Dünya İslami Uyanış Kurultayı Genel Sekreteri Ali Ekber Velayeti, Trump’ın güç ve maddiyata ne kadar hırslıysa, başlattığı bir hareketin yenilgiyle sonuçlanabileceğini düşündüğü anda o kadar hızlı biçimde ellerini kaldırıp teslim olacağını söyledi.
Dünya İslami Uyanış Kurultayı Genel Sekreteri Ali Ekber Velayeti, yayımladığı bir bildiride şu ifadeleri kullandı:
“İslam Devrimi Lideri Ayetullah Hamaney’e
En derin saygılarımla arz ederim ki, Dünya İslami Uyanış Kurultayı, direnişle ilgili tüm meselelerde geçmişte merhum İmam Humeyni’ye (r.a), bugün ise muhterem zat-ı âlinize bağlı kalarak, Velayet-i Fakih’in strateji ve talimatlarına uymayı kendisine görev bilmektedir.
İmam Humeyni (r.a), emperyalistlere karşı İslami, isabetli ve güçlü bir duruş sergileyerek; İslam Devrimi’ni destekleme ve İran’ı savunma yolunda, gaybet döneminden sonra Şii âlimleri arasında en kapsamlı ve en büyük şahsiyet olarak, İran halkı, İslam dünyası ve tüm mazlumlar için doğru yolu çizmiş ve emperyalizme karşı ciddi ve köklü bir mücadeleyi emretmiştir. Zat-ı âliniz de aynı yolu, aynı hassasiyet ve kararlılıkla sürdürmüş ve gerçekten Siyonist rejime ve onun kibirli destekçilerine karşı direniş cephesinin fiilî kurucusu olmuşsunuzdur.
Bizler, insanlığın kurtarıcısı olan yüce İmam’ın manevi desteğine ve ilahi lütuflara tamamen inanıyoruz ve bu mübarek doğumun arifesinde, rehberliğinize muhtacız. Zira bugün, Batılı emperyalistlerin kendi ürettikleri bazı sorunlar nedeniyle Batı’nın gerçek yüzü açığa çıkmakta ve hatta II. Dünya Savaşı’ndan sonra kurdukları, görünüşte faydalı olan Dünya Sağlık Örgütü gibi uluslararası kurumların temelleri dahi sarsılmaktadır. Trump adlı bir kişi ise dilediğini yapmaktadır; güce, yayılmacılığa ve paraya aşırı derecede düşkün biridir ve tarihteki Sezar, Attila, Cengiz Han, Firavun, Hitler gibi azgın zorbalara bile rahmet okutacak derecede, ne kadar şeytani olursa olsun her türlü eyleme başvurmaktadır.
Dikkat çekici olan nokta şudur ki; Trump güce, paraya ve maddiyata ne kadar hırslıysa, o kadar da muhafazakâr ve korkaktır. Başlattığı bir hareketin yenilgiyle sonuçlanabileceğini fark ettiği anda hızla ellerini kaldırır ve teslim olur.
Buna örnek olarak, Ensarullah karşısındaki teslimiyetini gösterebiliriz. Onları bastırmak amacıyla büyük bir gürültü kopardıktan sonra, Filistin ve Gazze’yi desteklemek için hiçbir çıkar hesabı yapmadan mücadele eden, canlarını ortaya koyan Müslüman güçlerin, okyanus aşırı son derece önemli Harry Truman uçak gemisini hedef aldığını gördüğünde, Trump ateşkes talep etmiştir. Ensarullah bu ateşkesi kabul ettikten sonra ise, bunun Ensarullah’ın talebi üzerine gerçekleştiğini iddia etmiştir. Ancak Ensarullah Sözcüsü Muhammed Abdüsselam bu iddiayı derhal yalanlamış ve talebin ABD’den geldiğini açıklamıştır. Böylece Amerikalıların yalan söyleme, blöf yapma ve geri adım atma konusunda usta oldukları bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Bu şartlar altında, zat-ı âlinizin doğru, mantıklı ve güçlü kaptanlığı sayesinde; tarihin en önemli ve en büyük gemisi olan İran, bugün her zamankinden daha dalgalı bir küresel okyanusta yol almaktadır. Bu durum, Nuh’un Gemisi’ni (a.s.) hatırlatmaktadır. Öngörü şudur ki; bu son derece vahim uluslararası ortamda, her İslam ülkesi ve üçüncü dünya ülkeleri bir sığınak arayacak ve bu kurtuluş gemisine sığınacaktır.”
yorumunuz