ABD İran'ın ekonomisini çökertemedi

Mehr Haber Ajansı'na konuşan ANKA Enstitüsü Danışma Kurulu Üyesi Dr. Yeşim Demir, "ABD, İran’a yaptırımlarla petrolünü sıfıra indirerek ekonomisini çökertmek için çaba göstermiş olsa da ne İran çökmüş ne de ABD isteklerini gerçekleştirebilmiştir" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, son günlerde Twitter üzerinden Beyaz Saray Ulusal Güvenlik danışmanı John Bolton'ın görevden alığını açıklamıştı. Bazı uzmanların değerlendirmelerine göre Bolton’ın görevden alınmasıyla birlikte Amerika'ın Ortadoğu politikası özellikte İran'a karşı izlediği sert politika yumşayacaktır.

İran'a yaptırımları azaltmayı gündeme getiren ABD Başkanı Donald Trump'ın, bu fikre karşı çıkmasının ardından Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'ın görevine son verdiği iddia edildi.

Bazı analistler de Bolton’ın görevden alınmasının ABD’nin dış politikası üzerinde büyük bir etki yaratmayacağına inanıyor.

Ancak konuya ilişkin Mehr Haber Ajansı'na röportaj veren ANKA Enstitüsü Danışma Kurulu Üyesi Dr. Yeşim Demir, "Bolton’un görevden alınmasının ABD-İran ilişkilerinde köklü bir değişim yaratması beklenmemelidir" diye açıklamada bulundu.

Aşağıdaki yazıda Dr. Yeşim Demir ile yaptığımız röportaji okuyabilirsiniz.

1- Geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’u görevden aldı. Trump’ın buna karar vermesinin asıl sebebi nedir?

Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, ABD Başkanı Donald Trump'ın 2018 Mart ayında göreve getirdiği en şahin dış politika danışmanlarından biriydi. Amerikan dış politikasında, Bolton’un belirleyici bir rol oynadığı söylenebilir. Özellikle de Bolton’un güvenlik politikaları kapsamında alınan kararların, ABD ve müttefikleri arasındaki gerilimin tırmanmasına ve ABD’nin uluslararası alanda izole edilmesine yol açtığını söylenebiliriz. Ancak Trump yönetiminin dış politikadaki başarısızlıklarının tamamını Bolton’un üzerine yıkmak da doğru değildir.

Kongre ve Senato’nun John Bolton’dan rahatsız olması, Trump’ın dış politikasında başarısızlıkların ardı ardına gelmesi ve bölgesel politikalarda yeni krizlerin patlak vermesi ile Trump’ın dış politikadaki başarısızlıklarına yöneltilen eleştiriler, 2020 Başkanlık Seçimi öncesi bir baskı unsuruna haline gelmiş Trump’ın yeniden seçilme ihtimalini riske sokmuştur. Dolayısıyla ABD Başkanı, durumu düzeltmek adına bazı adımlar atmak zorunda kalmıştır.

Ayrıca, Trump istikrarlı bir politika izlememektedir. Ülkeyi şirket gibi yönetmek istiyor. Başkanlık seçiminde yanında olan birçok kişi bugün yanında değil. Bu durum Trump ile çalışmanın o kadar da kolay olmadığını göstermektedir.

2-Trump ve Bolton’un İran, Venezuela ve Kuzey Kore konularında anlaşamadıkları ileri sürülmektedir. Sizce Bolton’un görevden alınması ABD’nin adı geçen ülkelere yönelik yaklaşımına nasıl etki bırakabilir?

Kuzey Kore’ye özellikle de İran ve Venezuela’ya askeri müdahalenin şahin savunucularından olan Bolton’un görevden alınması değindiğimiz üzere bu ülkelere yönelik ABD politikalarında köklü değişim yaratmayacaktır. ABD yönetiminin bu ülkelere yönelik askeri müdahale veya müzakere arasında nasıl bir tercih yapacağı hala belirsizliğini korumaktadır. Sadece adı geçen ülkelerle görüşmelerin biraz daha ılımlı ortamda gerçekleşebileceğini söyleyebiliriz.

3- Son bir yılda Amerika ile Türkiye arasında gergin bir politika görünmektedir. Sizce Bolton’un gitmesinin bu gerginliğin azatılmasında faydası var mıdır?

