General Süleymani suikastı uluslararası hukukta bir suçtur

İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin şehadetinin birinci yıldönümü münasebetiyle Kudüs TV Genel Yayın Yönetmeni Nurettin Şirin, Ortadoğu Uzmanı Dr. Yasin Atlıoğlu ve Aydınlık gazetesi yazarı Avukat Onur Sinan Güzaltan Mehre'e konuştu.

Bugün, İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis’in ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla Bağdat Havalimanı'nda düzenlenen terör saldırısında şehit edilmesinin birinci yıldönümüdür.

Direniş cephesinin kıdemli komutanı Şehit Süleymani, bölgesel ve küresel güvenlik, adalet ve barışın gelişmesinde önemli rol oynamıştı. Şehit Süleymani’nin savaşın çeşitli cephelerinde terörizmle mücadeledeki rolü onu direnişin merkezi haline getirmişti. 

Mehr Haber Ajansı'na konuşan Türk uzmanlar bu suikastı uluslararası hukuk açısından değerlendirirken direniş üzerindeki etkisini açıkladılar.

ABD ve İsrail General Süleymani’yi en büyük tehlike olarak görürdü

Kudüs TV Genel Yayın Yönetmeni Nurettin Şirin, Amerika’nın Kudüs Gücü komutanı General Kasım Süleymani’ye yönelik gerçekleştirdiği suikastı, Amerika’nın İran İslam Cumhuriyeti ve İslam devrimine karşı 40 yıldır kesintisiz sürdürdüğü saldırıların bir devamı olarak nitelendirdi.

Nurettin Şirin, “General Kasım Süleymani’nin şehadeti ile, İslam devrimi ve Amerikan emperyalizmi arasındaki savaşta bir dönüm noktası yaşanmıştır. Zira, Amerikan emperyalizmi ve siyonizm, Serdar Kasım Süleymani’nin şahsında İslam devrimi ve direniş cephesinden tarihinin en ağır yenilgilerini almıştır” dedi.

Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi’nin çökertilmesinden Lübnan’daki Temmuz savaşına, Siyonistleri sığınaklara dolduran Filistin direnişinden Yemen halkının destansı savaşına kadar, ABD-İsrail-Suud ekseninin tüm saldırı, komplo ve projelerinin direniş cephesinin iradesiyle hezimete uğratıldığını belirten Nurettin Şirin, “Emperyalizm ve Siyonizm, bütün bu hezimet ve yenilgilerinin intikamını almak, daha büyük hezimetleri önlemek ve daha ağır darbeler almamak için bu cephenin komutanını hedeflemişlerdir. Dolayısıyla, Kasım Süleymani’nin şahsiyetini de burada daha iyi görür ve anlarız” ifadelerinde bulundu.

Kudüs TV Genel Yayın Yönetmeni Şirin sözlerini şöyle sürdürdü:

“Büyük şeytan Amerika, siyonist İsrail rejimi ve onların bölgemizdeki bütün habis işbirlikçileri, Şehid Kasım Süleymani’yi önlerindeki en büyük, engel, en büyük tehdit ve en büyük tehlike olarak gördüler. Amerika Hacı Kasım Süleymani’ye yönelik gerçekleştirdiği terörist saldırı ile önlerindeki bu büyük engeli kaldıracaklarını düşündülerse de bu tamamen boş bin hayalden başka bir şey değildir.

Amerika ve Siyonist rejimin Hacı Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi’ye yönelik gerçekleştirdiği alçakça terörist saldırı, direniş cephesinin sütunlarını sarsamayacağı gibi, kendilerinin temellerinin parçalanmasına yol açacağını kendileri göreceklerdir.”

General Süleymani IŞİD’e kaşı mücadeleye en fazla katkı sağlamıştır

Ortadoğu Uzmanı Dr. Yasin Atlıoğlu, General Kasım Süleymani’nin, Irak ve Suriye’de sürdürülen IŞİD karşıtı mücadeleye en fazla katkı sağladığını belirtti.

Dr.Yasin Atlıoğlu, “ABD’nin üst düzey bir askeri yetkiliye yönelik böylesi bir suikast düzenlemesi, Trump’ın kendi idareci kişiliği ve Orta Doğu’ya yönelik siyaset anlayışıyla ilişkilidir. Trump, başkanlığı boyunca Orta Doğu’da kısa süreli sert askerî yöntemler kullanmaktan asla kaçınmamış, hatta bu yöntemleri kendisinin ve ülkesinin çıkarına olarak yorumlamıştır” dedi.

“ABD’nin sahip olduğu askeri güçle dünyanın her yerinde düşmanlarını devletleri ortadan kaldırabileceğini varsayan Trump’ın uluslararası hukuk kurallarıyla kendini sınırlandırmasını beklemek hayalcilik olacaktır” diyen Atlıoğlu, “Kuşkusuz İranlı üst düzey bir yetkilinin suikastla katledilmesi uluslararası hukukta bir suçtur, fakat Trump bunu bir suç değil aksine bir zafer olarak görmektedir. Öte yandan Trump, tüm ABD başkanları gibi İsrail’in bölgedeki bekası ve çıkarlarını dikkate alarak hareket etmiştir” ifadelerinde bulundu.

ABD’nin amacı, Batı Asya’da hegemonyasını sürdürmektir

 Aydınlık gazetesi yazarı Avukat Onur Sinan Güzaltan da General Süleymani suikastını değerlendirirken,Amerikan devletinin amacı ve planı, dünyanın jeostratejik anlamda kalpgahı olarak tanımlayabileceğimiz Batı Asya’da hegemonyasını sürdürmektir. ABD’nin bu amaç ve planlarına karşı çıkan kuvvetlerin tamamı Washington yönetimi tarafından düşman olarak görülüyor ve hedef alınıyor” dedi.

General Süleymani'nin de, bölgede ABD planlarına karşı duran İran devletini zayıflatmak amacıyla suikasta kurban gittiğini dile getiren Güzaltan, “Bölgedeki ABD destekli terör örgütlerine karşı mücadele eden devletler, kurumlar ve şahısların tamamı ABD’nin hedefindedir. General Süleymani suikastını da bu doğrultuda değerlendirebiliriz. Fakat başta da ifade ettiğim gibi General Süleymani suikastıyla Washington’un temel hedefi İran’ın bölgedeki ABD-İsrail karşıtı faaliyetleri ve caydırıcılığını hedef almaktır” değerlendirmesini yaptı.

Avukat Onur Sinan Güzaltan, “General Süleymani’ye düzenlenen suikast, tartışılmaz bir biçimde terör eylemidir. Uluslararası hukuk, yasalar ve sözleşmelere sığan hiçbir yanı yoktur” dedi.

Güzaltan sözlerine “ABD-İsrail cephesinin, uluslararası hukuku yok sayan ve insanlığa karşı suç veya savaş suçu teşkil eden yüzlerce eylemini saymak mümkündür. Söz konusu devletler adeta dünyanın sahibi gibi hareket etmekte ve hiçbir sınır tanımamaktadırlar” ifadesini ekledi.

News Code 1891497

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • 2 + 12 =