28 Ağu 2026 17:45

Hamas'ın üst düzey üyesi:

Filistin halkı soykırım karşısında yalnız bırakıldı

Filistin halkı soykırım karşısında yalnız bırakıldı

Hamas Siyasi Büro Kıdemli Üyesi Gazi Hamed, Gazze’deki anlaşmaya işaret ederek, “Anlaşmayı tehdit eden taraf siyonist rejimdir ve soykırım en üst seviyeye ulaşmıştır” dedi.

Azar Mahdavan: Siyonist rejimin Gazze barış anlaşmasının uygulanmasındaki engellemeleri, bu anlaşmayı fiilen çıkmaza sokmuştur; nitekim bu görüşmenin yapıldığı ana kadar Gazze’deki şehit sayısı 73 bin 442’ye ulaşmıştır.

Mehr Haber Ajansı muhabiri, İstanbul’da Hamas Siyasi Büro kıdemli üyesi Dr. Gazi Hamed’in basın toplantısının marjında kendisiyle özel bir röportaj gerçekleştirmiştir. Röportajın tam metnini aşağıda okuyabilirsiniz:

1- Savaşı durdurması beklenen ateşkes, saldırıların ve can kayıplarının rapor edilmeye devam ettiği bir ortamda sürüyor. Birçok Filistinli, “kağıt üzerindeki ateşkes” ile sahadaki gerçeklik arasında büyük bir uçurum olduğunu hissediyor. Sizce Gazze’de şu an yaşananlar ateşkesin açık bir ihlali mi, yoksa müzakere tarafları en başından beri ateşkesin tanımı ve uygulanmasına dair garanti konusunda net bir mutabakata varamadılar mı? Ayrıca İsrail, herhangi bir bedel ödemeksizin bu durumu sürdürürse, Hamas’ın arabulucuları ve karşı tarafı taahhütlerini yerine getirmeye zorlayacak somut bir aracı var mı?

Öncelikle belirtmeliyim ki bu aşamadaki seçeneklerimiz son derece zordu. Bölgedeki zorbalık, soykırım ve gerek İsrail'in gerekse ABD'nin politikalarından oluşan mevcut ortam, şüphesiz bizlere çok ağır ve çetin koşullar dayatıyor.

Dolayısıyla önümüzdeki seçenekler çok kısıtlıydı ve bizler belki de 'kötünün içindeki en az kötü' olanı seçmek durumunda kaldık. Bu anlaşmadan temel hedefimiz, Gazze'deki soykırım savaşını durdurmaktı. Beklentilerimiz çok iyimser olmasa da, bu adımla Gazze'deki soykırımın şiddetini bir nebze olsun düşürmeyi başardık.

Gazze Şeridi'ndeki soykırım, açlık ve insani trajedi en üst seviyede seyretmekteydi. Bu yıllar boyunca tüm gücümüzle direndik, büyük bir kararlılıkla savaştık ve on binlerce şehit vererek çok ağır bedeller ödedik. Arap ve İslam dünyasından, Filistin halkının yardımına koşacak ve bu soykırımı durduracak bir hareket bekliyorduk; ancak ne yazık ki bu gerçekleşmedi ve Filistin halkı bu soykırım karşısında yapayalnız bırakıldı.

Şu an hem arabulucularla hem de Amerikalılarla varılan bu anlaşmaya bağlıyız ve onu korumak için elimizden geleni yapıyoruz. Ancak bu anlaşmayı çöküşe sürükleyen, hem anlaşmayı hem de bölgeyi tehdit eden şey işgalci yönetimin politikalarıdır.

2- Gazze’nin geleceğiyle ilgili tartışmalar, artık sadece savaşı durdurmanın ötesine geçerek Hamas’ın silahsızlandırılması, Gazze’nin geçici yönetimi, bölgenin yeniden inşası ve Filistin Yönetimi’nin rolü gibi konulara evrildi. Hamas’tan, kalıcı bir ateşkes ile askeri gücünü tamamen bırakması arasında bir tercih yapması istenirse, hareketin gerçek tavrı ne olur? Hamas, askeri yapısını kapsamlı bir anlaşma çerçevesinde Filistin güvenlik mekanizmasına dönüştürmeyi müzakere etmeye hazır mı, yoksa silahsızlanmayı, bağımsız bir Filistin devleti kurulmaksızın tartışılamayacak bir “kırmızı çizgi” olarak mı değerlendiriyor?

Ulusal davamıza bütünüyle bağlıyız ve Gazze Şeridi'ni koruma kararlılığımızı sürdürüyoruz. Gazze'deki halkımızın güvenliğini ve esenliğini korumak adına büyük tavizler verdik.

Gazze Şeridi'ndeki yönetimden vazgeçmeyi kabul ettik ve daha büyük bir amaç uğruna —yani Gazze'deki soykırımın devamını engellemek için— silah meselesini belirli bir çerçevede ele almayı onayladık.

Şunu açıkça ifade etmeliyim ki bu, kalıcı değil, olağanüstü bir süreçtir ve zorunlu koşullar tarafından dayatılmıştır. Ancak temel pusulamız, haklarımıza yönelik olmaya devam edecektir. İşgali sona erdirmek için tüm gücümüzle çalışacağız ve ulusal davamızdan asla vazgeçmeyeceğiz."

News ID 1938186

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • captcha