İran Petrol Bakanlığının verilerine göre, 21 Eylül-21 Ekim arasındaki bir aylık süreçte ihracat toplam 66 milyon 800 bin varili aştı.
İran'ın ekim ayındaki rekor petrol ihracatı, ABD’nin İran’ın petrol satışını engellemeyi amaçlayan yaptırımları boşa çıkardı.
ABD yönetimi 2018 yılından beri İran'ın ham petrol ihracatını sıfıra indirmeyi hedefliyor.
Trump hükümeti, İran'a yönelik "azami baskı" kampanyası kapsamında bu çabalarını yoğunlaştırıyor. Bu doğrultuda ABD Enerji Bakanı Chris Wright, "İran'ın petrol ihracatını bir damlaya düşüreceğiz.'' demişti.
Son günlerde Petrol Bakanı Muhsin Paknejad, ülkenin petrol satışı hakkında, "Sattığımız petrol varil sayısı şu anda iyi durumda. Bu eğilim geçmişte olduğu gibi devam ediyor." dedi.
Uluslararası enerji istatistikleri de, İran'a karşı uygulanan yaptırımların ülkenin petrol ihracatını engellemediğini gösteriyor.
Bu kaynaklara göre, İran’ın ham petrol ihracatı azalmamakla kalmamış, bazı dönemlerde son yedi yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır.
İran’ın petrol ihracatı 2025’te yedi yılın zirvesinde
Uluslararası ticaret verilerini izleyen Kpler'e göre, İran’ın 2025 yılındaki petrol ihracatı günlük ortalama 1.67 milyon varile ulaştı. 2024 yılına nazaran yüzde 5’lik bir artış yaşandığını gösteren bu rakam 2018’de yaptırımların yeniden yürürlüğe girmesinden bu yana kaydedilen en yüksek ihracat seviyesi olarak kayıtlara geçti.
Bu ihracat hacminin yaklaşık 750 bin varili günlük doğrudan Çin pazarına yönelirken, kalan 900 bin varillik kısım ise nihai varış noktası net olarak belirlenemeyen adreslere gönderiliyor.
İran ve Çin'in Tahran petrolünün yaptırımları aşması için yıllar içinde karmaşık bir sistem geliştirdiğine inanılıyor.
Bu belirsiz menşeli sevkiyat rakamı, geçen yıl yaklaşık 290 bin varil olan miktarla karşılaştırıldığında dikkate değer bir artışa işaret ediyor ve yaptırımları aşmaya yönelik geliştirilmiş karmaşık yöntemlerin yaygınlaştığının bir kanıtı niteliği taşıyor.
Öte yandan, İngiliz Enerji Enstitüsü’nün (IEE) raporuna göre, İran 2024 yılında günlük ortalama 5.06 milyon varil (petrol ve doğal gaz kondensatı) üretimle dünyanın en büyük beşinci petrol üreticisi olarak konumlandı. Bu, İran’ın petrol üretim ve tedarik altyapısının, uygulanan yaptırımlara rağmen yüksek kapasitesini koruduğunu göstermektedir.
İran petrolü Çin'e nasıl ulaşıyor?
İran petrolünün Çin pazarına ulaşma yolu her zamankinden daha karmaşık ve çok katmanlı hale geldi. Raporlar, İran petrolü taşıyan tankerlerin, kargonun gerçek menşeini gizlemek için açık denizlerde gemiden gemiye transfer gibi yöntemleri yaygın olarak kullandığını gösteriyor. Ayrıca, gemilerin Otomatik Tanımlama Sistemi'ni (AIS) devre dışı bırakmak veya kurcalamak, İran petrolünün izini kaybettirmek için yaygın bir taktiktir.
Birçok durumda, İran petrolü nominal olarak Malezya veya diğer Doğu Asya aktarma merkezleri gibi ülkelerden ihraç ediliyor, bu da ABD ve Avrupa düzenleyicilerinin gerçek menşeini belirlemesini zorlaştırıyor. Böyle bir ortamda, ABD pazarıyla doğrudan bağlantısı olmayan küçük ve orta ölçekli Çin rafinerileri, İran petrolünün ana alıcıları haline geldi. Bu rafineriler, daha yüksek risk toleransları ve fiyat indirimlerinin önemi nedeniyle, ikincil yaptırımların sonuçları konusunda daha az endişe duyuyorlar.
Aracıları ortadan kaldırmanın zamanı geldi
Petrol satışının iyi seviyede olmasına rağmen ekonomi bakanlığı yetkilileri, petrol ihracatından elde edilen dövizin ülkeye geri dönüşünün ciddi bir zorlukla karşı karşıya olduğunu dile getiriyor.
Bazı uzmanlara göre, İran için Çin ile resmi, şeffaf ve doğrudan mali ilişkilere yönelmek, petrol gelirlerinin yönetiminde bir dönüm noktası olabilir; bu yöntem işlem maliyetlerini düşürür, şeffaflığı artırır ve maliyetli ve kontrol edilemeyen aracılara olan bağımlılığı sınırlar. Daha da önemlisi, böyle bir yaklaşım, yatırım, altyapı ve finansman gibi alanlarda petrol satışlarının ötesinde sürdürülebilir bir ekonomik ortaklığın temellerini güçlendirebilir.
yorumunuz