Doğu Perinçek: ABD'yi İran'ın yerine koyamazsınız

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Ulusal Kanal'da 'Çıkış Yolu' programında Ulusal Kanal GYY Sinan Sungur ve Aydınlık Gazetesi GYY Mustafa İlker Yücel'in gündeme ilişkin sorularını yanıtlladı. Perinçek, Erdoğan'ın İran ziyaretinin iptaline ilişkin "ABD'yi İran'ın yerine koyamazsınız" dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İran ziyaretinin iptal edilmesine ilişkin konuşan Perinçek, "Bu ziyaretin iptali, bir şansa tekme vurmaktır. Türkiye kendi şansını tekmeliyor. Ne şanslıyız ki İran gibi komşularımız var. Azerbaycan, Irak, Suriye gibi komşularımız var.  Bunların hepsi dünyanın doğal gazını, mazotunu, petrolünü üreten ülkeler. Üstelik Türkiye bir enerji bunalımı içerisinde. Bu ortamda Sayın Cumhurbaşkanımız o ziyareti iptal ederek Türkiye'nin şansına bir tekme vuruyor. Çok açık." dedi.

"İran gezisinin iptal edilmesini hata olarak görüyoruz"

Türkiye'deki enflasyonun en önemli etkeninin enerji fiyatları olduğunun altını çizen Perinçek, "Türkiye bulunduğu coğrafyayı çok iyi değerlendirerek enerji üreten komşu ülkelerle bir fırsatı değerlendirebilir. Bunun İran'daki etkisini düşünün. İsrail Cumhurbaşkanı Türkiye'ye geldi, iki gün sonra Türkiye Cumhurbaşkanı İran ziyaretinden vazgeçti. Türkiye bugün çok büyük sorunlarla karşı karşıya enerjide. ABD bize ne der? Veya ABD Sayın Cumhurbaşkanımızı devireceğini ilan ediyor. Siz mesaj sunuyorsunuz, 'Ey Amerika beni devirme, ben İran'a da gitmiyorum' Yani ne dengesi? Dünyada dengeler bozuluyor. Batı inişte, dolar saltanatı çöküyor. Denge mi var? "  şeklinde konuştu.

Perinçek'in açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Atlantik ile yükselen Asya arasında bir denge yok ki. Atlantik her yerde yeniliyor. Ne dengesi? Denge mi kalmış? Yenilene oynayarak Türkiye hangi geleceğini kuracak? O bakımdan biz çok büyük bir hata olarak görüyoruz İran gezisinin iptal edilmesini. İletişim Başkanlığının cevabı da mertçe bir cevap değil. Bu da devlet için yakışıklı bir cevap değil. Madem geziyi iptal ettin, "iptal ettik" de. Bakın İran'a gitmekten korkan bir Türkiye... Devlet kendine güvenecek.

"Türkiye, İran'dan güvenilmeyen bir yönetim olarak algılanıyor"

Türkiye, İran'dan güvenilmeyen bir yönetim olarak algılanıyor. Kararlaştırılmış bir devlet başkanı düzeyinde İran gezisi var ve iki gün kala iptal ediliyor. Nasıl güveneceksiniz?

Türkiye'nin güvenlikten çok tam bir enerji bunalımına girdiği sırada... Enerji fiyatlarının yükselmesi demek, et fiyatının, patlıcanın, unun fiyatının yükselmesi demek. Sanayi fiyatının yükselmesi demek. Türkiye enerjiş bakımından fakir bir ülke. İthalatının yüzde 45'i enerjiye gidiyor. Böyle bir ortamda enerjiyi ucuza alma fırsatı varken... İran'a ambargolar, Rusya'ya yaptırımlar... Türkiye'nin orada ABD'ye posta atması lazım. 'Sen benim neyi satacağıma, neyi alacağıma karışamazsın' demesi lazım.

"ABD, AK Parti'yi etkisi altına mı alıyor?"

ABD, AK Parti'yi tesiri altına pek alamıyor ama orada bir yatıştırma siyaseti olarak görülebilir bu. Tahterevalli diyelim. O da bir denge aleti. Bir tarafında Rusya var öbür tarafında hava cıva var. Nasıl denge kuracaksınız? Zelenskiy bugün var yarın yok. Denge politikası lafı da gerçekçi değil. Bakın bu tür soyut kavramlardan hareket ederek siyaset üretilemez, strateji üretilemez. Ne diyoruz? Tarihi fırsat çıktı Türkiye'nin önüne... Rusya'ya, İran'a, Çin'e yaptırım...

