31 Eki 2026 17:48

İranlı yetkili: Her türlü senaryoya hazırız

İranlı yetkili: Her türlü senaryoya hazırız

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi ve Deştistan Milletvekili İbrahim Rızai, Mehr Haber Ajansı’na verdiği röportajda ABD ile yaşanan savaşın sonuçlarını, İran’ın savunma kapasitesini, nükleer programın geleceğini ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeleri değerlendirdi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi ve Deştistan Milletvekili İbrahim Rızai, Mehr Haber Ajansı’na verdiği röportajda ABD ile yaşanan savaşın sonuçlarını, İran’ın savunma kapasitesini, nükleer programın geleceğini ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeleri değerlendirdi.

ABD savaşı kaybetti, İran daha da güçlendi

Rızai, eski ABD Başkanı Barack Obama’nın savaşın ABD’ye ağır maliyetler yüklediğine ve İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gücünün arttığına ilişkin açıklamalarının, Washington’ın başarısızlığının itirafı olduğunu savundu. ABD ve İsrail’in İran’ın siyasi sistemini devirmek, ülkeyi parçalamak, füze ve nükleer kapasitesini ortadan kaldırmak gibi hedeflerine ulaşamadığını belirten Rızai, İran’ın savaş sonrasında askeri açıdan daha güçlü hale geldiğini söyledi.

Hürmüz Boğazı’nda kontrolün tamamen İran’ın elinde olduğunu ileri süren Rızai, ABD’nin medya üzerinden farklı bir tablo çizmesine rağmen sahadaki gelişmelerin İran’ın iradesini ortaya koyduğunu ifade etti. Kızıldeniz ve Babülmendep’te direniş ekseninin güçlenmesini de ABD’nin savaşta başarısız olduğunun göstergeleri arasında saydı.

ABD’nin tehditleri psikolojik savaşın parçası

Washington’ın İran’a yönelik ağır bombalar kullanma tehditlerini psikolojik savaş ve algı operasyonlarının bir parçası olarak değerlendiren Rızai, Trump’ın askeri tehdit, saldırı ve müzakere arasında sürekli değişen söylemlerinin artık tekrarlanan bir döngüye dönüştüğünü söyledi.

İran’ın bu tehditlerden etkilenmeyecek bir noktaya geldiğini belirten Rızai, ülkenin 28 Şubat’tan bu yana füze saldırıları, ekonomik baskılar, siyasi girişimler ve psikolojik operasyonları kapsayan kapsamlı bir savaşla karşı karşıya olduğunu ifade etti. ABD’nin İran’ın donanma ve hava kuvvetlerini imha ettiği yönündeki iddialarını da reddeden Rızai, savaş boyunca İran’ın askeri kapasitesini koruduğunu ve geliştirdiğini savundu.

NPT’den çekilme ve nükleer doktrinin gözden geçirilmesi

İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’ndan (NPT) çekilmesi konusunun Meclis’te gündeme geldiğini belirten Rızai, bu yönde çeşitli tasarıların hazırlandığını, kendisinin de 12 günlük savaşın ardından bir teklif sunduğunu açıkladı.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile iş birliğinin fiilen durduğunu ve özellikle hassas nükleer tesislere yönelik denetimlerin askıya alındığını söyleyen Rızai, geçmişte İran’ın geniş kapsamlı denetimlere izin vermesine rağmen ülkenin saldırıya uğradığını vurguladı. Ajansın denetim mekanizmasının Batılı ülkeler ve İsrail tarafından istihbarat amacıyla kullanıldığını öne süren Rızai, mevcut koşullarda nükleer politikanın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

İran’ın savunma kapasitesi daha da güçlendi

İran’ın savunma kapasitesinin 28 şubat öncesine ve hatta bir yıl öncesine kıyasla önemli ölçüde arttığını söyleyen Rızai, savaş sırasında verilen araların askeri tesislerin yeniden yapılandırılması, hasarların giderilmesi ve yeni teknolojilerin geliştirilmesi için kullanıldığını ifade etti.

İran’ın artık Hint Okyanusu da dahil olmak üzere farklı bölgelerde hareket halindeki ABD savaş gemilerini hedef alabilecek kapasiteye ulaştığını öne süren Rızai, bu kabiliyetlerin test edildiğini ve başarılı sonuçlar alındığını iddia etti.

ABD’ye ait 60’tan fazla hava aracının imha edildiğine ilişkin raporlara da değinen Rızai, İran’ın bir F-35 savaş uçağını hedef almasının ülkenin gelişen askeri kapasitesini gösterdiğini savundu. Rızai, İran’ın olası yeni saldırılara ve her türlü askeri senaryoya karşı hazırlıklı olduğunu vurguladı.

News ID 1939473

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • captcha