Gülistan Sarayı; eski Tahran'ın simgesi

Aşağıdaki yazıda Tahran'ın göbeğinde yer alan ve başkentin 400 yıllık tarihini yansıtan Gülistan Saray Kompleksi'nin gezilecek bölümleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaşılmıştır.

Tarihin bir parçasını yansıtan eski yaptıları ve özellikle de bir ülkenin şahlarının ikamet ettiği sarayları ziyaret etmek her zaman ilgi çekici olabilir. 2014’de Dünya Miras Komitesi tarafından UNESCO Dünya Mirası Listesine alınan Tahran’daki Gülistan Sarayı da mutlaka görülmesi gereken en güzel başyapıtlardan biridir.

İlk kez kale olarak yapılan binanın temeli Zend Hanedanlığı döneminde atılmasına rağmen Kaçarlar tarafından işlevi değiştirilerek şahların ikamet ettiği yer haline gelmiş. Binanın bir kısmı da Safeviler döneminde yapılmıştır.

Kaçar Hanedanlığı kurucusu Ağa Muhammed Han Kaçar, Tahran’ı başkent yaptıktan sonra en az 400 yıllık geçmişe sahip olan bu sarayı resmi hükümdarlık rezidansı haline getirmiş. Kaçar Hanedanlığı veliahtları, saltanata getirildikten sonra taç giyme törenini burada yaparlar ardından saltanata başlarlarmış. Bu tören daha sonra Pehlevi döneminde bile Reza Şah ve oğlu Muhammed Reza Şah tarafından da takip edilmiştir.

Pehlevi döneminde (1925-1979) saray kullanılmaya devam edilmiş. Aile Tahran’daki Naivaran ve Sa’d Abad Sarayları’nda yaşıyor, burayı da resmi kraliyet resepsiyonlarında kullanıyormuş.

Tahran'ın tam göbeğinde yer alan Gülistan Sarayı’nın güneyinde başkentin tarihi Büyük Kapalı Çarşısı, kuzeyinde ise devlet binaları ve Adalet Sarayı bulunuyor. Sarayın doğu ve batı kesimlerinde de yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olan iki tarihi geçit yer alıyor.

Gülistan Sarayı'na girmek için güney taraftaki ana giriş kullanıma açık, ana avludaki bahçede ise üst kısımdan aşağıya kadar uzanan büyük bir havuz bulunuyor. Giriş bölümünü geride bırakan izleyiciler Karçar veliahtlarının taç giyme töreninin yapıldığı yer Mermer Tahtlı Arz Odasını (Takht-e Marmar) görebilirler. Duvarlar sarayın diğer bölümlerinde olduğu gibi büyük ve küçük aynalarla süslenmiştir. Bu bina arka bahçe vasıtasıyla şahların ikamet ettiği özel mekana bağlanırmış. Kaçar Hanedanlığının çöküşünden sonra bu bölümün Reza Şah’ın fermanıyla tahrip edilmiş.

Gülistan Saray Kompleksi'nin kuzeybatısındaki Mermer Tahtlı Arz Odası’ndan doğuya doğru 100 metre uzaklıkta, daha geniş ve irtifalı bir mermer tahtın bulunduğu Kerim Hanlı Halveti (Khalvat e Karim Khani) bölümü yer alıyor. Kaçarlar döneminde sarayın enderun bölümüne bağlı olan avluda kadınların yemyeşil bahçenin temiz havasından yararlanabilmesi için kullanılan bir mekan olmuş, fakat Pehlevi döneminde kentsel dönüşüm projeleri kapsamında tahrip edilmiştir.

Gülistan Sarayı Kompleksi’nin ana bölümleri

Selam Salonu (Talar-e Salam): Selamlaşma İran kültüründe büyük önem taşıdığı için bu bölüm Selam Salonu olarak adlandırılmış. Kaçar döneminde Nasıreddin Şah Kaçar resmi görüşmelerini burada yapıyormuş. Gücünü göstermek için salonda o döneme ait en modern ve göz kamaştırıcı süs eşyaların konulmasını emretmiş.

Fildişi Salonu (Talar-e Adj):  Bu salonun içindeki en dikkat çekici eşyalar büyük resim tabloları, lüks mobilyalar ve iki tane hakiki fildişidir. Bu salonun bir tarafında da bahçenin muhteşem manzarasına açılan büyük pencereler bulunuyor.

Ayna Salonu (Talar-e Ayne): Selam ve Fildişi Salonu’nun arasında bulunan ve daha az lüks eşyalarla süslenmiş olan bölüm Ayna Salonu olarak biliniyor.

Berelyan Salonu (Talar-e Brelian): İki katlı binada Kaçar şahlarına hediye gelen değerli süs eşyalar muhafaza ediliyor. Bu salonda görülen Çin, Rusya ve Büyük Britanya yapımı kıymetli servis tabakları bu ülkelerle yakın ilişkilerin olduğuna işaret ediyor.

Bu sarayın bir başka ilginç noktası ise, fotoğraf sanatına büyük ilgi gösteren Nasıreddin Şah Kaçar’ın çektiği tüm fotoğrafların sergilendiği Fotoğraf Evi bölümüdür. Bu galeride aynanın karşısında ailesiyle birlikte fotoğraf çektiren ve tarihin ilk selfiyesi olarak bilinen Nasıreddin Şahı'n eseri bulunuyor. Bu Şah'ın ülkenin batılılaştırılmasına yönelik tüm çabalarına rağmen, çektiği karelerdeki başörtülü kadınları dikkat çekiyor.

Bu kompleksin ilgi çekici diğer kısmı da İran kültürü ve geleneklerini sergileyen Antropoloji Müzesi’dir.

Nasıreddin Şah’ın temelini attığı ve Muzaffer Şah'ın tamamladığı diğer müzede ise Osmanlı sultanları, Rusya Çarlığı ve Birleşik Krallık'tan hediye edilen koleksiyon bulunuyor.

Kompleksin bahçesinde eski Tahran’ın en uzun kulesi olan Şems-ül İmare (Güneş Binası) hala ayakta durarak zamanı ilan eden Kaçarların Tahran'a sunduğu bir diğer yapıttır.

Tabii ki, Gülistan Saray Kompleksi’nin gezilecek muhteşem bölümleri birkaç kelimeyle söylenemez ve yakından görülmesi gerekiyor.

Hazırlayan: Azar MAHDAVAN

Çeviri: Muhammed BURHAN

News Code 1876752

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • 3 + 5 =