18 Tem 2026 20:54

İslamabad Mutabakatı, Hürmüz'de paralel rota izni vermiyor

İslamabad Mutabakatı, Hürmüz'de paralel rota izni vermiyor

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakayi, "ABD ile imzalanan mutabakat zaptı, Hürmüz Boğazı’nda paralel bir rota oluşturulmasına izin vermiyor” dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakayi, sosyal medya figürü Süleyman Ahmed ile yaptığı röportajda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Bekayi, İran'ın hiçbir zaman yükümlülük ihlalini başlatan taraf olmadığını belirterek, “Bu durum, 2018 yılında ABD tarafından ihlal edilen ve İran’ın hiçbir zaman feshetmediği Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) için geçerli olduğu gibi, mevcut Mutabakat Zaptı için de geçerlidir. Bu mutabakatın fiilen ilk günden itibaren ihlal eden taraf ABD olmuştur. Biz en başından beri bu anlaşmanın temel ilkesinin ‘karşılıklılık’ olduğunu açıkça beyan ettik; yani Amerika taahhütlerine sadık kaldığı sürece biz de kendi sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz.

ABD taahhütlerini ihlal ettiği için İran artık kendi yükümlülüklerini yerine getiremez durumda, zira bu karşılıklı bir taahhüttür. Hiçbir ülkeden, hatta hiçbir insandan, taahhütlerine tek taraflı olarak bağlı kalması beklenemez. Sonuç olarak, ABD taahhütlerini ihlal etmiştir ve biz de açıkça ifade ettiğimiz üzere, bu ihlaller devam ettiği müddetçe İran’ın kendi yükümlülüklerini uygulaması mümkün olmayacaktır” dedi.

Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere de değinen Bekayi, mutabakat zaptının 5. maddesinin, boğazın yönetiminin Umman ve bölge ülkeleriyle istişare edilerek yürütülmesi gerektiğini açıkça belirlediğini hatırlattı. ABD'nin bu maddeyi görmezden gelerek boğaz üzerinde doğrudan kontrol kurmaya çalıştığını ifade etti.

Bekayi, “Mevcut mutabakat metninde, ABD’ye Hürmüz Boğazı’nda bağımsız ve paralel bir rota oluşturma yetkisi veren hiçbir madde bulunmamaktadır” diyerek ABD’nin Hürmüz’deki eylemlerini eleştirdi.

İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki son kısıtlayıcı önlemlerinin ise, bu su yolunun İran'a yönelik saldırılar için kötüye kullanılmasına karşı alınan "sorumlu ve meşru bir tepki" olduğu ifade eden Bekayi, Tahran yönetiminin boğazdaki varlığını, uluslararası hukuktan kaynaklanan savunma hakkının bir uzantısı olarak tanımlarken, Washington'un buradaki hamlelerini "tek taraflı ve saldırgan" bir girişim olarak nitelendirdi.

Bekayi, ABD ve İsrail'in bölgedeki askeri operasyonlarını sert bir dille eleştirerek, saldırıların ağırlıklı olarak sivil yerleşimler ve altyapıyı hedef aldığını söyledi ve bu eylemlerin "uluslararası insancıl hukukun açık ihlali ve savaş suçu" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bekayi, Siyonist İsrail ve ABD'li yetkililerin İran'a yönelik kullandığı "Taş Devri'ne döndürme" söylemini, "bir milleti yok etme ve soykırım niyetinin ifadesi" olarak yorumladı.

İran halkının ABD halkıyla bir düşmanlığı olmadığını vurgulayan Bekayi, Amerikan vatandaşlarına seslenerek, ABD halkını, kendi hükümetlerinin savaş ve saldırganlık politikalarının gerçek yüzünü anlamaya ve vergilerinin başka uluslara karşı savaş açmak için kullanılmasına engel olmaya davet etti. 
 

News ID 1937578

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • captcha