ABD kendi çıkarları için bölgeyi savaşa sürüklüyor

Haber ID: 4140436 -
Mehr Haber Ajansı’na konuşan eski Afganistan Cumhurbaşkanı Karzai, bu röportajda ABD’nin savaş eğilimleriyle bölgeyi bölme çabaları hakkında bazı açıklamalarda bulundu.

14 sene boyunca Afganistan Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan Hamid Karzai, bu ülkede ortaya çıkan son gelişmelerle geçmişteki olaylar ve özellikle de ABD’nin yaptığı müdahaleleri üzerinde Mehr Haber Ajansı’na özel bir röportaj verdi.

Karzai, bu röportajda ABD’nin savaş eğilimleriyle bölgeyi bölme çabaları hakkında bazı açıklamalarda bulundu.

Mehr Haber Ajansı’nın Kabil muhabirinin eski Afganistan Cumhurbaşkanı Karzai ile yaptığı röportajı yazının devamında okuyabirlirsiniz.

*Sayın karzai, siz 14 yıl Afganistan Cumhurbaşkanı olarak görev yaptınız ve ABD’nin desteğiyle hükümetin başına geçtiniz; ancak bir süredir Amerika’nın en önemli karşıtlarından birisine dönüşmüşsünüz; bunun nedeni nedir? Acaba görevinizin başında ABD’nin Afganistan halkının menfaatlerini de göz önünde bulundurduğunu mu düşünüyordunuz?

- Komşularımızdan birisinin himayesi altında yüzleştiğimiz gizli bir işgalciliğin esaretinden kurtulmak için 11 Eylül saldırıları ardından küresel toplum ile BM’nin desteğiyle ülkemize giren ABD, Afganistan halkıyla ben dahil birçok politikacı tarafından sıcak bir şekilde ağırlandı; biz 11 Eylül’den önce de ülkemizin felaketten kurtulması için ABD’nin buraya gelmesini istiyorduk, zira cihat yaptığımız dönem boyu bizimle işbirliği yapıyorlardı ve bu yüzden de onların özgür bir Afganistan’ın ortaya çıkması için etkili olacağını düşünüyorduk; böylece ben ve birçok şahıs, ABD ile ortak olduk ve bu girişimimizde de gayet samimiydik; sadece biz değil Rusya ve İran gibi bölgede Amerika ile bazı sorunlar yaşayan ülkeler bile bu konuda olumlu bir işbirliği yaptı; ancak kısa bir dönemin ardından Afganistan’ın yavaş adımlarla istikrarsızlık ve savaşa sürüklendiğini fark ettik. Bu konuda ABD ile görüştük lakin daha sonra onların kendi istediği hakimiyetini bize zorla dayatmaya çalıştığını fark ettik.

ABD bizim topraklarımızda hapisane inşa etti, yasalarımızı çiğnedi, özgürlüğümüzü ayakları altına alarak seçimlere karışıp bağımsız olmamızı engelledi ve burada da ben karşı koymak mecburiyetinde kaldım zira beklediğimiz şey olmadı.

Böylece ABD ile aramızdaki dostluk ve samimiyet de giderek bir tür şüpheli ilişkiye dönüştü ve izlediğimiz amçların onların isteği dışında olduğundan emin olduk.

*Afganistan hükümetiyle hala bağlantılı olduğunuzu açıklamıştınız; deneyimlerinizi Ulusal Birlik Hükümeti’ne de aktardınız mı? Öyle ise sonuçları neydi?

-Tabii ki hükümetin üst rütbeli yetkilileriyle aramızdaki ilişik gündelik olarak devam etmektedir. Öte yandan da geçen hükümette bizimle işbirliği yapan tüm şahıslar, ABD ile yaptığımız görüşmeler hakkında bilgi sahibi olarak onlara karşı ne kadar sabırlı olduğumuzu biliyor. Bu konularla ilgili sayın Cumhurbaşkanı ile Dr. Abdullah’a yeteri kadar bilgi aktardık.

*Ulusal Birlik Hükümeti de sizin ABD’ye karşı sahip olduğunuz eleştirileri kabul ediyor mu?

-Maalesef hayır; zaten bizim isteğimiz de ABD karşıtlığı değil; bunun yerine hükümetimizin bağımsız, onurlu, milli egemenliğine sahip, barış ve güvenliğin yerleştiği bir Afganistan’a ait tüm hakların ABD’den doğru şekilde almasını istiyoruz, ABD bu yönde işbirliği yaparsa biz de onlara yakınlaşmaya çalışırız ancak milli egemenliğimize karşı çıkıp engel oluşturursa o zaman mücadele etmeye yönleniriz.

*ABD, bölgedeki eski stratejilerini değiştirerek farklı eğilimler ortaya koymuştur, Pakistan’a uyarı yaparken Hindistan ile işbirliği yapmaya meyilli olduğunu göstermiştir; sizce Amerika böylesi bir tavır değişimiyle hangi amaçları izlemektedir?

