Libya'da Riyad ile Ankara arasında vekalet savaşı çıkma ihtimali söz konusu

Türkiyeli Libya uzmanı Ömer Fatih Özkan, Mehr Haber Ajansı’na verdiği röportajda, Libya'daki son gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Kuzey Afrika ülkesi olan Libya, ülkeyi uzun süre yöneten Muammer kaddaf’inin devredilmesinin üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen, bir türlü istikrara kavuşamamıştır.

Petrol zengini ülkede General Halife Hafter’e bağlı Libya Ulusal Ordusu ile Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin karşı karşıya gelmesi, ülkeyi iç savaşa ve bir çatışmaya doğru sürüklemiş. Dış güçlerin de desteğiyle ülkedeki çatışmalar sürüyor.  

İki grup arasındaki çatışmalar nedeniyle sadece Libya içinde değil, Libya dışında da gerginlik yaşanıyor.

Bunlara ilaveten son günlerde Hafter güçleriyle Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni destekleyen Türkiye arasındaki gerginliklerde de yükseliş izleniyor.

Türkiyeli Libya uzmanı Ömer Fatih Özkan konuya ilişkin Mehr Haber Ajansı'na verdiği mülakatta, Libya'da yaşanan çatışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

*Libya'da Halife Hafter güçleri ile Türkiye arasındaki çatışmaların asıl nedeni nedir?

Halife Hafter güçleri ve Türkiye arasında bir çatışma durumundan bahsetmek doğru olmaz çünkü Hafter Libya’da herhangi bir meşruiyete sahip değil. Türkiye, Halife Hafter’in 2014 Mayıs’ta gerçekleştirdiği darbe girişimiyle krize sürüklenen Libya’daki durum için uluslararası toplumla birlikte hareket etmeyi tercih etmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dediği gibi Türkiye askeri işbirliği anlaşması çerçevesinde Libya’nın meşru hükümetini destekliyor. Bu durum Hafter’i ve Türkiye’yi Libya’dan uzak tutmak isteyen bazı bölge ülkelerini rahatsız ediyor.

Halife Hafter, Ocak ayında başlattığı operasyonlar ile ülkenin güney bölgesinde stratejik bölgeler ve önemli petrol sahalarında kontrolü sağladı. Kontrol alanını genişlettikçe siyasi çözüm ihtimalinden uzaklaşan Hafter’in gözünü başkent Trablus’a diktiğini tahmin etmek zor değildi. Nitekim 4 Nisan 2019’da Trablus’a saldırı başlattı. Saldırıların ilk dönemlerinde net bir üstünlük sağlayamadı ancak zaman zaman stratejik noktalarda kontrolü ele geçirebiliyordu. Bu stratejik noktalardan biri olan Giryan kenti, Hafter güçlerinin mühimmat ve zırhlı araç deposu olmasının yanında Trablus kentinin 80 km güneyinde, Cebel Nefuse (Batı Dağları) eteğinde, başkent Trablus'a ve çevresine giden yolların denetimi için de önemli bir konuma sahipti. Halife Hafter’in Türkiye karşıtlığı yeni bir durum değildi ancak yaklaşık iki hafta önce Giryan’ı ve Trablus Havalimanı’nı Ulusal Mutabakat Hükümeti güçlerine kaybedince başarısızlığın faturasını Türkiye’ye kesti ve Türkiye’yi hedef aldı. Türkiye’nin de desteklediği meşru Ulusal Mutabakat Hükümeti savunma pozisyonundan saldırı pozisyonuna geçti ve Hafter geri çekilmek zorunda kaldı. Kısa sürede Trablus’u ele geçirmeyi planlayan Halife Hafter kaybetmeye ve zorlanmaya başladı. Kaybetmesinin nedeni olarak da Türkiye’nin Ulusal Mutabakat Hükümetine destek vermesi olarak görüyor.

* Fransa dahil bazı Avrupa ülkeleryle Mısır, Suudi Arabistan ve BAE gibi bazı Arap ülkelerinin Hafter güçlerine destek vermekten amaçları nedir?

BAE, Mısır ve Suudi Arabistan Libya’da kendi vizyonları çerçevesinde bir siyasi düzen inşa etmek için birlikte hareket ediyorlar. Onlar için bu vizyona en uygun isim Halife Hafter. Afrika'nın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkesi Libya’da petrol sahalarının büyük bir kısmının elinde bulunduran Halife Hafter’i askeri ve lojistik olarak destekliyorlar.

Libya bir taraftan da İtalya ve Fransa arasında rekabet alanına dönüşmüş durumda. Fransa, Libya’da çıkarlarını sağlama alabilmek adına çözüm için lider ülke olmayı istiyor. Daha önce Paris’te yapılan girişimler, Hafter’in Fransa ziyaretleri bunun bir göstergesi. Libya üzerinde İtalya ile rekabet halinde olan Fransa çıkarları doğrultusunda Halife Hafter’i çözüm sonrası Libya için kendisine daha yakın buluyor.

* Türkiye ve Suudi Arabistan'ın Libya'daki ihtilafları ve Suudilerin Hafter güçlerine arka çıkmasını biliyoruz. Sizce Libya’da Riyad ile Türkiye arasında bir vekalet savaşı çıkma ihtimali var mı?

Böyle bir durum dolaylı olarak zaten söz konusu. Türkiye, Libya’da uluslararası alanda meşru Ulusal Mutabakat Hükümetini desteklerken, Suudi Arabistan herhangi bir meşruiyeti bulunmayan Halife Hafter’i destekliyor. Sahada çatışma halinde olanların ellerinde bu ülkelerden gelen silahlar mevcut. Ancak burada önemli olan nokta Türkiye’nin Libya’da meşru hükümeti desteklediği ve askeri işbirliği anlaşması çerçevesinde hareket etmesidir ki bu işbirliğinin 5 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi Başkanı Serrac görüşmesi sonrası genişletildiği açıklandı. Sonuç olarak İki ülke Libya’da farklı pozisyonlarda olduğu müddetçe vekalet savaşı masada da sahada da devam edecektir.

* Sizce Türkiye ile Hafter güçleri arasındaki gerginlikler, Türkiye’nin Afrika’nın kuzeyindeki ülkelerle olan ekonomik ilişkilerini nasıl etkileyebilir?

Türkiye ve Hafter güçleri arasında gerginlikten ziyade Hafter güçlerinin istediği sonuçları alamamasının ardından Türkiye’ye karşı artan düşmanca tavrı söz konusu. Libya’da çoğu paralı askerlerden oluşan askerleri ve herhangi bir meşruiyete sahip olmayan Hafter güçlerinin Türkiye’nin Kuzey Afrika ülkeleri ile olan ekonomik ilişkilerini etkileyebilmesi gerçekçi değil. Örneğin Türkiye’nin, Hafter’i destekleyen Mısır’a 2019 yılında ihracatı bir önceki yıla göre artış gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde Afrika ile ilişkilerine hız veren Türkiye kıtada en çok büyükelçiliğe sahip ülkelerden biri olarak Afrika’daki varlığını büyütüyor. Dolayısıyla Halife Hafter güçlerinin Türkiye’ye karşı tutumunun bölge ülkeleri ile olan siyasi ve ekonomik ilişkileri etkileyebilmesi beklenemez.

Muhabir: Ruya FEREYDUNİ

News Code 1880032

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • 4 + 5 =