"Türkiye için tarihi fırsat"

Bunlar Türkiye için tarihi fırsat. Çin dünya ekonomisinin artık lideri. Çin büyüdüğü için dünya büyüyor. Hindistan büyüdüğü için dünya büyüyor. bu koşullarda Asya ve Avrupa arasında dengesizlik var. Yenilen Ukrayna var, tahtını kaybetmek üzere olan Zelenskiy var. Hatta Zelenskiy için 'pilot taklidi yapıyor' deniliyor. Devlet başkanı değil, taklit yapıyor. 

İktidar uluslararası alanda Türkiye en azından yaptırımlara uymuyor. Belli ölçülerde dünya kamuoyunda hoşnutsuz bir tavır sergilemez Rusya yani büyük devlet. Olumluyu geliştirmeye çalışıyor.

"ABD'yi İran yerine koyamazsınız"

Rakamlar ortada. Türkiye'nin ilk üç dış ticaret hacmine bakıyoruz. Rusya, Çin ve Almanya... ABD yok orada. Rusya ve Çin'i topladığınız zaman çok büyük bir ağırlık. ABD'yi enerji açısından İran'ın yerine bile koyamaz Türkiye. İhracatta artış var ama bunlar ekonominin kanunları içerisinde gayet doğal. Bugün piyasa ekonomisi içinde ABD ve Almanya'ya ihracat artıyor. Bunun için ABD'den bir şey istemeye gerek yok.

Domates 30 liraymış. 30 lira domates olur mu? Vatandaşı düşünün. Niye fiyatları yüksek. Enerji fiyatlarının yüksekliği yüzünden. Maliyetlerde enerjinin oranı oldukça yüksek. Siz o sorunu çözmediğiniz zaman domates, biber fiyatları yüksek oluyor. Ondan sonra fiyatlar yüksek oluyor ondan sonra bu enflasyona yansıyor.  Ondan sonra diyorsunuz ki 'Enflasyonu ben dizginleyeceğim.' Nasıl dizginleyeceksin? Üretimi artırarak dizginlersin, maliyeti ucuzlatarak.

"Doğru siyasetle Türkiye Çin'den 1 trilyon dolar yatırım sağlayabilir"

Çin'in İran'a 400 milyar dolar yatırım yapacağı söyleniyor. Doğru politika izlediği takdirde Türkiye için bu rakam 10 yılda  800 milyardır, 1 trilyon dolardır mesela.

 Türkiye bunları değerlendirebilir. Dostluk ilişkisi, karşılıklı yarar. Güvenlikte ve refahta beraberlik. Onlar da kendi açılarından şikayet ediyor. Evvelki sene Çin büyükelçisi bir resepsiyon vermişti. Bir masaya oturduk, üç tane de bakan yardımcısı vardı. İşte bakan yardımcılarımız şikayet ettiler. Ben dedim ki, 'Bakın Sayın Bakanım, gıda güvenlik anlaşması yapmamız lazım." Yani Akdeniz sineğinin Çin'e girmemesi lazım. Bunun çözülmesi lazım. Yani Çinlilere 'Siz niye bu işi uzatıyorsunuz' demek yerine, onlar da Akdeniz sineğinin ülkelerine girmesini istemiyorlar ve haklılar. Çin Halk Cumhuriyeti'nin büyükelçisi bizim bakan yardımcılarımıza döndü dedi ki, 'Sayın Perinçek'i dinleyin' dedi. Sonuç itibariyle buralarda ayak sürüyen, pratik olmayan bir yönetimimiz var. 

"Rusya'dan 48 savunma sanayi kuruluşundan mektup aldım"

Bilişim alanında Rusya ile işbirliği yaparız. Savunma sanayisinde bizzat Sayın Cumhurbaşkanımıza yolladığım mektup var. 48 savunma sanayi kuruluşunun Rusya'da bir çatı örgütü var USC diye onların yolladığı mektup var. Diyorlar ki, denizaltından tutun da helikoptere kadar 48 savunma sanayi alanında biz işbirliği yapmak istiyoruz. Ben de sayın Cumhurbaşkanımıza bunları önyazıyla ilettim. Cesur bir şekilde bunun üzerine gidilmiyor. Cesur, kararlı, atak, dinamik...

 Türkiye için NATO neyi ifade ediyor? Madem NATO çok iyidi niye biz bu NATO'nun generallerinin bazılarını öldürdük bazılarını da hapse tıktık? Peki biz bugün NATO'ya bu kadar sadıksak adamları niye hapse atıyoruz? Çıkaralım yeniden bunları Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı yapalım NATO'ya bağlılığımızı gösterelim. Önemli ciddi çelişmeler var. 

"Üreten Türkiye Batı'dan kopmaz"

2014-2015'te bizim Silivri duvarını yıkmamızdan sonra Türkiye NATO ve ABD'den zincirlerini kırıyor. Ama bunu kırarken, bu süreci zararsız, çelişmesiz götüremiyor. Bocalamalar, yalpalamalar var.

