27 Tem 2026 11:20

İran: ABD'nin savaşın da barışın da zamanını belirlemesine asla izin vermeyeceğiz

İran: ABD'nin savaşın da barışın da zamanını belirlemesine asla izin vermeyeceğiz

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, İran'ın ulusal güvenlik ve çıkarlarını esas aldığını belirterek, "ABD'nin savaşın ve barışın zamanını belirlemesine hiçbir zaman izin vermedik, vermeyeceğiz." dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği haftalık basın toplantısında, Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi'nin İran'daki insan haklarına ilişkin açıklamalarına tepki göstererek şunları söyledi:

"İran halkının insan hakları konusunda kaygı duyduğunu söyleyen ve zaman zaman bu konuda açıklamalar yapan Sayın Kaja Kallas'a sormak istiyorum: Bunlar İranlı değil mi? Geçen hafta, İran'ın sivil toplumunu desteklediğini iddia eden Fransa hükümetine de soruyorum; diplomatik dokunulmazlık kisvesi altında müdahaleci faaliyetlerde bulunan iki diplomatının İran tarafından yargı önüne çıkarılmasını bahane ederek açıklama yaptılar. Peki Amerikalıların saldırılarına maruz kalan İran halkının acısı ve çektiği sıkıntılar neden sizin insani duygularınızı harekete geçirmedi?"

Bekayi, geçen hafta diplomasi alanında Şanghay İşbirliği Örgütü toplantısının gerçekleştirildiğini ve Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin toplantı kapsamında çeşitli temaslarda bulunduğunu belirtti.

Bizim için esas olan ulusal çıkarlarımızdır

İran'ın ateşkesi kabul ettiği ve yeniden müzakerelere döneceğine ilişkin haberlere ilişkin değerlendirmede bulunan Bekayi, "Amerikalıların savaşı nasıl yönettiklerini düşündüklerini bilmiyorum. Üç gün içinde İran'ı çökertmesi planlanan savaş, bugün beş ay geçmesine rağmen onları savaş bataklığına sürükledi. Bu, kendi elleriyle ve Siyonist rejimin kışkırtmasıyla yarattıkları bir fiyaskodur ve bunun bedelini ödemek zorundadırlar." dedi.

Bekayi, "Bizim için esas olan ulusal çıkarlarımız ve menfaatlerimizdir. Bir ülkenin ulusal çıkarları konusunda karar vermek tek değişkenli bir denklem değildir; birçok unsur dikkate alınır. Bizim açımızdan belirleyici olan ulusal güvenliktir." ifadelerini kullandı.

"ABD'nin savaşın ve barışın zamanını belirlemesine hiçbir zaman izin vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz." diyen Bekayi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ulusal çıkarlarımız gerektirdiğinde kendimizi savunuruz. Ulusal savunmamızı diplomasi yoluyla güçlendirebileceğimizi değerlendirdiğimiz her durumda da diplomatik araçlardan mutlaka yararlanırız."

Ukrayna'nın İran ticaret gemisine yönelik saldırısı cevapsız kalmayacak

Bekayi, Ukrayna'nın İran ticaret gemisine yönelik saldırısına ilişkin yaptığı açıklamada, Ukrayna yönetimini destekleyen tüm tarafların bu olaydan sorumlu tutulması gerektiğini söyledi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin tutumunun, Birinci Dünya Savaşı öncesinde tehlikeli provokatif eylemler gerçekleştiren anarşistleri hatırlattığını belirten Bekayi, şunları kaydetti:

"Uluslararası denklemde fazla ağırlığı olmayan bir aktör olarak dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirilen gösterişli bir eylemin yalnızca o boyutta kalacağını düşünemezsiniz. Bunun sonuçları sizin için öngörülemez olacaktır."

Bekayi, Ukrayna'nın son dört yılda farklı ülkeleri sürekli suçladığını, ancak kendi sorunlarını çözmeye ve ülkesini ile bölgeyi savaştan kurtarmaya odaklanmadığını savundu.

"En başından beri bu çatışmaya hiçbir şekilde müdahil olmadığımızı söyledik." diyen Bekayi, Ukrayna'nın eyleminin tamamen yasa dışı, Birleşmiş Milletler Şartı'na aykırı ve son derece tehlikeli olduğunu belirterek, "Bu eylem cevapsız kalmayacaktır." ifadelerini kullandı.

Bekayi, "Zelenskiy'nin hamileri dikkatli olmalıdır. Bu yönetimin eylemlerinin sonuçları dünyanın farklı bölgelerini etkileyebilir." dedi.

