Mehr Haber Ajansı’na konuşan İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Alaeddin Burucerdi, ABD seçimlerinde Cumhuriyetçilerin yaşadığı yenilgiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Burucerdi, söz konusu gelişmenin İran halkı için kutlanmaya değer olduğunu belirterek, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu yenilgiyi hak ettiğini ve bunun İran’a yönelik saldırıların sonuçlarından biri olduğunu savundu.
Burucerdi, İran’a savaşın dayatıldığını ifade ederek, “Aziz liderimizi şehit ettiler, mazlum Minab çocuklarını, Laristan halkını ve İran’ın dört bir yanındaki insanları şehit ettiler. Bu nedenle İran halkının bu yenilgiyle yüreği soğudu ve insanlar gelişmeden memnun oldu.” dedi.
ABD’de Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasında esaslı bir fark görmediklerini vurgulayan Burucerdi, her iki partiyi de aynı madalyonun iki yüzü olarak değerlendirdiklerini söyledi.
ABD’nin emperyalist karakteri ve insanlığa karşı işlediği suçlarla tanındığını belirten Burucerdi, iktidardaki partinin değişmesinin Washington’ın bu niteliğini değiştirmeyeceğini ifade etti.
ABD’nin dünya genelindeki geçmişteki eylemlerine de değinen Burucerdi, nükleer silah kullanan tek ülkenin ABD olduğunu ve Hiroşima ile Nagazaki’de yüz binlerce masum insanın hayatını kaybetmesine neden olduğunu söyledi. Burucerdi, ABD’nin dünyanın farklı ülkelerinde de çok sayıda suça karıştığını belirtti.
Trump’ın seçim yenilgisinin İran halkına tebrik edilmesi gereken bir gelişme olduğunu yineleyen Burucerdi, buna karşın Demokratlar ile Cumhuriyetçilerin İran açısından temel politikalarının farklı olmadığını ifade etti.
Seçim sonuçlarının Trump’ın ABD iç siyasetindeki konumunu da etkileyeceğini belirten Burucerdi, Trump’ın artık farklı bir politika izlemek zorunda kalacağını savundu. Demokratların da Trump’ın savaş yanlısı politikalarına karşı çıkacağını ve bunun ABD içinde yeni siyasi sorunlara yol açacağını dile getirdi.
Burucerdi, seçimlerin ardından Trump’ın geçmişe kıyasla daha zayıf bir konuma düşeceğini ve başka bir yol izlemek zorunda kalacağını söyledi.
İran’ın taleplerinin tamamen makul olduğunu savunan Burucerdi, bu taleplerin Trump’ın daha önce İslamabad Anlaşması’nda imzaladığı ve değişikliklerini kabul ettiği çerçevenin dışında olmadığını ifade etti.
yorumunuz