Türkiye-AB ilişkileri kopma noktasında

Tahran, 6 Ağustos 2016 – Avrupa Birliği ile yaşanan gerilim, darbe girişiminin ardından daha da görünür hale geldi.

MHA- Avrupa Birliği ile yaşanan gerilim, darbe girişiminin ardından daha da görünür hale geldi. Prof. Dr. Ayhan Kaya, ciddi bir kriz yaşandığını belirterek, AB'nin eksik kriterlere rağmen vize serbestisini sağlaması gerektiğini düşünüyor. Kaya'ya göre, Türkiye'nin de olağanüstü hali sonlandırması gerek.

Türkiye ile Batı ülkelerinin ilişkileri bir süredir gerilimli. ABD ile devam eden krizin yanı sıra AB ülkeleriyle ilişkilerde de kötü bir dönem yaşanıyor. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından, gerilim daha da artmış görünüyor.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bu hafta yaptığı bir açıklamada, AB'nin Ekim 2016'ya kadar Türk vatandaşlarına vize serbestisi sağlayacak gerekli düzenlemeleri yapmaması durumunda, sığınmacıların Türkiye'ye gönderilmesiyle ilgili Geri Kabul Anlaşması'ndan vazgeçileceğini açıkladı.

Karşılıklı restleşmeler sürerken, Türkiye ile AB arasındaki krizin nedenlerini ve geleceğini Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Kaya, Sputnik'e değerlendirdi. Kaya, Geri Kabul Anlaşması'yla başlamış gibi görünen ancak farklı nedenlere de bağlı ve daha derin bir kriz yaşandığını söyledi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun yaptığı açıklamanın AB tarafından şantaj olarak algılandığını belirten Ayhan Kaya, aday bir ülkenin tam üyeliğe geçiş sürecinde Geri Kabul Anlaşması’nı mutlaka uygulaması gerektiğini, vizesiz seyahat etme özgürlüğünün sağlanmasının da bu anlaşmanın harfiyen yerine getirilmesine bağlı olduğu kaydetti.

Türkiye'nin vize serbestisi için gerekli 72 kriteri, iyi bir performansla büyük ölçüde tamamladığını söyleyen Kaya, "Türkiye’de özellikle terör konusundaki uygulamalar belli ölçülerde anti demokratik olmasına rağmen, eğer AB gerçekten dönüştürücüyse; aday ülkelerde demokrasinin, insan hakları kriterlerinin daha da gelişmesine katkıda bulunduğu iddiasındaysa, vize serbestisini eksik olan kriterlerin varlığına rağmen ekim-kasım ayında sağlaması gerekiyor" dedi.

Türkiye'nin ise, darbe girişiminin ardından demokrasisine ilişkin şüphelerin  arttığı dönemde ülkedeki olağanüstü hali değiştirmesi gerektiğine dikkat çeken Kaya, iç barışın sağlanması yönünde adımlar atılmasının önemli olduğunu ifade etti.

AB-Türkiye arasındaki gerilimin geçmişinin, kamuoyuna yansıdığı tarihlerin daha öncesine dayandığını ve kopma noktasına geldiğini belirten Kaya, Almanya’nın Köln kentinde yapılan mitinge Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın videoyla bağlanmasına izin verilmemesinin de Türkiye ile Almanya ilişkilerinin daha da gerilmesine yol açtığını kaydetti ve ABD’yle ilişkilerin de iyi olmadığına dikkat çekti.

Kaya, AB ile ilişkilerin bozulmasına neden olan başlıklara ilişkin olarak ise şunları söyledi:

Türkiye-AB ilişkileri büyük ölçüde Suriyelilerin Türkiye’de tutulabilmesi için her iki taraf da ne elinden geliyorsa yapması varsayımı üzerine kurulmuştu. Dolayısıyla Türkiye’de özellikle temel özgürlükler, ifade özgürlüğü bağlamlarında yaşanan birtakım sıkıntıların AB tarafından pek de görülmediğini söylemek mümkün. Bu bağlamda da Türkiye’de özellikle kendilerini Batı’ya daha yakın gören kamuoyunun rahatsız olduğunu söyleyebiliriz. Bir taraftan Türkiye’de yaşanmakta olan temel özgürlüklere ilişkin sorunların giderilmesi konusunda AB’nin çok da ısrarcı olmadığını gördük ve darbe de zaten böylesine bir düşünsel, siyasal, toplumsal iklim üzerine geldi.”

Türkiye’nin dış politikasının ilişkilerin bozulmasına etkisini değerlendiren, hem iç hem de dış politikaya çeki düzen verilmekte olduğunu belirten Kaya, Türkiye’nin özellikle IŞİD’le mücadele ve Suriyeli mülteciler başlıklarında Batı ile sorunlar yaşadığını kaydetti ve "Bugüne kadar Türkiye özellikle IŞİD’le mücadelede zaman zaman ABD ve Rusya ile ters düşmüştü. Belki bu bağlamda yeniden güven tazelenebilir ve Türkiye’nin AB, Rusya ve ABD’yle, IŞİD’e karşı mücadelede ortak bir tavır sergilediği konusunda diğer taraflar ikna edilebilir. Öbür taraftan özellikle Suriyeli mültecilerin ihtiyaçlarının karşılanması konusunda Türkiye’nin AB’yle başlatmış olduğu girişimlerin, yine güven tazelenmesi suretiyle ama herhangi bir blöf yapılmaksızın, güveni tahsis edecek şekilde diplomatik girişimler yapılarak, Türkiye içinde bulunduğu kriz ortamından hem içeride hem dışarıda çok daha büyük kazanımlarla çıkabilir" dedi.

Kaynak: Sputnik

Y.B.

News Code 1860785

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • 4 + 0 =