30 Eki 2026 09:27

İran: Hürmüz'deki seyrüseferin aksamasından doğrudan saldırganlar sorumludur

İran: Hürmüz'deki seyrüseferin aksamasından doğrudan saldırganlar sorumludur

İran’ın BM Daimi Temsilciliği Büyükelçisi ve Maslahatgüzarı Gulamhüseyin Derzi, Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefere yönelik her türlü aksama, engel ve müdahalenin sorumluluğunun doğrudan saldırganlara ait olduğunu bildirdi.

Derzi, BM Güvenlik Konseyi’nin “Yükselen Teknolojiler ve Deniz Güvenliği: Barış ve Güvenliğe Etkileri” başlıklı toplantısında yaptığı konuşmada , “Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefere yönelik her türlü aksama, engel veya müdahalenin sorumluluğu doğrudan saldırganlara ve İran’a karşı saldırgan eylemlerini kolaylaştıran ya da bu eylemlere iştirak edenlere aittir. Bu saldırganlık ve hukuka aykırı eylemler, deniz güvenliğini ve seyrüsefer serbestisini tehlikeye atmaktadır” dedi.

İranlı diplomat, yapay zekâ dahil yükselen teknolojilerin deniz güvenliğinin güçlendirilmesi için fırsatlar sunduğunu, ancak aynı zamanda yeni tehlikeler de yarattığını ifade ederek, BM Güvenlik Konseyi’nin, BM Şartı uyarınca yetkileri çerçevesinde gerçek tehditleri ele alması ve bu alandaki ilgili kurumların rolüne ve görevine saygı göstermesi gerektiğini vurguladı.

İran’ın on yıllardır bir kıyı devleti olarak Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliğine ve seyrüsefer serbestisine her zaman bağlı kaldığını ve bu konudaki sorumluluklarını yerine getirdiğini belirten Derzi, sözlerine şöyle devam etti:

“Ne yazık ki bugünkü toplantıda da bazı konuşmacılar, mevcut durumun kök nedenlerini yeniden göz ardı etti. Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefere yönelik her türlü aksama, engel veya müdahalenin sorumluluğunun doğrudan saldırganlara ve İran’a karşı saldırgan eylemlerini kolaylaştıran ya da bu eylemlere iştirak edenlere ait olduğunu defalarca vurguladık. Bu saldırganlık ve hukuka aykırı eylemler, deniz güvenliğini ve seyrüsefer serbestisini tehlikeye atmaktadır.”

Derzi, bu sorumluluğun İran’a yüklenmeye çalışılmasının hiçbir meşru dayanağı ve geçerliliği bulunmadığını vurgulayarak, “Hürmüz Boğazı ve bu hayati suyolu üzerinden yürüyen deniz ticareti güzergâhı 28 Şubat 2026 tarihine kadar açıktı. O tarihten bu yana ABD, İsrail rejimiyle birlikte İran’a karşı vahşi ve saldırgan bir savaş başlatmış olup saldırgan eylemlerini sürdürmektedir” ifadelerini kullandı.

ABD’nin İran’a yönelik uygulanan deniz ablukasının, ülkenin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali olduğunu belirten Derzi, bu durumun BM Şartı’nın 4. maddesinin açık bir ihlali niteliğinde olduğunu vurgulayarak; söz konusu maddenin, herhangi bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç kullanılmasını veya güç kullanma tehdidinde bulunulmasını yasakladığını hatırlattı.

Derzi ayrıca, ABD’nin uyguladığı ablukanın sivillerin gıda, ilaç, yakıt ve diğer temel ihtiyaçlara erişimini tehlikeye attığını ifade etti. 

İran’ın adımları savunma amaçlıdır

İran’ın BM nezdindeki Büyükelçisi, “İran’ın attığı adımların savunma amaçlı ve hukuki bir nitelik taşıdığını” belirterek şunları söyledi: “Bir kıyı devleti olarak İran, ABD’nin süregelen tehdit ve saldırganlığına karşı; egemenlik haklarını, toprak bütünlüğünü, halkını ve hayati ulusal çıkarlarını korumak amacıyla uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli ve uygun tüm önlemleri alma meşru hakkına sahiptir.”

Derzi, İran’ın bu ağır ihlallerin yanı sıra, sivillere verilen zararlar ve uğratılan kayıplar konusunda tam bir hesap verebilirlik talep ettiğini vurguladı.

News ID 1939450

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • captcha