MEHR Haber Ajansı’nın aktardığına göre, parlamenter, siyasi ve ekonomik iş birliklerinin geliştirilmesi çerçevesinde Suudi Arabistan Krallığı’nın İran Büyükelçisi Abdullah bin Saad el‑Anzi, bugün İran İslami Şura Meclisi Başkanı’nın Uluslararası İşlerden Sorumlu Özel Danışmanı Ebulfazl Amuyi ile bir araya gelerek, ikili iş birliğinin son durumu ile uluslararası ve bölgesel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulundu.
Görüşmenin başında, iki ülke arasındaki ilişkilerin olumlu bir ivme kazandığına dikkat çeken Amuyi, İran İslam Cumhuriyeti’nin özellikle parlamenter, siyasi, güvenlik ve bölgesel etkileşim alanlarında ikili ilişkilerin gelişmesini memnuniyetle karşıladığını belirtti. Amuyi, bu sürecin devamının Fars Körfezi bölgesinde barış, istikrar ve kalıcı güvenliğin güçlendirilmesinde ve İslam ümmetinin ortak hedeflerinin ilerletilmesinde önemli rol oynayacağını vurguladı.
Amuyi, parlamenter diplomasinin Tahran ile Riyad arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde kilit öneme sahip olduğunu belirterek, İran İslami Şura Meclisi’nin; parlamenter dostluk gruplarının etkinleştirilmesi, uzman komisyonlar arasındaki temasların artırılması ve tecrübe paylaşımının sağlanması yoluyla ikili parlamenter etkileşimleri güçlendirmeye hazır olduğunu ifade etti.
Konuşmasının başka bir bölümünde ekonomik ilişkilerin siyasi ilişkileri tamamlayıcı rolüne dikkat çeken Amuyi, ekonomik ve ticari iş birliğinin geliştirilmesinin, iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin kalıcı hâle gelmesi açısından temel bir gereklilik olduğunu söyledi. Amuyi, sürdürülebilir ekonomik ilişkilerin, diğer alanlardaki iş birliklerini de güçlendireceğini vurguladı.
Bu çerçevede Amui, gerekli zeminlerin oluşturulmasıyla birlikte İran ile Suudi Arabistan arasındaki ekonomik, ticari ve yatırım alanındaki ilişkilerin yakın gelecekte fiili aşamaya geçmesini temenni ettiklerini dile getirdi.
Bölgesel gelişmelere de değinen Amuyi, ABD’nin desteğiyle İsrail rejiminin İran’a yönelik saldırgan tutumuna ve son dönemdeki bölgesel gelişmelere karşı Suudi Arabistan’ın sorumlu tutumunu takdir ettiklerini ifade etti.
Amuyi, İsrail rejiminin yayılmacı politikalarının bölgedeki tüm ülkelerin güvenliği için ortak bir tehdit oluşturduğunu ve bu tehditle mücadelenin bölge ülkeleri arasında yakınlaşma, diyalog ve kolektif iş birliğiyle mümkün olacağını vurguladı.
Amuyi, görüşmenin sonunda İsrail rejiminin bölgedeki yayılmacı ve hegemonik politikalarının Asya ve Afrika’daki birçok ülkede yol açtığı sonuçlara dikkat çekerek; Filistin, Lübnan ve Yemen’in yanı sıra Somali gibi bazı Afrika ülkelerinde istikrarsızlaştırma ve parçalama girişimlerinin açık bir gerçek olduğunu ve bu duruma kayıtsız kalınamayacağını ifade etti.
Amuyi ayrıca, bölge ülkeleri arasındaki iç anlaşmazlıkların bir kenara bırakılması, özellikle İran ve Suudi Arabistan gibi iki önemli bölgesel aktörün ilişkilerinin güçlendirilmesinin, istikrarsızlaştırıcı politikalara karşı koymada, kolektif güvenliğin korunmasında ve bölgenin daha güvenli ve istikrarlı bir geleceğe yönelmesinde belirleyici rol oynayacağını söyledi.
Suudi Arabistan’ın İran Büyükelçisi Abdullah bin Saad el‑Anzi ise görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkilerin mevcut seviyesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, İran ile Suudi Arabistan ilişkilerinin yeni bir aşamaya girdiğini ve iki ülke liderlerinin her düzeyde iş birliğini geliştirme yönünde güçlü bir siyasi iradeye sahip olduğunu belirtti.
El‑Anzi, İran ve Suudi Arabistan gibi bölgenin etkili iki ülkesi arasında sürekli diyalog ve etkileşimin, bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesinde önemli bir rol oynayacağına dikkat çekti.
İran İslami Şura Meclisi’nin siyasi sistemdeki önemli konumuna da vurgu yapan Suudi Büyükelçi, parlamentoların ikili iş birliğini güçlendirme ve karşılıklı güveni derinleştirmedeki rolünün büyük önem taşıdığını ifade ederek, parlamenter dostluk grupları ve uzman komisyonlar çerçevesinde parlamenter heyetlerin karşılıklı ziyaretlerini desteklediklerini söyledi.
Görüşmenin sonunda el‑Anzi, bölgesel gelişmeler konusunda iki ülke yetkilileri arasındaki temasların sürmesinin önemine işaret ederek, İsrail rejiminin politikalarının İslam ülkeleri arasında gerilimi artıran ve ayrışmayı körükleyen başlıca unsur olduğunu dile getirdi.
Suudi Arabistan Büyükelçisi, İran İslam Cumhuriyeti’nin bölgesel denklemlerde etkili ve güçlü bir ülke olduğuna dikkat çekerek, bölge ülkeleri ve İslam dünyası arasındaki iş birliği ve eşgüdümün, Batı Asya’da kalıcı barış, istikrar ve güvenliğin tesis edilmesine katkı sağlayacağını ve istikrarsızlaştırıcı politikalara karşı etkili bir duruş oluşturacağını ifade etti.

yorumunuz