İran Dışişileri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi düzenlediği haftalık basın toplantısında gündemi değerlendirdi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, Trump'ın İran haritasının değişmesi ve İran'ın üç adasını ele geçirme hakkındaki açıklamalarıyla ilgili olarak, "İran halkının iradesi önemlidir. ABD başkanı ve diğerleri dünyadaki diğer bölgeler hakkında yorum yapmışlardır. Sanki bütün dünya değerli bir toprak ve devletler de emlak şirketi gibi. Ülkeler, halkların iradesi ve kaderlerini belirleme hakkı ile şekillenir. İran milleti ve İran haritası söz konusu olduğunda, bu, İran halkının gurur duyduğu her şeyi ve uğruna hayatını feda edeceği şeyleri gösteriyor. Ülkeler dikkatli olmalıdır. İran halkı, İran'ın sınırlarını nasıl savunacağını bilir. Ancak dünyadaki ülkeler, sadece izleyici rolünde olup rahatça çıkacaklarını düşünüyorlarsa, büyük bir hata yapıyorlar. Adaletsizliğe karşı kayıtsızlık, kayıtsızları zulme ortak eder" dedi.
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, ABD Savaş Bakanının İran halkı ile ilgili açıklamaları hakkında ise, "Bazı şeyler o kadar açıktır ki soruya yer yoktur. İran halkının hedef alındığı ve saldırganların saldırılarında halk arasında ayrım yapmadıkları konusunda hiç şüphe yoktur. Bu bir süreçtir ve şeytanlaştırma çabasıdır; İranlıların kötü insanlar olduğu belirtilerek halkın tepkisiz kalması sağlanmak isteniyor. Bu, uluslararası bir suçtur. Medyanın görevi, bu meseleleri açıklığa kavuşturmaktır. İranlıların yaptığı şey, insan onuru ve özgürlüğünü, yayılmacı politikalara karşı savunmaktır" ifadesini kullandı.
Denizaltı Dena'ya yapılan saldırıya tepki gösteren Bekayi, "Bu, açık bir savaş suçu örneğidir. Deniz operasyonlarıyla ilgili savaş kuralları çok nettir. Dena destroyeri, Fars Körfezi'nin çok uzağındaydı; bu eylem, savaş suçudur. Amerika'nın bu eylemleri, Nazi Almanya'sının yaptıklarını bile geride bırakmıştır. Nazi Almanyası, birkaç kez İngiliz gemilerini batırmıştı ancak kendi gemileri için yardım göndermişti. Ama ABD sadece saldırmakla kalmadı, aynı zamanda yardım göndermedi ve başkalarının da yardım göndermesine engel oldu. Bu, Cenevre Sözleşmeleri ve protokollerinin ihlalidir. Bunları uluslararası kuruluşlara sunduk ve kesinlikle takip edilecektir" ifadelerinde bulundu.
İsrail medyasının İran'ın karşılık verme gücünün azaldığına dair haberlerine ilişkin olarak Bekayi şunları söyledi "Aldıkları darbeler, kendi yanlış hesaplamalarından kaynaklanıyor. Kendi hayallerinde kalsınlar. İran'ın zayıf olduğuna dair birçok şey söylediler ama bizim sahada ne kapasiteye sahip olduğumuzu gösteren güçlü bir gücümüz var."
Sözcü, Amerika ve İsrail'in İran altyapılarına saldırması ve İran'ın yanıtı hakkında ise, "Bir ilke olarak, hem duyurduk hem de gösterdik ki, silahlı kuvvetlerimiz insani etik ve uluslararası insancıl hukuka bağlıdır. Savaş suçlarına asla karışmamışlardır; bu temel bir ilkedir. Karşı taraf, ilk darbelerde masum vatandaşları ve çocukları hedef alarak, altyapılarımıza saldırmaya başladı. Bu, çevreye karşı bir suçtur. İnsanlığa karşı bir suçtur ve bu, soykırım denebilir çünkü etkileri nesiller boyunca devam edecektir. Bizim uyarımız, eğer normatif sınırları aşarsa, uygun bir karşılık alacaklardır. Amerika'nın üslerine yönelik yanıtlar ise nettir. Bir kez daha, komşu ülkelere ve bölge halklarına diyorum ki, biz Müslüman ülkelerle savaşmıyoruz. Savaşımız, sınırlarını çiğneyip, kendi saldırganlıklarını desteklemek için Müslüman ülkelerin topraklarını kullanan saldırganlarla ilgilidir. Meşru savunma hakkı temelinde bu üsler hedef alınacaktır" ifadelerinde bulundu.
Bekayi yeni liderin seçilmesi hakkında şöyle dedi: "O, resmi olarak devrim lideri olarak seçilmiştir ve tüm yasal prosedürler tamamlanmıştır. Durum nettir. Biz kendimizi savunuyoruz ve mesajlar da açıktır. Mesajı alması gerekenler aldı. İran, ulusal egemenliğini ve vatandaşlarını savunmaya devam edecektir."
Birçok ülkenin İran'a yönelik saldırıyı kınaması hakkında ise şöyle ekledi: "Birçok ülke duruşunu net bir şekilde açıkladı. Bu saldırıyı bir suç olarak kınadılar. Bu yaklaşım, Amerika'nın askeri saldırısının kınanması hakkında net bir tutum olmanın yanı sıra, devletlerin sorumluluk sahibi olduklarını da gösteriyor. Saldırıyı kınayan ve karşı duruşlarını belirten ülkelere teşekkür ediyoruz."
yorumunuz