Batı ülkeleri, Batı toplumunu İslam’dan soğutmak istiyor

Merh Haber Ajansı'na konuşan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Bitmez, "Batı ülkeleri terör gruplarını destekleyerek, çatışma ve terör ortamı uluşturmak, İslam ülkelerini zayıf düşürmek ve Batı toplumunu İslam’dan soğutmak istiyor." dedi.

Hicri takvim esasınca Ehl-i Beyt rivayetlerinde 17 Rebiülevvel ve Ehl-i Sünnet rivayetlerinde 12 Rebiülevvel olan Peygamber Efendimizin kutlu doğum gününün Müslümanların vahdet ve birliğine yardımcı olması için İmam Humeyni bu iki tarihi tek haftada toplayarak “vahdet haftası” ilan etmiştir. Bu çağrı bütün İslam dünyasından rağbet gördü ve 1979’dan bu yana İslam dünyası vahdeti korumak için bu kutlamaları “kutlu doğum haftası” na yaymış durumda.

Bu sene de vahdet haftası münasebetiyle İran'da 35. Uluslararası İslami Birlik Konferansı düzenlendi. İslami birlik ve bariş ve İslam dünyasında bölünme ve çatışmadan kaçınmak" sloganıyla başlayan konferansa 52 ülkeden 514 konuşmacı katıldı. 

Mehr Haber Ajansı bu konferns sırasında İran'ın özel davetlisi olan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Bitmez ile bir rörportaj gerçekleştirdi:

1- Batı’nın Ortadoğu politikasını ve Batılı ülkelerin terör gruplarını bölgeye yayma çabalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Batı ülkeleri terör gruplarını destekleyerek, çatışma ve terör ortamı uluşturmak, İslam ülkelerini zayıf düşürmek ve Batı toplumunu İslam’dan soğutmak istiyor. Batı'da bir İslamofobi çabası vardır. Batı ülkelerinde İslam’a karşı sıcak bakan İslam’ı araştıran, inceleyen ve Müslüman olma eyleminde olan insanların da İslam’dan korkmasına sebebiyet vermek için bu fitne tohumlarını ekiyorlar. Batı el altından hem maddi hem silah olarak IŞİD gibi terör gruplarını destekliyor.

2- Batı'daki ırkçılığı ve Müslüman toplumun özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik siyasi baskıları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu girişimler insan haklarına bir aykırıdır. Bütün ülkelerin buna karşı ses çıkarması lazım. O ükennin kanından olan kişiler de buna karşı çıkması lazım. Yani sadece Müslümanlar değil, mesela bir Alman asıllı olan kişi de böyle insan haklarına aykırı olan girişimlere karşı çıkması lazım, çünkü bu kişilerin kaşı çıkması daha etkili olur. Batı kendi menfaatine olduğu zaman insan haklarından dem vuruyor ama kendi aleyhine bir durum olduğunda bu prensipleri her birisini çiğneyerek kanlarındaki İslam düşmanlığını ortaya çıkarabiliyorlar.

3- Neden Mescid-i Aksa İslam dünaysının yakınlaşmasını sağlayan bir mekan olarak biliniyor?

Mescid-i Aksa Müslümanların ilk kıblesi. Kendisie seyahet edebiliceğimiz üç mescidden biridir. Müslümanlar açısından önem arzediyor. O nedenle Müslümanların bu mescide ve bu bölgede yapılan zülüme karşı bir hassasiyeti var. Bu sevginin olması ilk kıblemiz olmasıyla birlikte Siyonist Rejim'in oraya yönelik planlarının da Müslümanlar da oluşturduğu bir tepki var. Bunu hayata geçirmek için adım adım Kudüs’ü işgal ediyorlar. Ama Kudüs’e karşı yapılan baskılar Müslümanları Kudüs’ü daha da sahiplenmesine itiyor. Kudüs Müslümanların namusudur.

4- Şehit General Kasım Süleymani hakkında ne düşünüyorsunuz?

Allah rahmet eylesin, ben çeşitli vesilelerle kendisiyle görüşme imkanı bulmuş birisiyim. Kendisinin hem Kudüs’e yönelik düşünceleri hem Mülsümanların vahedetiyle ilgili düşünceleri hem Türkiye’ye olan sevigisini bilen birisi olarak söylüyorum; İnançlı, samimi Müslümanların onurunu korumak idına faaliyet gösteren bir isimdi. Zaten bundan dolayi şehit edildi. Bazı insanların bilmeden onunla ilgili iftiralar yapmasını da hoş karşılamıyoruz. Bizim bu konuda duruşumuz netti. Müslümanların hukukunu korumak için gayret etmiş siyonizmin İslam topraklarında faaliyet göstermesinin önüne geçmiştir, bunan dolayı da şehadete düşmüş birisidir. İran-Türkiye ilişkilerinsdeki gayretini kendisiyle yaptığım görüşmelerde anlamış birisiyim. Allah rahmet eylesin

News Code 1898059

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • 4 + 2 =