İran’ın Çin Büyükelçisi Abdulrıza Rahmani Fazli, IRNA haber ajansına verdiği demeçte, İran ile Çin arasındaki ilişkilere dair değerlendirmelerde bulundu.
Rahmani Fazli, İran’a karşı dayatılan savaşın ardından Batı Asya bölgesindeki gerilimi azaltmaya yönelik Çin’in gösterdiği çabalara değinerek, “Pekin yönetimi; etkili aktörlerle yürüttüğü temaslar, Pakistan ile birlikte İslamabad’daki görüşmelere zemin hazırlayan ortak barış girişimi ve ayrıca Sayın Şi Cinping’in dört maddelik planı aracılığıyla diyalog yolunun açık tutulması ve güçlendirilmesi için çaba gösterdi” dedi.
Çin’le imzalanan Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması’nın önemine işaret eden Rahmani Fazli, şunları kaydetti:
"Bu anlaşma tam da böyle bir dönüm noktalarında anlam kazanıyor. Söz konusu metin yalnızca yatırım, petrol, altyapı ya da ticaretle ilgili değil; aynı zamanda İran’ın değişen küresel düzende kendisi için nasıl bir konum tanımladığıyla ilgilidir"
Çin’le uzun vadeli işbirliğinin İran’a diplomatik anlamda stratejik bir derinlik kazandırdığını belirten Rahmani Fazli, “İran, ABD baskısı karşısında gerçek seçeneklere, önemli ortaklara ve alternatif kapasitelere sahip olduğunu gösterebilir” ifadesini kullandı.
Büyükelçi Rahmani Fazli, “Tahran açısından temel mesele, karşı tarafın İran’ın gerçek mesajını dinlemeye hazır olup olmadığıdır. İran’ın mesajı nettir: Savaşın kalıcı olarak durdurulması, sürdürülebilir bir ateşkesin tesis edilmesi, kuşatmanın kaldırılması ve İran’ın meşru haklarına saygı gösterilmesi. Çin bu mesajı büyük güçler düzeyinde yansıtabilir” değerlendirmesinde bulundu.
İranlı diplomat, “Çin, Tahran ve Washington arasındaki gerilimi azaltmada önemli bir rol oynayabilir, ancak bunun şartı ABD’nin baskı, yaptırım ve tehdit dilinin diplomasiyi yerini alamayacağını kabul etmesidir. İran, karşılıklı saygıya, baskının azaltılmasına ve İran halkının meşru çıkarlarının güvence altına alınmasına dayalı her türlü girişimi memnuniyetle karşılamaktadır” diye konuştu.
yorumunuz