ABD nükleer anlaşmaya uymadığı sürece İran da uymayabilir

Haber ID: 4163220 -
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) eski Analitik Bölüm Başkanı Profesör Paul Pilar, "ABD nükleer anlaşmaya bağlı kalmadığı sürece İran anlaşmaya uymak zorunda değil" dedi.

ABD’de Donald Tramp'ın başkan olarak seçilmesiyle birlikte Washington yönetimi İran’ı sürekli nükleer anlaşmayı ihlal etmekle suçluyor.

Öte yandan ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, son dünemlerden beri İran'ın nükleer faaliyetlerini denetmek için yapılan uygulamaların yetersiz olduğunu öne sürererek, boş iddialarla İran’ın füze programı ve insan hakları meselesini gerekçe gösterip İran'a karşı yeni yaptırımların uygulanmsaı konusunda diğer Batılı ortaklarını ikna etmeye çalışıyor.

Bu bağlamda Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Analitik Bölümü eski Başkanı Profesör Paul Pilar, Mehr muhabirlerinin sorularını aşağıdaki şekilde yanıtladı:

Geçenlerde Viyana'da düzenlen Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu toplantısında, ABD heyeti yayınladığı bir bildirdide, İran'ın nükleer programı hususundaki kaygılarının ele alınması gerektiğini ileri sürmüştü. Bu bildiride ABD, Uluslararası Atom Enerjisi Genel Müdürü Yukiya Amano’nun “İran'ın Ek Protokol uyarınca yaptığı açıklamaları değerlendirip denetimler devam edecek ve İran'daki nükleer sitelere ve diğer noktalara ilave erişimlere dayalı denetimler bile yapacaktır” şeklindeki açıklamalarını memnuniyetle karşılamıştı. Peki nükleer tesisler ve diğer noktalara ilave erişime dayalı denetiminin anlamı nedir? Bu erişim Ek Protokol’da öngörülen denetimlerden farklı mıdır?

Aslında ilave erişim Ek Protokol şartları çerçevesindeki denetimlere işaret ediyor. ABD’nin bildirisi de Ek Protokol’daki kabul edilen standartlara değiniyor. Fakat ABD’deki nükleer anlaşma muhalifleri  “herhangi bir yerde her zaman denetim” gibi şüpheli kaynaklara başvurarak ABD kamu oyunu yönlendirmeye çalışıyorlar. Bana göre Trump hükümeti de bu politikayı izliyor. Herşeye rağmen ABD’nin yayınladığı bildiri nükleer anlaşmayı kapsıyor.

Niçin ABD, İran'ın nükleer programındaki olası askeri meselesini (PMD) Uluslararası Atom Enerjisi’ne taşımaya çalışıyor?

Nükleer anlaşmayı iptal etmeye çalışanlar hatta uyuglamaya girmeden önce lağvedilmesini savunan kişiler bu meseleyi gündeme getirmiştir. Şu anda bunlar ABD Başkanı Trump’ın etrafındalar. Trump bile defalarca nükleer anlaşma karşıtı konuşma gerçekleştirdi. Bu kişiler aslında PMD meselesini her zaman ön planda tutmaya çalışıyorlar. Kanaatimce İran’ın anlaşmaya bağlılığı Ajans tarafından birkaç kez doğrulanmasıyla birlikte PMD meselesi de nükleer anlaşma karşıtları için popüler bir argüman olarak kalmaya devam edecektir.

Amano, Viyana’da nükleer anlaşmadaki "T" maddesi konusunda Tahran tarafından herhangi bir endişe duymadıklarını ve İran’daki nükleer tesislerin sıkı denetim altında olduğunu açıklamıştı. Sizce Yukiya Amano'nun mesajı, ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley'in sözlerine büyük ölçüde benziyor gibi görünüyor mu?

Uluslararası Atom Enerjisi Genel Müdürü şu anda çok hassas bir durumdadır. Bir yandan ABD’nin bildirisini göz ardı edemiyor diğer yandan da uluslararası düzeydeki kurumunun itibarı, saygınlığı ve gerçekleştirdiği denetimlerinin doğruluğunu savunmaya çalışıyor. ABD hükümeti daha fazla denetim için belirsiz ve şüpheli referanslar göstererek denetimleri arttırmak istiyor.

İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Daimi Temsilcisi Rıza Necefi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu'nda yaptığı açıklamada, Washington yönetiminin anlaşmanın içeriği ve ruhurnu özellikle 26, 28 ve 29 maddelerini ihlal ederek İran’ı anlaşmadan yararlanmasını kısıtladığını vurgulamıştı. İran’ın anlaşmadan menfaatleri sınırlandığı zaman sizce bu anlaşmanın kaderi ne olacaktır?

Nükleer anlaşma, düşünülmüş iyi bir uzlaşıya dayanmaktadır ve İran buna göre nükleer programına getirecek belirli kısıtlamalar ve uluslararası denetimleri kabul etmiştir. Bunun üzerine İran’ın nükleer programıyla ilgili uygulanan yaptırımlar ya askıya alınmış ya da ortadan kaldırılmıştır. Söz konusu anlaşma kapsamında İran’ın ekonomi faaliyetleri normale dönebilmesi için diğer taraflara da ek yükümlülükler getirilmiştir. Dolayısıyla tüm tarafların taahhütlerine uyması çok önemli. Kanaatimce ABD nükleer anlaşmaya bağlı kalmadığı sürece İran anlaşmaya uymak zorunda değildir.

görüş gönderme

2 + 4 =