İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği Temsilci Yardımcısı Gulamhüseyin Derzi, BM Güvenlik Konseyi'nin Orta Doğu oturumunda yaptığı konuşmada, Gazze'de ilan edilen ateşkese rağmen İsrail'in askeri operasyonlarını ve insani yardımlara yönelik kısıtlamalarını sürdürdüğünü söyledi.
Derzi, bu durumun sivillerin acılarını derinleştirdiğini belirterek, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yasa dışı yerleşim faaliyetlerini genişletmeye devam ettiğini, bunun uluslararası hukuk ile BM kararlarının açık ihlali olduğunu ifade etti.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ile Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal eden eylemlerinin bölgesel barış ve güvenliği tehdit ettiğini savunan Derzi, kalıcı çözümün ancak kalıcı ateşkes, insani yardımların engelsiz ulaştırılması, İsrail güçlerinin tamamen çekilmesi ve Filistin'in BM'ye tam üyeliğiyle mümkün olacağını dile getirdi.
Gazze'nin yeniden inşası ve insani yardımların siyasi ya da askeri hedeflere bağlanmaması gerektiğini vurgulayan İranlı diplomat, İsrail'in ve bu ülkeye siyasi, askeri ya da ekonomik destek sağlayanların uluslararası insancıl hukukun ağır ihlalleri nedeniyle hesap vermesi gerektiğini söyledi.
Derzi, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) 21 Kasım 2024'te İsrail Başbakanı hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar gerekçesiyle çıkardığı tutuklama kararının, "hiç kimsenin uluslararası hukukun üzerinde olmadığını" gösterdiğini ifade etti.
ABD temsilcisinin İran'a yönelik suçlamalarına da yanıt veren Derzi, bu iddiaların asılsız ve siyasi saiklerle ortaya atıldığını belirterek, Washington'u İran'a karşı "dezenformasyon ve çarpıtma kampanyası yürütmekle" suçladı.
ABD'nin İran'a yönelik eylemlerinin BM Şartı'nı ve uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal ettiğini öne süren Derzi, ABD'nin sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alarak savaş suçları işlediğini iddia etti.
Derzi, İran'ın tüm adımlarının savunma amaçlı, gerekli ve uluslararası hukuka uygun olduğunu belirterek, Tahran'ın BM Şartı'nın 51. maddesi kapsamında meşru müdafaa hakkını kullanmaya devam edeceğini ve ülkesinin egemenliği ile ulusal çıkarlarını koruyacağını söyledi.
yorumunuz