İran’ın güneyinde, renkli toprakları ve eşsiz doğasıyla ünlü Hürmüz Adası, tarih boyunca stratejik konumu nedeniyle birçok medeniyetin ilgisini çekmiştir. Ancak bu adada, kalabalıktan uzak, rüzgârla fısıldaşan taş duvarların ardında sessizce duran bir yapı vardır: Ceri Polak Tarihi Okulu.
Bu okul sadece bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda kültürler arası etkileşimin ve insani bir idealin izlerini taşıyan önemli bir mirastır.
Okul binası, adanın doğal taşları, özellikle ünlü kırmızı toprağı kullanılarak inşa edilmiştir. Mimari tarzı, hem yerel İran mimarisinden hem de Batılı mimari anlayışlardan izler taşır. Kalın taş duvarlar, yazın kavurucu sıcağından korur; yüksek tavanlar ve geniş pencereler ise doğal havalandırmayı sağlar.
Ceri Polak Okulu sadece bir derslikler topluluğu değildi. Aynı zamanda kültürel bir merkezdi. Burada çocuklara okuma yazmanın yanı sıra temel hesap, doğa bilgisi ve hatta bazı el sanatları öğretilirdi. Yaşlılar buraya gelir, geleneksel hikâyelerini anlatır, çocuklar da bu hikâyelerle büyürdü. Yerel festivallerin küçük kutlamaları da bu avluda yapılırdı. Bu okul, bilgiyle toplumu birleştiren bir köprü gibiydi.
Son yıllarda Hürmüz Adası, sanatçılar ve kültürel projeler için ilgi çekici bir merkez hâline geldi. Bazı sanatçılar bu tarihi mekânda atölyeler düzenlemekte, fotoğrafçılar bu yapının estetiğini belgelemekte, yerel rehberler ise turistlere buranın hikâyesini anlatmaktadır.
Ceri Polak Kimdi?
Ceri Polak’ın bir Avrupalı aydın, belki de bir tüccar ya da misyoner olduğu anlatılır. 20. yüzyılın başlarında Hürmüz Adası'na gelmiş, burada çocukların eğitimsizliğini görmüş ve kendi çabasıyla bir okul kurmaya karar vermiştir. Onun amacı yalnızca okuma yazma öğretmek değil, aynı zamanda yerel halkın yaşamını dönüştürmek, gençlere umut ve bilgi kazandırmaktı.
yorumunuz