Filistin ile Uluslararası Dayanışma Günü vesilesiyle dünya ülkelerine hitaben yazdığı mektupta Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, 29 Kasım’ın Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü olduğunu ve on yıllardır eli boş duran bir halkın cesareti, kararlılığı, özgürlük ve adalet arayışıyla dünya çapında dayanışma günü olarak anıldığını duyurdu.
Pezeşkiyan'ın mektubu şu şekilde:
Bu gün, gaspçı İsrail rejiminin Filistin topraklarını işgalinin 80. yılını, Filistin halkının çektiği acıları ve ezilen halk üzerindeki baskı ve adaletsizliği anmak için bir fırsattır. Bu yıl, bu rejimin Filistin halkına ve Gazze sakinlerine karşı işlediği suçların dünya gözleri önünde gerçekleştiği ve insan hakları savunucusu hükümetlerin bu suçlara göz yumduğu bir ortamda bu günü anıyoruz.
29 Kasım, Filistin devleti kurma hakkını kendi kaderini tayin hakkından vazgeçmeden, bu asil ve insani hedefe ulaşmak için meşru bir mücadele veren bir ulusla dayanışma günüdür. Bugün, dünya hükümetlerinin ve halklarının Filistin halkının haklarını destekleme ve savunma yönündeki ahlaki ve yasal görevlerini yerine getirmelerinin gerekliliğini hatırlatmaktadır.
Ayrıca, uluslararası kuruluşların, uluslararası toplumda barış ve güvenliğe yönelik en büyük tehdit olan İsrail rejimine karşı koyamadıklarını açıkça göstermektedir. Bu nedenle, dünya kamuoyunun talepleri doğrultusunda, ülkelerin ve hükümetlerin Filistin halkına yönelik saldırıyı durdurmak için ciddi ve etkili adımlar atmasının zamanı gelmiştir.
Ezilen Filistin halkının davasına kapsamlı desteğin sürdürülmesi ve Filistinli gençlerin işgal ve saldırganlığa karşı meşru direnişinin onurlandırılması gerektiğini vurgulayan İran İslam Cumhuriyeti, uluslararası toplumu, uluslararası hukuku ve çok sayıda uluslararası kararın hükümlerini hiçe sayan İsrail rejiminin eylemlerine karşı çıkmaya çağırmaktadır.
İran İslam Cumhuriyeti, Filistin sorununa ilkeli tek çözümün, Filistin halkının tarihi toprakları üzerindeki örgütlü işgalin sona erdirilmesi, Filistinli mültecilerin geri dönmesine izin verilmesi ve kendi kaderlerini tayin haklarının kullanılması olduğuna inanmaktadır.
Bu bağlamda, İran İslam Cumhuriyeti’nin mültecilerin geri dönmesi ve Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler de dahil olmak üzere yerli Filistin halkı arasında demokratik ilkelere ve uluslararası hukuka dayalı bir referandum düzenlenmesini temel alan planı, Birleşmiş Milletler nezdinde resmen tescil edilmiştir ve daha önceki başarısız planlara uygun bir alternatiftir.
Bu plan, “Filistin sorununu” hukuki bir perspektiften ve tüm Filistinli mültecilerin “kendi kaderlerini tayin hakkı” ve "geri dönüş hakkı"nın uygulanması temelinde çözmeyi amaçlamaktadır.
Filistin halkıyla tam dayanışmamı ilan ederken, özgür ve gururlu Filistin halkının ve gençlerinin Siyonist rejimin saldırılarına karşı cesur direnişini ve kahramanca savunmasını bir kez daha selamlıyor, zaferleri ve Filistin’in kurtuluşu için dua ediyorum.

yorumunuz