İran Meclis Başkanı ve ülkenin Çin özel temsilcisi Muhammed Bakır Galibaf, Çin ile imzalanan “Uzun Vadeli İş Birliği Yol Haritası” anlaşmasının beşinci yıldönümü vesilesiyle bir mesaj yayımladı.
İran-Çin ilişkilerini "karşılıklı saygı, yapıcı etkileşim ve iki ulus arasındaki derin anlayış" temellerine dayalı olarak nitelendiren Galibaf, ikili ilişkilerin ortak medeniyet miraslarının bağlarını genişletmek için güçlü bir temel sağladığını belirtti.
Galibaf ayrıca, ikili ilişkilerin "kapsamlı stratejik ortaklık" seviyesine yükseltilmesinin 10. yılını ve 25 yıllık kapsamlı işbirliği anlaşmasının imzalanmasının 5. yıldönümünü vurgulayarak, bu kilometre taşlarının her iki ülke yetkililerinin uzun vadeli işbirliğini sürdürme konusundaki siyasi iradesini yansıttığını ifade etti.
İran'ın, ABD ve Siyonist rejim tarafından ülkeye dayatılan 40 günlük savaşın ardından gücünü ve direncini gösterdiğini belirten Galibaf, bu deneyimin Tahran'ın dost ülkelerle, özellikle de Çin ile ilişkilerinde yeni bir sayfa açmasını temenni ettiğini dile getirdi.
Galibaf, İran'ın 25 yıllık işbirliği anlaşması kapsamında Çin ile yalnızca ikili etkileşimi derinleştirip hızlandırmakla kalmayıp, aynı zamanda yeni bir bölgesel düzenin şekillenmesine katkıda bulunacak mekanizmalar geliştirmeyi hedeflediğini söyledi.
Parlamentoların uluslar arasındaki bağları güçlendirmedeki kritik rolüne vurgu yapan Galibaf, İran Meclisi ile Çin Ulusal Halk Kongresi arasında daha fazla işbirliği yapılması çağrısında bulundu.
Galibaf, Tahran-Pekin ilişkilerini derinleştirmenin temel yolları olarak; parlamento heyetleri arasında daha geniş çaplı değişimler, uzmanlık komiteleri arasında daha güçlü işbirliği ve milletvekilleri arasında düzenli diyalog mekanizmaları kurulmasını önerdi.
Çin'in ekonomik, bilimsel, teknolojik ve sosyal kalkınmadaki başarılarını öven İran Meclis Başkanı, Pekin’in uzun vadeli planlama ve ulusal kalkınma konusundaki deneyiminin, sürdürülebilir ilerleme için uygun hukuki ve kurumsal ortamlar yaratmada yasama organlarının ne denli önemli olduğunu gösterdiğini vurguladı.
Uluslararası sistemdeki hızlı değişimler ve karmaşık zorluklar karşısında Galibaf, İran ve Çin'in yasama kapasitelerini; çok taraflılığı, uluslararası ilişkilerde adaleti, kültürel çeşitliliğe saygıyı ve bağımsız ülkeler arasındaki işbirliğini desteklemek için kullanabileceklerini ifade etti.
Galibaf, Tahran ile Pekin arasındaki ilişkilerin tarihsel geçmişine vurgu yaparak, iki ülke arasındaki ilişkiyi “iki büyük Asya medeniyeti arasındaki etkileşimin bir örneği” olarak nitelendirdi.
yorumunuz