Güçlü Türkiye Batı'dan kopar mı? Daha çok domates, biber, hayvan, sanayi, makine üreten Türkiye Batı'dan kopar mı? Tam tersine, bizim Üretim Devrimi programımız Batı ile ilişkilerimizi geliştirir. Çünkü siz bir şey üretiyorsanız, sanayide tarımda bir üretiminiz varsa dünyanın her tarafıyla ilişkileriniz düzelir. Üretmez el açarsanız o zaman batı ile ilişkileriniz düzelmez. Çok üretmek, güçlü olmak  aynı zamanda dış politikada başı dik olmanın en önemli kaynağıdır.

"AK Parti ve MHP oylarında düşüş var"

Seçime 6 ay kala gelen sıcak para ekonomide herkesin cebine yansımaz. Kimse de Türkiye'ye öyle bir şey bağışlamaz. Toplumda AK Parti'den bir kopuş var. AK Parti ve MHP oylarında iniş var. Sıcak parayla filan bu süreç geriye çevrilmez. Bugünden bazı kararlılıklar gösterildiği zaman 10 ay sonra sonuçlar alınmaya başlar. Onun için bu enerji güvenliği AK Parti açısından seçim siyasetidir ve Türkiye'nin kaderiyle ilgilidir.

Türkiye gıda kriziyle karşı karşıya kalmaz ama şu anda fiyatların artışı ve halkın hoşnutsuzluğuyla karşı karşıya. Domates Türkiye'de en ucuz yiyecektir. Türkiye'nin her tarafından domates fışkırıyor. Enerji, domatesteki işçiyi de etkiliyor, taşınan kamyonu da etkiliyor. Enerji başlıca etken. Enerjisiz bir şey yapmak mümkün değil. 

"Türkiye'de gıda güvenliği nasıl sağlanacak?"

'Çiftçi batacağına bankalar batsın' dedik. Bankaların batacağı yok da biz kararlılığımızı ifade ediyoruz, bir mesaj veriyoruz. 'Çiftçi batmasın' diyoruz. Bakın şimdi ne çıktı ortaya. Geçen yıl 90 milyar lira bankalar kar etmiş. Bu yıl da ilk iki ayda geçen yıla göre üç kat kar etmiş. Bankalar da bu sene kar etmesin. 

Doların dünya çapında rezerv para olması ABD'nin yağma, haraç sisteminin merkezindeki olay. Bunun tabi ABD ekonomisine yansımaları var. Önümüzdeki günlerde göreceğiz.

"Rusya yaptırım uygulanınca ABD'nin ayağına kapanacak değil"

ABD yaptırım uygulayınca kendi ayağına kurşunu sıkıyor. Rusya da yaptırım  uygulanınca ABD'nin ayağına kapanacak değil. Özellikle Avrupa Rusya'ya bağlı enerji konusunda. 

Batı medyası 'Rusya mahvoluyor' derken Rublenin değeri artıyor. Rusya'dan enerj, ithal edemezsek, Türkiye'de her şey baş aşağı gider.

"Devrim tek seçenek olduğu zaman devrim olur"

Hem ekonomimiz hem güvenliğimiz açısında Suriye ile işbirliği çok önemli. Akıl almaz bir biçimde o işbirliğini hem ekonomi de hem askeri anlamda yapmıyoruz. 

Üretim Devrimi ile Türkiye büyük bir ülke olur. Bugün her alanda devrimci olmak dışında Türkiye'nin önünde çözüm yok. Devrim gelmiş Türkiye'nin kapısına dayanmış. Çünkü Türkiye'nin sorunları devrimle çözülür. FETÖ'yü hapse atmak da bir devrimin başlangıcı. Fırat Kalkanı da bir devrimin başlangıcı ama burada devrimci bir vizyon yok, dinamizm yok. Türkiye devrimci çözümlerle önündeki sorunları çözebilir.

Devrim, tek seçenek olduğu zaman devrim olur. Dünya tarihinde devrim tek seçenektir. Şu an Türkiye'nin önünde devrimci çözümler tek seçenek. Öbürü Türkiye için çok karanlık senaryoların ifadesi olur.

"Ethem sancak, Ak Parti'yi içine girdiği süreçten kurtaracak siyasetleri savunuyor"

Sayın Ethem Sancak, gerçekten AK Parti'yi bu içine girdiği süreçten kurtaracak siyasetleri savunuyor. Sayın Ethem Sancak, Türkiye'de yaşadığı süreçte köklü çözümün biricik seçenek haline geldiğini gören, anlayan Türkiye'nin sayılı entelektüellerinden, zekâlarından, birikimlerinden biri...

