14 Şub 2026 10:10

İsrail, Suriye'nin toprak bütünlüğüne yönelik ihlallerine son vermeli

İsrail, Suriye'nin toprak bütünlüğüne yönelik ihlallerine son vermeli

İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Said İrevani, İsrail’in 1974’teki Askeri Kuvvetlerin Ayrılması Anlaşması da dahil olmak üzere uluslararası hukuka uyması ve Suriye’nin egemenlik ve toprak bütünlüğünü ihlal etmeyi sona erdirmesi gerektiğini vurguladı.

İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Said İrevani, Güvenlik Konseyi’nin Ortadoğu ve Suriye konulu toplantısında yaptığı konuşmada, “İsrail rejiminin Suriye topraklarını işgal etmeye devam etmesi ve bu rejimin Golan Tepeleri’ndeki askeri faaliyetleri, bölgesel istikrar ve barış için hâlâ doğrudan bir tehdit oluşturuyor.” dedi.

İrevani’nin bu toplantıda yaptığı konuşması şöyle:

“Öncelikle, Suriye halkı, Şam’ın geçen yıl attığı önemli adımlara rağmen hâlâ ciddi insani, ekonomik ve güvenlik sorunlarıyla karşı karşıyadır. Birleşmiş Milletler’in bu zorlukların azaltılmasına yönelik çabalarını ve Suriye’nin istikrarı ile yeniden inşasına katkı sağlama çabalarını destekliyoruz; ayrıca Birleşmiş Milletler’in katılımının tutarlı, etkili ve Suriye halkının öncelikleri ve ihtiyaçlarına yanıt veren bir şekilde devam etmesini memnuniyetle karşılıyoruz. Herhangi bir yeni rol, Suriye’ye ait bir siyasi süreçle uyumlu, Suriye’nin sahipliğinde ve liderliğinde olmalı ve Suriye’nin egemenliği, birliği ve toprak bütünlüğüne tam saygı gösterilerek sürdürülmelidir.

İkincisi, özellikle Suriye’nin kuzeydoğusundaki son gelişmeler önemli bir yer tutmaktadır. Geçici hükümetin yetkilerinin, daha önce Suriye Demokratik Güçleri’nin kontrolündeki bölgelere genişletilmesi ve bu entegrasyon anlaşması, Suriye’nin toprak bütünlüğünü yeniden sağlama ve devlet kurumlarını güçlendirme yönünde önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. Ancak durum hâlâ kırılgandır. Entegrasyon süreci düzenli, barışçıl ve kapsayıcı olmalıdır. Tüm taraflar ateşkese saygı göstermeli, sivillerin korunmasını ön planda tutmalı, gönüllü ve onurlu bir şekilde mültecilerin geri dönmelerini kolaylaştırmalı ve ihlallere karşı hesap verebilirliği sağlamalıdır. İran İslam Cumhuriyeti, Kürtlerin haklarına dair alınan önlemler de dâhil olmak üzere kapsayıcılığı güçlendirmeye yönelik atılan adımları takdir etmektedir; bu tür girişimler, yalnızca geçerli kurumlar aracılığıyla ve Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü çerçevesinde ilerlediği sürece ulusal birlikteliği güçlendirebilir.

Bu bağlamda, Suriye’nin tüm vatandaşlarının haklarının, güvenliğinin ve onurlarının ayrım gözetmeksizin tam olarak korunması gerektiğini vurguluyoruz; bu, dini ve etnik azınlıkların korunmasını da içermelidir. Provokasyon, korkutma, mezhebi şiddet veya toplu cezalandırma eylemleri kesinlikle reddedilmeli ve derhal soruşturulmalıdır.

Üçüncüsü, terörizm tehdidi hâlâ ciddi bir endişe kaynağıdır. Genel Sekreter’in son raporunda da belirtildiği gibi, DEAŞ, Suriye’nin her yerinde, özellikle kuzey ve kuzeydoğuda saldırılar düzenleyerek faaliyetlerini sürdürmektedir. Özellikle, binlerce DEAŞ üyesi ve onların ailelerinin tutulduğu cezaevleri ve kamplarda güvenlik durumu konusunda endişelerimizi dile getiriyoruz. Herhangi bir güvenlik boşluğu veya aksaklık, Suriye ve tüm bölge için tehlikeli sonuçlar doğurabilir. İran İslam Cumhuriyeti, yabancı terörist savaşçılar ve ailelerinin, uluslararası yükümlülükler çerçevesinde, kendi ülkelerine geri gönderilmelerinin gerekliliğine de dikkat çekmektedir.

Dördüncüsü, insani durum hâlâ endişe vericidir. Uluslararası toplum, acil yardımın ötesine geçmeli ve yeniden inşa, altyapı ve ekonomik canlanma konusunda destek sağlamalıdır. Suriye’nin iyileşme süreci, aynı zamanda gerçek yatırımlar ve ekonomik kalkınmayı engelleyen engellerin kaldırılmasını gerektirmektedir. Stabilizasyon ve geçiş sürecindeki çabalar kapsayıcı olmalı ve tüm Suriye halkının ihtiyaçlarına ve taleplerine cevap vermelidir.

Beşincisi, İsrail rejiminin Suriye topraklarını işgali ve bu rejimin Golan Tepeleri’ndeki askeri faaliyetleri, bölgesel istikrar ve barış için hâlâ doğrudan bir tehdit oluşturuyor. İsrail rejimi, uluslararası hukuka, özellikle 1974’teki Askeri Kuvvetlerin Ayrılması Anlaşması’na saygı göstermeli ve Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal etmeyi sonlandırmalıdır. Gerilimi azaltma düzenlemeleri, işgali meşru gösteremez. Güvenlik Konseyi harekete geçmelidir; seçici sessizlik ve siyasi kalkanlar yalnızca saldırganlığın normalleşmesine yol açmakta ve Konsey’in meşruiyetini zayıflatmaktadır.

Son olarak, İran İslam Cumhuriyeti, Suriye’nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü ve aynı zamanda bu ülkenin sahipliğinde ve liderliğinde bir siyasi süreci güçlü bir şekilde desteklemeye devam edeceğini bir kez daha vurgular. İran, terörizmden, yabancı işgalden ve dış müdahalelerden arınmış, istikrarlı, birleşik ve güvenli bir Suriye’yi desteklemeye devam edecektir.”

News ID 1934433

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • captcha