ABD yönetimi içinde sadece John Bolton değil Türkiye'ye yönelik agresif politika benimsemiş bir çok kişi vardır. Ve bunların da Türkiye-ABD ilişkilerine etkisi söz konusudur. Kısacası Bolton’un görevden alınmasıyla sadece sert söylemler yumuşayabilir.
Belirtmekte fayda var, tarihsel süreç içerisinde emperyalist güçlerin Türkiye, İran, Irak ve Suriye’yi bölme planları dahilinde suni devletler oluşturma hedefleri hala devam etmektedir. Dolayısıyla 1950’lerde Marshall yardımı ve Truman Doktrini ile başlayarak Türkiye-İran-Irak ve Suriye üzerinde nüfuz kurmaya çalışan ABD’nin adı geçen devletlere yönelik politikası ne başkan ne de bürokrat değişiminden etkilenmeyecektir.

4- Bloomberg’de yer alan bir makalede “Bolton’un görevden alınmasıyla İran ile ABD arasında müzakere için zemin hazırlanabilir” diye bir iddia yer almıştı. Sizce bu değerlendirme ne kadar doğru olabilir?

ABD’nin Bolton’un uygulamaları ile izlediği saldırgan dış politika beklentileri karşılayamamıştır. ABD, İran’dan daha fazla taviz elde etmek ve yaptırımlarla İran petrolünü sıfıra indirerek ekonomisini çökertmek için çaba göstermiş olsa da ne İran çökmüş ne de ABD isteklerini gerçekleştirebilmiştir. Tam tersi yönde İran’ı yeniden nükleer teknolojisini geliştirmeye itmiştir. 
Bolton’un görevden alınmasının ABD-İran ilişkilerinde köklü bir değişim yaratması beklenmemelidir. Şöyle ki, ABD'nin 1950'li yıllardan beri İran'a yönelik belirlediği politika aynen devam etmektedir ve edecektir. Sadece sert söylemler yerine yumuşak bir diplomasi ile hedefe ulaşılmaya çalışılacaktır. Çünkü Trump için çabalarına rağmen herhangi bir kazanç elde etmeden geri çekilmek, zayıflık olarak yorumlanacak ve yapılacak seçimle birlikte ABD kamuoyu karşısında tepkilere maruz kalacaktır.

Önümüzdeki günlerde New York'ta yapılacak olan BM Genel Kurulunda Ruhani ile Trump arasında bir görüşme gerçekleşip gerçekleşmemesi bile tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Çünkü İran’da devlet adamlarına da dahil olmak üzere uygulanan yaptırımlar kalkmadığı sürece görüşme çok olası görünmemektedir. 
ABD’nin uzun vadede ulaşmak istediği hedefler vardır. Özellikle de Türkiye ve İran üzerinde oynanan oyun ile bu hedeflere ulaşılmaya çalışılmaktadır. Bakınız 25 Eylül’de New York’ta yapılacak toplantıya İran’ın değişik etnik yapıdan temsilcileri ve Halkın Mücahitleri (Terör) Örgütü temsilcileri davet ediliyor. Görüldüğü üzere Bolton gitti diye ABD’nin dış politikasında herhangi bir değişiklik olmadığı ortaya çıkıyor.

5- Bu süreçten sonra ABD’nin dış politikasında özellikle Ortadoğu’da bir siyaset değişikliğine tanık olabilir miyiz?

ABD Başkanı olmasının yanında iş insanı kimliğiyle ön plana çıkan Trump’ın güvenlik politikaları konusundaki tecrübesizliğinin Bolton’un hareket alanını daha da genişlettiği öne sürülebilir. Bolton’ın ABD dış politikasına verdiği zarar gözle görülür durumdadır. Bu olumsuz durumu, ne yapacağını önceden tahmin etmek zor olan Trump düzeltebilir mi? Zor olmakla birlikte zaman içinde görülecektir.Bolton'un görevden alınmasının ABD'nin dış politikasında herhangi bir değişikliğe neden olabileceği net değildir. 
Sonuç olarak, Bolton’un görevden alınması genel olarak iyimser bir havası yaratmış olsa da ABD'nin bölgeye yönelik politikasının bir kişinin görevden alınmasıyla değişmesi mümkün değildir. Ancak ABD’nin bölgeye yönelik baskı politikasından tamamen vazgeçmesi ve güvensizlik sorununu çözmesi ile iyimser bir havadan bahsedilebilir.

News Code 1881223

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • 7 + 2 =