Tarih şöyle yazacaktır: Ethem Sancak şu anda da AK Parti'yi kurtaracak siyasetleri savunuyor. Liderlere biat ederek bu süreçlerde çözümler olmaz. Cesur, kişilikli, karakterli, orta ve uzun vadeli düşünen... İşte Ethem Sancak öyle bir karakter. AK Parti içerisinde orta ve uzun vadeli stratejik düşünen bir zeka pek rastlanmıyor. AK Parti'nin ihtiyacı olan programları savunuyor Sayın Ethem Sancak. AK Parti'nin geleceği bakımından çok önemlidir. Ethem Sancak burada Türkiye'nin gelip dayandığı durumda çıkış yolunu ortaya koyuyor. AK Parti disipline sevk ederek bir programı reddetmiş oldu. Ethem Sancak'ın bugünkü tavrı, Ukrayna savaşındaki tavır, Çin politikası, Rusya politikası ekonomi siyasetleri hepsine birden baktığımız zaman bir programı temsil ediyor.

"Vatan Partisi'nin programlari hayattan çıkartılıyor"

Ethem Sancak'tan vazgeçen bir AK Parti, içine girdiği süreçteki çözümü kaybediyor. Türkiye'nin önündeki çıkış yolundan vazgeçmiş oluyor. Rusya ve Çin ilişkilerini Etham Sancak'ın görüşleriyle yöneten AK Parti bu süreçten çıkar. 3-5 kuruşluk sıcak parayla halledilecek gibi değil. Zaten sıcak para bu hale getirdi. 

Vatan Partisi'nin programları kitaplardan üretilmiyor, hayattan çıkartılıyor.

 Berat Albayrak bakanlık döneminde hep 'damat' vs. suçlamalarıyla karşılaştı. 'Fetullah hocayla arası iyidir' gibi değerlendirmeler vardı ama demek ki bunlar bazı ön yargılardır. Tabi sorumlulukları da var. O diyelim 1980'de başlayan bu ekonomi siyasetleri 2019'a kadar geldi. Ama o tecrübenin sonunda onun bir çıkmaz olduğunu en çok Berat Albayrak gördü. Ethem Sancaklar yalnız değil orada tabi. Ethem Sancak daha cesur, daha stratejik bir arkadaş. Demek ki bu görüşte olan, buna benzeyen devrimci çözümler arayışı içine giren AK Parti içinde de önemli bir birikim var.

Abdullah Güller, Davutoğlular, Babacanlar bunlarla AK Parti içindeki ABD'den arındı. Ama Ethem Sancaklar ise AK Parti'nin içindeki Türkiye. AK Parti'nin içindeki Türkiye'nin en Türkiye olanı.

"Macaristan'da Orban'ın zaferi"

Yakın tarihe bakalım, her yerde Amerika yeniliyor. Herkesin alay ettiği bir çoban halk Afganlar helal olsun olarak Afganlar ABD'yi silahla yendi.

Karabağ'da ABD yenildi. ABD, Kazakistan'da darbe yapmaya kalktı orada da yenildi. Suriye'de yenildi. Libya'da da yeniliyor. Şimdi Rusya, Ukrayna olayında ABD'nin sırtını yere getirecek bir girişim içerisinde.

Macaristan'da seçim oldu ABD yenildi. Sırbistan'da seçim oldu ABD yenildi. Nerede ABD kazandı? Her yerde yenildi. bu bir tarihi yeni çağa girdiğimizi gösteriyor. Atlantik sisteminin battığı çağ. Batıdaki tepelerin arkasından Atlantik sistemi güneşin battığı gibi batıyor.

"Macaristan'da CHP yenildi"

Pakistan'da da ABD yenilecek. Seçimlerden sonra bunu söyleyeceğiz. Denge politikası, bir statüko politikasıdır. Denge ne demek? Mevcut durumu korumak demek. Türkiye'nin dengeyi bozmaya ihtiyacı var. "Böyle gitmez" dediğiniz an, denge politikası geçersiz demektir. Bakın Türk milleti bugün "böyle gitmez" diyor. 

Macaristan'da CHP yenildi. 

Seçimlerden sonra "Türkiye'de ABD yenildi" diyeceğiz

Türkiye'de seçimlerden sonra "Türkiye'de ABD yenildi" diyeceğiz. Türkiye AK Parti'ye mahkum değil ki. AK Parti de bu süreçte umulur ki kendine gelecek ve içinde milli iticiler ayağa kalkacak onu temenni ediyoruz. Ama biz Türkiye'ye güveniyoruz. Biz 'teslim olanlarla' beraber olmayız. Buradan Türkiye çözüm üretecek ve o çözüm üretenlerin içinde bugünkü AK Parti bünyesinin ezici çoğunluğu, MHP'nin ezici çoğunluğu yer alacak görüyoruz. Türkiye gemisinin doğru rotada gitmesi lazım.

Kaynak: Aydınlık

News Code 1901391

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • 2 + 1 =