16 Nis 2026 16:21

Dena Gemisine Yapılan Saldırı: Uluslararası Hukukun Açık Bir Deniz Suçu Karşısındaki Sınavı

Dena Gemisine Yapılan Saldırı: Uluslararası Hukukun Açık Bir Deniz Suçu Karşısındaki Sınavı

ABD'nin saldırısı sonucu Dena'nın Hint Okyanusu’nda batması ve 104 İranlı denizcinin şehadeti üzerinden 40 günden fazla süre geçti.

ABD’ye ait torpidoların isabeti sonucu “Dena” destroyerinin batmasından 40 günden fazla zaman geçmesine rağmen, bu olayın yalnızca bir deniz çatışması olarak değil; uluslararası insancıl hukuk ve deniz savaşlarını düzenleyen kurallar açısından kapsamlı biçimde ele alınması ve uluslararası platformlarda takip edilmesi gerektiği belirtiliyor. Uzmanlara göre bu saldırının; “askerî gereklilik”, “orantılılık” ve “insani kayıpların azaltılmasında gerekli tedbir” gibi temel ilkelerle ne kadar uyumlu olduğu dünyaya açıklığa kavuşturulmalıdır.

İRNA'nın haberine göre, Dena’nın Hint Okyanusu’nda batması ve 104 İranlı denizcinin şehadeti üzerinden 40 günden fazla süre geçti. İlk bakışta sıradan bir savaş çatışması gibi görülebilecek bu olay, daha derin bir değerlendirmeyle insani, operasyonel ve hukuki boyutları olan karmaşık bir duruma dönüşmüş durumda. Uluslararası deniz etkinliklerine katıldıktan sonra eğitim misyonu kapsamında ülkeye geri dönmekte olan gemi, ne saldırı pozisyonundaydı ne de bir çatışma sahasına yakındı. Ancak iki torpidonun birkaç dakika arayla fırlatılması hem geminin hem de mürettebatın kaderini değiştiren bir insani trajediye yol açtı. Bu durum, saldırının neden gerçekleştiğine ve uluslararası insancıl hukukla ne kadar uyumlu olduğuna dair ciddi sorular doğurdu.

Dena Hint Okyanusu’nda ne yapıyordu?

Dena, “Lavan” ve “Buşehir” adlı iki diğer İran gemisiyle birlikte eğitim ve araştırma görevi kapsamında uluslararası sulara gönderilmişti. Bu görev esnasında Hint Okyanusu Deniz Kuvvetleri Forumu (IONS) toplantısına, Hindistan’ın “Milan” tatbikatına ve Hindistan Deniz Kuvvetleri Günü etkinliklerine katılmak üzere Hindistan’a gitmiş ve Visakhapatnam Limanı’na demirlemişti. Tüm etkinlikler tamamlandıktan sonra ülkeye dönüş yolunda, Sri Lanka kıyılarına yakın bölgede saldırıya uğradı.

Dena’ya iki ABD torpidosu fırlatıldı

 ran ile ABD arasındaki savaş sırasında doğrudan çatışma alanından yaklaşık 2000 deniz mili uzakta bulunan Dena, ABD’ye ait “USS Charlotte” adlı denizaltı tarafından önceden uyarılmaksızın hedef alındı. İlk torpido geminin gövdesine ağır hasar verdi ve mürettebat acil tahliye prosedürünü başlatmak zorunda kaldı. Ancak sadece dört dakika sonra ikinci torpido fırlatıldı ve doğrudan geminin kıç bölümüne, yani mürettebatın toplandığı noktaya isabet etti.

İran Ordusu’nun açıklamasına göre saldırıda 104 denizci hayatını kaybetti, 20 kişi kayıp ve 34 kişi yaralandı.

Dena Gemisine Yapılan Saldırı: Uluslararası Hukukun Açık Bir Deniz Suçu Karşısındaki Sınavı

ABD hangi uluslararası hukuk kurallarını ihlal etti?

Silahlı çatışma durumlarında genel insancıl hukuk kuralları kara, hava ve deniz tüm alanlarda geçerli olsa da deniz savaşlarına ilişkin daha özel düzenlemeler bulunmaktadır. San Remo El Kitabı, Cenevre Sözleşmesi’nin ikinci bölümü, Jamaika Sözleşmesi ve teamül hukukunun ilgili kuralları; hedef tespiti, saldırı yöntemleri ve kuvvet kullanımının sınırlarını deniz çatışmaları açısından özellikle düzenler.

Bu çerçevede Dena’ya yönelik saldırı şu ilkeler üzerinden değerlendiriliyor:

1. Askerî gereklilik ilkesi

Saldırının, “acil ve zorunlu bir askerî hedefe ulaşmak” için yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşması gerekir. Dena’nın çatışma bölgesinden 2000 mil uzakta olması, diplomatik–eğitim amaçlı görevde bulunması ve Hindistan’ın resmî davetiyle bu ülkeye gitmesi, saldırının askerî gerekliliğini sorgulatmaktadır.

2. Orantılılık ilkesi

Uluslararası hukuka göre bir saldırının sağlayacağı askerî fayda, sebep olacağı insani kayıplarla kıyaslandığında aşırı olmamalıdır. Saldırı pozisyonunda olmayan ve geri dönüş yolunda bulunan bir gemiye iki torpido fırlatılması; 104 kişinin ölümüne yol açması, buna karşılık ABD için belirgin bir askerî kazanç üretmemesi sebebiyle orantılılık ilkesini tartışmalı hâle getirmektedir.

3. İhtiyat (tedbir) ilkesi

Saldırıda taraflar, mümkün olan en az can kaybı için gerekli tedbirleri almak zorundadır. İlk torpidodan sonra mürettebatın tahliye için kıç bölümünde toplandığı bilinmesine rağmen ikinci torpidonun tam olarak aynı bölgeye atılması, ölü sayısını önemli ölçüde
 

News ID 1936030

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • captcha