Moskova'da TASS ev sahipliğinde OANA'nın 65. yılı dolayısıyla medya forumu bugün başladı.
Mehr Haber Ajansı Genel Müdürü Muhammed Mehdi Rahmeti, forum kapsamında düzenlenen “Dezenformasyon Ve Sahte Haberlerin Yayılmasıyla Mücadele Yöntemleri” başlıklı panelde konuştu.
Rahmeti, medyanın kamuoyu algısını şekillendirmedeki rolüne dikkat çekerek, temel görevin “yapay gerçeklikler” üretmek değil, kanıta dayalı ve doğrulanabilir bilgilerle habercilik yapmak olduğunu vurguladı.
Mesnetsiz veya belgesiz bir konunun gerçekmiş gibi sunulmasının büyük bir risk taşıdığını belirten Rahmeti, güçlü bir medya kuruluşunun kurgusal hikâyelerle değil, gerçeklik üzerine inşa edilmiş sağlam anlatılarla tanımlanması gerektiğinin altını çizdi.
ABD’nin düğün evine saldırısı
Rahmeti, Mehr Haber Ajansı muhabirinin Hürmüzgan eyaletine bağlı Kuhestek kentindeki düğün evine saldırısı olayla ilgili raporuna değinerek, “Sunulan bilgilere göre, aralarında 4 yaşında bir çocuğun da bulunduğu 5 kişi hayatını kaybetti, 50’si kadın ve çocuk olmak üzere toplam 63 kişi yaralandı” dedi.
Rahmeti sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mehr Haber Ajansı muhabiri, düğün töreninin hedef alınmasının hemen ardından olay yerine giderek saha raporları hazırladı. Bu, sahte anlatılar medya ortamına hâkim olmadan önce, doğrudan bilgilerin, görsellerin ve ilk delillerin kayıt altına alınmasını ve servis edilmesini sağladı.”
Mehr muhabirinin hazırladığı raporların, yaşananların doğru bir anlatıyla aktarılmasına zemin hazırladığını belirten Rahmeti, birçok medya kuruluşunun ve diğer kaynağın da bu raporlara ve görsellere atıfta bulunduğunu kaydetti.
"Belgeli habercilik uluslararası gerçeklik arayışına zemin oluşturabilir"
Mehr Medya Grubu Genel Müdürü, olaya ilişkin yürütülen inceleme sürecine atıfta bulunarak, “Belgelere dayalı bir rapor, bir haber ajansının sınırlarını aşarak uluslararası bir gerçeklik arayışı sürecinin parçası haline gelebilir” dedi.
Rahmeti, “Bahsi geçen olayda, Mehr Haber Ajansı tarafından servis edilen haberler ve görseller, yabancı medya kuruluşları ve bağımsız araştırmacılar tarafından da kullanıldı. Yayınladığımız materyaller, onların inceleme ve gerçekleri araştırma süreçlerinde temel başvuru kaynaklarından biri oldu.” ifadelerini kullandı.
Rahmeti, Drop Site News’in raporuna ve Christian Triebert’in analizine atıfta bulunarak, “Drop Site News, Minab Hastanesi’ndeki kayıtlı görüntüleri kullandı. Christian Triebert ise silah parçasını ve üzerindeki işaretleri inceleyerek, bu konuda daha detaylı teknik veriler sundu” dedi.
Sürecin devamında Birleşmiş Milletler (BM) Soruşturma Komisyonu’nun, ABD’nin doğrudan bir düğün törenini hedef aldığı yönünde tespitte bulunduğunu kaydeden Rahmati, bu tür saha çalışmaları ve analizlerin uluslararası gerçekleri aydınlatmadaki rolüne dikkat çekti.
Mehr Medya Grubu Genel Müdürü, “Doğru, belgelere dayalı ve işlevsel bir rapor; medya kuruluşları ve uluslararası araştırmalar için bir başvuru kaynağı haline gelebilir” vurgusunda bulundu.
“Yapay zeka gazetecinin yerini almamalı, onun hizmetinde olmalı”
Rahmeti, yeni teknolojilerin dezenformasyonla mücadeledeki rolüne değinerek, “Günümüzde sahte haberlerle artık sadece geleneksel yöntemlerle mücadele edilemiyor. Bilgi hacmi, yayılım hızı ve sahte içeriklerin karmaşıklığı öyle bir seviyeye ulaştı ki, medya kuruluşları yeni araçlara ve daha kapsamlı iş birliklerine ihtiyaç duyuyor” ifadelerini kullandı.
Bu alanda “entegre editöryal yapılar, yapay zeka ve doğrulama ağları” olmak üzere üç temel unsura dikkati çeken Rahmeti, şunları kaydetti:
“Yapay zeka, muhabirlerin veya editörlerin yerine geçmemelidir. Ancak araştırma, veri organizasyonu, bilgi karşılaştırma, örüntü tanıma ve ön inceleme süreçlerinde medya kuruluşlarına önemli bir destek sunabilir.”
"Medya işbirliği yalnızca kriz anlarıyla sınırlı kalmamalıdır"
Konuşmasının devamında medya işbirliklerinin yalnızca kriz dönemlerine mahsus olmaması gerektiğini anlatan Rahmeti, mutabakat zaptlarının pratik işbirliğine dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
Rahmeti, “Sadece mutabakat zaptı imzalamak, dezenformasyon sorununun çözümü için yeterli değildir. Bir mutabakat zaptı, ancak somut bir işbirliğine dönüştüğü ölçüde değer kazanır” diye konuştu.
Medya forumu yarın da devam edecek.
35 ülkeden 44 haber ajansının üye olduğu OANA, dünya nüfusunun yarısından fazlasının bulunduğu bir bölgede, haber ajansları arasında doğrudan ve serbest haber değişimini sağlamak amacıyla 1961'de Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) inisiyatifiyle kuruldu.
yorumunuz