Son günlerde İran’da Batı’nın uyguladığı yaptırımlardan kaynaklanan ekonomik sorunlar nedeniyle halkın protestolarına tanık olduk. Protestolar, halkın ekonomik taleplerine dayanıyordu, ancak medya manipülasyonu ile Batılı ve Siyonist makamların İran’ın iç işlerine karışması İranlıların haklı protestolarını kargaşaya dönüştürdü.
İran İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney, Meb’es Bayramı münasebetiyle yaptığı konuşmada, son günlerde yaşanan olayların Amerikan fitnesi olduğunu vurgulayarak, “ABD Başkanı, İran milletine verdiği zararlar nedeniyle suçludur” dedi.
Batılı siyasi yetkililer ve uzmanların görüşlerine göre, İran'daki son olaylarda ABD" ve İsrail rejimin belirgin rolüne ilişkin medya belgeleri şu şekildedir:
ABD’nin eski dışişleri bakan özel kalem müdürü Lauren Wilkerson’un, X üzerinden yaptığı paylaşımda, “Mossad, CIA ve MI6'nın İran'daki faaliyetlerinin tamamı Donald Trump tarafından destekleniyor. Onların İran'da yaptıkları şey, bir yandan İran vatandaşıymış gibi davranırken diğer yandan yürüyüşlerde İranlıları öldürmektir” ifadeleri kullanıldı.

İran’daki olayları değerlendiren Columbia Üniversitesi Profesörü Jeffrey Sachs, "İran'daki protestolar, CIA ve Mossad'ın on yıllardır defalarca kullandığı çok özel bir savaş türüdür. Dolayısıyla ABD ve İsrail'in stratejisi tamamen bilinmektedir” dedi.

Siyonist gazete Jerusalem Post’ta yer alan bilgide, "Mossad ajanları İran'daki protestoların içinde yer alıyor” denildi.

Eski ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, İran'daki isyanlarda Mossad ajanlarının yer aldığını itiraf etti. Pompeo, açıkça İran’daki sokak olaylarında Mossad unsurlarının sahada bulunduğunu dile getirdi.
İran’daki kargaşa ve şiddet eylemlerini destekleyen açıklamasında Pompeo, İran’da sokaklara çıkanlarla birlikte Siyonist İsrail’in istihbarat servisi Mossad’a bağlı unsurların da yer aldığını ifade etti.

İsrail rejimin Kanal 14 televizyonunun sunucusu Tamir Morag, “Dış unsurlar, İran'daki protestocuları ateşli silahlarla silahlandırıyor; bu da yüzlerce hükümet üyesinin ölümüne neden oluyor” dedi.

İran’daki olaylara ilişkin eski CIA Memuru Larry Johnson, "İran'daki son kaos doğal bir ayaklanma değil, CIA ve Mossad tarafından hesaplanmış bir istihbarat operasyonuydu." diyerek ABD ve Siyonist İsrail’in rolüne itiraf etti.

ABD’li emekli albay Douglas McGregor, ise şunları konuştu:
"İran'daki protestolar gerçek ekonomik sorunlar nedeniyle başladı ancak sonra bir CIA ve Mossad operasyonuna dönüştü. Para harcamak, Starlink (uydu internet hizmeti) sağlamak, protestocuları kışkırtmak ve hatta kalabalığı polise ateş açması için tahrik etmek... Tüm bunlar nihayetinde başarısız oldu."

Uluslararası İlişkiler Profesörü John Mearsheimer, “İran'da olup bitenler tam olarak ABD ve İsrail'in yönetmeliğine uygundur: Önce yaptırımlarla ekonomiyi yok etmek, sonra protestoları kışkırtmak, ardından devasa bir dezenformasyon kampanyasıyla Batı'yı bunların 'içsel' olduğuna ikna etmek ve son aşamada askeri müdahale..."

Eski CIA Memuru John Kiriakou, şu değerlendirmede bulundu: "İsrailliler, birçok İranlı protestocunun Mossad ajanı olduğunu teyit ettiler. İsrail gazeteleri bununla böbürleniyor”

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, İran’daki olaylara ilişkin, "Mossad ve CIA İran'da 1953 senaryosunu tekrarlamaya çalışıyor. İnsanların 'Ajax Operasyonu'nu okuyup aynı formülün nasıl kullanıldığını görmelerini istiyorum." yorumunu yaptı.

Columbia Üniversitesi profesörü Hamid Dabashi, “Mossad ajanları İranlı protestocuların arasında saklanıyor” dedi.
Güney Afrika milletvekili Carl Niehaus ise "ABD, CIA ve Mossad; İran'daki protestoları aktif olarak körüklüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Eski İngiliz diplomat Alastair Crooke, "Küçük ve şiddetli bir grup kargaşacı, Batılı istihbarat örgütleri tarafından eğitildi. Bu örgütler, müdahalenin yolunu açmak için İran'da kaos tasarladılar” açıklamasını yaptı.

İran, uzun süredir ülkedeki kargaşa ve sabotaj girişimlerinin perde arkasında ABD ve Siyonist İsrail’e bağlı unsurların bulunduğunu vurguluyordu.
yorumunuz