir” diye vurguladı.

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ruhani “Bugün maalesef dünyanın dört bir yanında, hatiplerin müslümanları ayrıştırmaya çalıştığı camilerin var olduğunu görüyoruz. Bazı camiler var ki hutbeleri Şiilerle Sünniler’i ayırmak için kullanılıyor ve oralarda sırf şiddet sergileyen ve insanları öldüren tipler eğitiliyor ve sahtece bunu İslami cihat diye adlandırıyorlar” açıklamasını yaptı.

Caminin siyaset yeri ama parti faaliyet binası olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Ruhani “Cami, İslam dünyasının farklı siyasi ve toplumsal sorunlarının ve istikbarın İslam’a karşı sergilediği tehditlerin konuşulduğu yerdir. Bir cami, bir partinin propaganda mekanına ve öbür cami bir başka partinin reklam aracına dönüşürse, o camilerden birlik yerine ayrışma çıkar” ifadesini kullandı.

Nükleer Meselesi’nin çözümünün kolay olmadığının altını çizen Ruhani “12 yıldı bir meseleyi yanlış bahanelerle bir soruna dönüştürmüşlerdi. Biz de bu sorunu konuşma yoluyla halletmek için ilk önce dünya kamuoyunu bu meseleye hazırlamalıydık” diye ekledi. Nükleer Müzakerelerin başarıya ulaşmasının ikinci adımının ülkenin ekonomisini toparlamak olduğuna işaret eden Ruhani “Biz iş başına geldikten beri ekonomide huzur sağlayabildiğimizden dolayı müzakere masasına oturabildik. Müzakere masasına oturabilen ülke, birçok ülkenin onu desteklediğini hisseden ülkedir. Birçok ülkenin bizim göreve başlama törenimize katılmasıyla İran’ın yalnız olmadığı ispatlandı” dedi.

Nükleer Müzakerelerin başarıyla sonuçlanmasının üçüncü etkeninin güçlü bir müzakere heyetinin bulunması olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Ruhani “Bilimsel, siyasi ve hukuki açıdan üstün niteliklere sahip bir güçlü müzakere heyetimiz olmalı ve bu heyet müzakere ilkelerini bilmelidir. Ben İnkılap Rehberi’nin de desteğini almış böyle bir heyetin var olduğunu biliyordum” diye konuştu.

Ruhani “Biz bugün büyük bir iş yaptık. BM Güvenlik Konseyi’nin daha önce aleyhimize 6 karar vermesine rağmen bir yeni kararla önceki bütün kararları kaldıracağını kim öngörebilirdi? Bu örneğin gösterdiği gibi biz gereken önlemleri alıp geleceğe ümitli bakarsak zafere ulaşacağız. Biz gönül birliği sayesinde Direniş Ekonomisi’ni hayata geçirmeliyiz ve ekonomimizi amaçladığımız noktaya doğru kadar geliştirmeliyiz” vurgusunu yaptı.

Y.B

News Code 1856009

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • 2 + 7 =