11 Eylül saldırısında ABD'nin istihbarat zafiyeti ortaya konuldu

Mehr Haber Ajansı'na konuşan Trakya Üniversitesi öğretim elemanı Dr.Özdemir Akbal, 11 Eylül saldırısında, Amerikan istihbaratı ve güvenlik birimlerinin beceriksizliğinin ortaya konulduğunu belirtti.

Rüya Fereyduni - Terör örgütü El Kaide’nin 11 Eylül 2001’de New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne (İkiz Kuleler) ve ABD Savunma Bakanlığına (Pentagon) düzenlediği terör saldırısının üzerinden 19 yıl geçiyor. 

İster sahte olsun, ister gerçek olsun ABD'deki en büyük saldırılarından biri olarak tarihe geçen 11 Eylül saldırıları dünyanın geleceğini değiştirdi.

11 Eylül 2001 günü sabah saatlerinde El Kaide örgütünün kaçırdığı 4 uçaktan ikisi New York kentindeki Dünya Ticaret Merkezi'nin İkiz Kuleler olarak bilinen güney ve kuzey kulelerine çarparak intihar saldırısı düzenledi. Uçaklardan üçüncüsü ABD Savunma Bakanlığı karargahı Pentagon'a çarptı ve Pensilvanya'nın Pittsburgh ketindeki bir Sinagog'u hedef alan diğer uçak ise F-16’lar tarafından Pensilvanya kırsalında düşürüldü.

11 Eylül olayı ABD'nin Afganistan ve Irak’a savaş açmasına neden oldu ve toplumsal anlamda da ABD’de Müslümanlara karşı önyargı, nefret ve ırkçılık arttı.

Mehr Haber Ajansı bu konuda Trakya Üniversitesi öğretim elemanı Dr.Özdemir Akbal ile bir röportaj gerçekleştirdi. 

İşte Dr. Özdemir Akbal'ın Mehr'e verdiği yanıtlar:

1- 11 Eylül olayının üzerinden 19 yıl geçiyor. Bazı uzmanlar hala bu olayın Amerikan yönetiminin uydurduğu bir eylem olduğuna inanıyor. Şimdi ABD'nin dış politikadaki tutumuna göre bu değerlendirmeler ne kadar doğru olabilir?

Bu ifadelere istinaden uzman tanımlamasından ziyade komplo teorisyenleri tanımlamasını tercih ederim. Standart bir komplo teorisyeni ile sonu gelmez bir tartışma sadece popüler video sitelerindeki üzerinde oynanmış videolar delil olarak gösterilip bir ömür boyu sürdürülebilir. Bu yüzden komplo teorisyenlerinin bu konudaki açıklamaları benim dikkate aldığım bir şey değil. ABD'nin dış politika tutumu başka devletlerin içişlerine karışma hadsizliği ve başka devletler istediği gibi yönetilmediği için fırsat bulduğunda askeri operasyonla devirme girişimleri 11 Eylül öncesi dönemde de mevcut olduğu için bu açıdan ABD dış politikasında bir değişiklik yoktur.

2- Sizce bu olayın perde arkasındaki hedefler neydi ve ne kadar hedeflerine ulaşılabilmişlerdir? 

Bu olay ifadesinden kastınız el Kaide militanlarının terör saldırıları ise Dünya Ticaret Merkezi ve ABD Savunma Sekreterliğine saldırmayı başarabildiler. Şunu da ifade etmek isterim perde arkası gibi ifadelerle bu olaya gizem katmak yerine Amerikan istihbaratı ve güvenlik birimlerinin beceriksizliğini tartışmak daha yerinde bir durum olur.

3- İsrail lobisinin bu olaydaki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

İsrailin özellikle İran konusundaki tavrı bölgesel güvenlik ifadesini bahane ederek ABD ve bölgedeki müttefiklerinin politik davranışlarından yararlanmaya çalışmak üzerine kurulu. ABD'deki İsrail lobisinin de George W. Bush idaresini bu olayın sonunda kendi politik çıkarları ile hareket etme girişimlerinde bulunmuş olabileceğini tahmin ediyorum.

4- Zaman geçtikçe Suudi Arabistan’ın da bu olayda parmağı olduğuna dair ihtimaller artıyor. Size göre, ABD neden Suudi Arabistan’ın bu olaydaki rolünü gizlemeye çalışıyor?

Bu noktada 19 korsanın 15’inin Suudi Arabistan vatandaşı olması ile Suudi Arabistan Krallığının bu olayı desteklediğinin ifade edilmesi Amerikalı politika yapıcılara göre ayrı şeyler. Zira Suudi Arabistan Krallığı, ABD'nin bölgesel çıkarları konusunda aktif destek veren bir devlet. Bu yüzden ABD pragmatist dış politika anlayışı 15 hava korsanının yarattığı kayıplardan dolayı mağdurlara dava açma hakkı vermek gibi bir girişimin ötesinde bir durum görülmedi. Bu da ABD-Suudi Arabistan ilişkisinin vazgeçilmezlik seviyesini ortaya koyarken sorunuzun gerekçesini de açıklıyor.

News Code 1888896

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • 4 + 8 =