-Bunun asıl nedeni Pakistan’ın bölgedeki terör ile aşırıcılık girişimlerinde parmağı olması konusu değil; zira ABD uzun yıllardan beri bunu biliyor, bu değişimin asıl nedeni, Amerika’nın sultacı ülkelerin eskiden Afrika ve Asya’da yaptığı gibi bölgede kopukluk oluşturma yoluyla kendi amaçlarına varmaya çalışmasıdır. Bu yönde, bölgedeki ülkelerin daha uyanık olarak bu oyuna dahil olmamalarını ümit ediyoruz.

*Siz bir çağrıda bulunarak ABD’nin Afganistan topraklarını başka hiçbir ülkeye saldırı için kullanmaması yönünde bu ülkeden taahhüt alınmasını istediniz, acaba size göre ABD açık şekilde bunu yapmaya mı çalışıyor?

-Evet katiyen böyledir, oluşan ittifaklar da bunu gösteriyor, ancak buna karşı da onlara bizim topraklarımızı bölgedeki hiçbir ülke veya hedefe saldırmak için kullanmamaları gerektiğini anlattık.

*Bazı iddialara göre, ABD DEAŞ’ı destekliyor, sizin bu konudaki görüşünüz nedir?

-DEAŞ hiçbir şekilde ülke içi bir mesele değildir. Bu örgüt dış amaçları izlemek için ülkemizi kurban vermeye çalışan dış güçler tarafından oluşturulan bir araçdır. Bu nedenlerden dolayı da ülkemiz ile komşularımız, DEAŞ’ın Afganistan’da büyümesine izin vermemeli. Diğer taraftan da ABD’ye yönelttiğimiz şikayetlerden birisi, DEAŞ’ın ülkemizdeki oluşum sürecinin onların terör karşıtı mücadele adıyla Afganistan’da bulunması halinde gerçekleşmesidir.

*Acaba bölgesel çapta yapılan bir işbirliği, ABD ile Batı’nın Afganistan üzerinde oluşturduğu ittifakın alternativi olarak değerlendirilebilir mi?

-Amerika, Afganistan’da olmasa bile her çeşit işbirliği Afganistan içerisinde gerçekleşmelidir. Bölgedeki ülkeler, Afganistan halkının takviye edilip ülkemizin kalkınması yönünde işbirliği yapmalı; böylece başka ülkelere ihtiyaç duymamıza gerek kalmayarak onların bizim topraklarımızdan bölgedeki diğer ülkeleri hedef alacağına tanık olmayız.

*Trump’ın İran karşıtı saldırgan tavırlarını nasıl nitelendiriyorsunuz?

-Ben de bu olaydan dolayı taassüf ediyorum ancak saygın ve emekçi olan ABD halkının İran’a karşı böyle bir tavırda bulunmaması konusunda hiç şüphem yok, büyük uygarlığa sahip İran halkına karşı Amerika gibi bir ülkenin Başkanı tarafından yanlış ifadelerin kullanılması kabul edilemez.

*Taliban’ın bazı üyeleriyle yaptığımız bir röportajda, yabancı ülkelerin Afganistan’ı tamamen terk etmeleri takdirde müzakere ve barışa hazır olduklarını ilan ettiler; onların bu konuda samimi olduğunu düşünüyor musunuz?

-Taliban, bunu her zaman söylüyor; zaten bu yüzden de savaşıyorlar. Doğal olarak dedikleri şeye inanmaları lazım.

*Sohbetimizi Afganistan’ın geçen cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucu iki farklı eğilimin birlikte oluşturduğu Ulusal Birlik Hükümeti’nin ortaya çıkışına yönlendirmek istiyoruz; birçok uzman ile Afganistan halkı, bu seçimlerin geçersiz olduğunu ve sizin cumhurbaşkanı olarak müdahelede bulunduğunuzu düşünüyor, böylece size göre bu sorunun asıl nedenleri nedir?

-Seçimlerin bir sürü sorunla karşı karşıya olduğu tartışılmaz bir gerçektir; Afganistan gibi bir ülkenin seçim sorunlarıyla yüzleşmesi de gayet doğaldır; ancak öte yandan bu seçimlerin ABD tarafından ve onların amaçları yönünde sorun yaşaması konusu da apaçık bir olaydır. Bunu herkes biliyor, ABD kendi çıkarları yönünde ülkemize güçsüz bir hükümetin hakim olmasını istiyordu.

2009 yılında aday olduğum seçimlerde de Amerika aynı amacın peşindeydi fakat o dönem ben onları hayal kırıklığına uğrattım. Lakin 2014 yılında bu amaca varmayı başardılar.

*Sayın Karzai, son soru olarak şunu sormak istiyoruz ki gelecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olacak mısınız?

-Hayır, hayır, hayır benim dönemim artık sona erdi, bundan sonra da Afganistanlı gençler ile yeni nesil siyasetçiler sahneye gelip vatanseverlik, dindarlık, onur ve kültürümüze bağlı kalarak bölge ile komşularımızla kurulacak iyi ilişkiler çerçevesinde ülkeyi yönetmelilr.

Cevad Muhammedi

görüş gönderme

2 + 6 =