Sözcü Bekayi, Hazar Denizi'ne kıyısı bulunan ülkelerin de söz konusu olaydan rahatsızlık duyduğunu ve Ukrayna'nın bu konuda hesap vermesi gerektiğini belirtti.

Bulgaristan'a eleştiri

Bulgaristan'ın İran'a yönelik tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bekayi, bu ülkenin daha önce ABD uçaklarının İran'a yönelik saldırılara destek amacıyla Suriye'deki havaalanlarını kullanmasına izin verdiğini iddia etti.

Bunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve saldırgan bir eylem niteliği taşıdığını savunan Bekayi, Bulgar kamuoyunun da bu karara karşı çıktığını ifade etti.

Bulgaristanlı karar alıcıları uyaran Bekayi, bu tür kararların ülkelerini ABD ve İsrail'in eylemlerine ortak konumuna düşürebileceğini söyledi.

İsrail bölgeye teknoloji transferine karşı çıkıyor

ABD'nin Suudi Arabistan'ın nükleer programına yönelik yaklaşımı ve İsrail'in buna ilişkin tutumunun sorulması üzerine Bekayi, İsrail'in bölge ülkelerine teknoloji transferine ve yerli teknolojik gelişmelere her zaman karşı çıktığını belirtti.

Bekayi, ABD'nin tutumundaki çelişkileri dünya kamuoyunun değerlendirmesine bıraktıklarını belirterek, Washington'ın seçici ve hukuk dışı uygulamalarının İran'ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) kapsamındaki haklarına ilişkin tutumunu değiştirmeyeceğini ifade etti.

Irak Başbakanı'nın ziyareti

Irak Başbakanı'nın ziyareti ve bazı Amerikan medyasında yer alan iddialara ilişkin konuşan Bekayi, Irak Başbakanı ve ofisinin yaptığı açıklamaların İran'ın tutumuyla örtüştüğünü söyledi.

Ziyaret sırasında İran ile Irak arasındaki sınır güvenliği ve terör örgütleriyle mücadele alanındaki iş birliğinin ele alındığını belirten Bekayi, Irak hükümeti ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin ilgili makamlarıyla birlikte ortak sınırların güvenli tutulması için çalıştıklarını kaydetti.

Bölge ülkeleri ABD ile işbirliği ve ortaklığını sürdürmemeli

Bekayi, Arap ülkelerinin ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile İran karşıtı ortak bildiri yayımlamasına ilişkin değerlendirmesinde, şunları söyledi:

"ABD'yi İran'a yönelik askeri saldırının sorumlusu olarak görüyoruz. Ancak bazı bölge ülkelerinin bu saldırıya iştirak etmiş olmasını da görmezden gelemeyiz."

İran'ın bölge ülkeleriyle her zaman iyi ilişkiler kurmak istediğini vurgulayan Bekayi, Fars Körfezi kıyısındaki ülkeler arasında ortak işbirliğinin temelini oluşturabilecek bağlar bulunduğunu ifade etti.

Ancak bazı ülkelerin kendi topraklarını ABD'nin İran'a yönelik saldırılarında kullanıma açtığını belirten Bekayi, şunları kaydetti:

"Bölge ülkeleri, İran'ın hiçbir koşul altında savunma kapasitesi konusunda müzakere etmeyeceğini bilmelerine rağmen, ABD Dışişleri Bakanı ile aynı söylemi benimsediler. Bu durum, söz konusu ülkelerin diyalog sürecini desteklediklerine ilişkin iddialarıyla çelişmektedir ve açıklanması gereken bir konudur."

Bekayi, son iki hafta içinde bazı ülkelerin ABD'nin İran'a yönelik askeri saldırıları sırasında Washington ile iş birliğini sürdürdüğünü savunarak, "Beklentimiz, bu tür işbirliği ve ortaklığın devam ettirilmemesidir." dedi.

Hürmüz Boğazı, ABD'nin dayattığı güvensizlik nedeniyle kapalı

Bekayi, İran ile Umman arasında yürütülen görüşmelere ilişkin yaptığı açıklamada, bu temasların iki ülke arasında gerçekleştiğini belirtti.

Cuma ve cumartesi günleri birkaç tur görüşme yapıldığını ifade eden Bekayi, görüşmelerde Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin nasıl yönetileceğinin ele alındığını söyledi.

İki ülkenin, her iki devletin egemenlik hakları ile İran'ın ulusal çıkarlarını gözeterek güvenli deniz taşımacılığına yönelik bir mekanizma oluşturmayı hedeflediğini kaydeden Bekayi, şunları söyledi:

"Hürmüz Boğazı'nın durumu, ABD'nin dayattığı güvensizlik nedeniyle değişmedi ve boğaz kapalıdır. Bu görüşmelerin ABD ile hiçbir ilgisi yoktur. Tamamen İran ile Umman arasında yürütülen ikili müzakerelerdir ve devam etmektedir."

Bölge ülkeleri topraklarının İran'a karşı kullanılmasına izin vermemeli

Bekayi, Kuveyt'in ABD Büyükelçisi'nin, ülkesinin İran'a yönelik askeri operasyonlara katılmadığı ve topraklarının bu amaçla kullanılmasına izin vermediği yönündeki açıklamasına ilişkin de değerlendirmede bulundu.

"Bu açıklamalar, uygulamada da karşılık bulursa olumludur." diyen Bekayi, ABD'nin bölgedeki askeri üslerini sürekli kullandığını savundu.

ABD'nin Kuveyt'teki üslerinden ve ülkenin imkânlarından İran'a yönelik "savaş suçlarını sürdürmek" amacıyla yararlandığını öne süren Bekayi, bölge ülkelerinin açıklamalarının pratikte de karşılık bulması gerektiğini söyledi.

Bekayi, "Bu ülkeler, ABD'nin kendi topraklarını Müslüman bir ülkeye karşı kullanmasına izin vermemelidir." ifadelerini kullandı.

Direniş Lübnan'ın egemenliğini korumak içindir

ABD ile Lübnan arasında Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına yönelik temaslara ilişkin konuşan Bekayi, ABD'nin bölge ülkelerine yönelik yaklaşımının bu şekilde olduğunu savundu.

Direniş güçlerinin silahlarının Lübnan'ın ulusal egemenliğini savunmak amacı taşıdığını belirten Bekayi, Lübnan'ın hâlen işgal altında olduğunu belirtti.

Lübnan'ın egemenliğini İsrail'e karşı nasıl savunacağına kendisinin karar vereceğini söyleyen Bekayi, "Deneyimler, yalnızca güç dilinden anlayan taraflar karşısında savunmasız kalınmaması gerektiğini göstermiştir." dedi.

Ulusal ilkelerimizden ve çıkarlarımızdan taviz vermeyeceğiz

İran ile ABD arasındaki mutabakat muhtırasının durumuna ilişkin değerlendirmede bulunan Bekayi, tarafların yükümlülüklerinin bu belgede açıkça yer aldığını söyledi.

ABD'nin mutabakatı 23 günden kısa bir sürede ihlal ettiğini ve belgenin öngördüğü tüm mekanizmayı geçersiz kıldığını savunan Bekayi, bunun üzerine İran'ın da kendi yükümlülüklerini durdurduğunu belirtti.

Bekayi, gelecekte izlenecek yolun daha sonra değerlendirileceğini ifade ederek, "Ancak hiçbir şekilde ulusal ilkelerimizden ve çıkarlarımızdan taviz vermeyeceğiz." dedi.

ABD ile ateşkese ilişkin herhangi bir müzakere yürütmüyoruz

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Pakistan ve Arap medya kuruluşlarında yer alan ateşkes haberlerine ilişkin yaptığı açıklamada, medya spekülasyonlarına fazla itibar edilmemesi gerektiğini söyledi.

Bekayi, "ABD ile herhangi bir müzakere yürütmüyoruz. Umman ile yalnızca Hürmüz Boğazı'na ilişkin gerekli düzenlemelerin oluşturulmasına yönelik görüşmelerimiz devam ediyor." dedi.

Bekayi, Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile Çin Dışişleri Bakanı arasındaki görüşmeye ilişkin ise, temasın Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi kapsamında gerçekleştirildiğini belirtti.

Çin'in İran'ın stratejik ortağı, Şanghay İşbirliği Örgütü ve BRICS'in etkili bir üyesi, ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olduğunu vurgulayan Bekayi, İran ile Çin'in ortak çıkarlar ve ortak kaygılar paylaştığını ifade etti.

Bekayi, iki ülkenin de ABD'nin sürdürdüğü tek taraflı politikalardan ciddi endişe duyduğunu belirterek, görüşmede ikili ilişkiler ile bölgesel gelişmelerin ele alındığını söyledi.

News ID 1937706

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • captcha