Direniş medyası sulta düzeninin medya imparatorluğuna meydan okuyor

Bugün Mehr Haber Ajansı'nın ev sahipliğinde düzenlenen 'Direniş Medyası Denkleminde Yeni Aşama' konulu toplantıda direniş medyasının Batı medya imparatorluğuna karşı meydan okuması ele alındı.

Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah geçen Pazartesi günü Filistin davası ve direniş medyası hakkında bir konuşma yaptı. Nasrullah konuşmasında direniş medyasının İsrail işgali ve ABD hegemonyasıyla mücadelede yeni bir aşamaya girdiğini söyledi. Bu bağlamda Mehr Haber Ajansı'nda bugün yerli ve yabancı gazetecilerin katılımıyla 'Direniş Medyası Denkleminde Yeni Aşama' konulu toplantı gerçekleşti.

Toplantıya Mehr Haber Ajansı Başkan Yardımcısı Muhammad Hüseyn Taheri, Mehr Haber Ajansı Dış Haberler Müdürü Mehdi Azizi, İran'daki Yemen Al Masirah TV kanalının yöneticisi Ali Cafer ve Ortadoğu Uzmanı Seyyid Rıza Sadr Hüseyini konuşmacı olarak katıldı.

Mehr Haber Ajansı Başkan Yardımcısı Muhammed Hüseyn Taheri, bu toplantıda yaptığı konuşmada, Hizbullah Genel Sekreteri'nin sözlerine atıfta bulunarak, "Seyyid Hasan Nasrullah'ın direniş medyası hakkında yaptığı açıklamalar çok önemliydi. Gerçek şu ki, 12 gün süren 'Kudüs'ün Kılıcı' operasyonunda direniş medyası önemli ve etkin bir rol oynadı.Direniş medyası, kamuoyunun olaylar ve gelişmelerden haberdar olmasını sağladı." dedi.

Direniş medyası sulta düzeninin medya imparatorluğuna meydan okuyor

İran'daki Yemen Al Masirah TV kanalının yöneticisi Ali Cafer de bölgedeki direniş medyasının yaklaşımı hakkında şunları kayedetti:

“Al Masirah TV kanalı Yemen savaşı sırasında defalarca Suudi Arabistan hava saldırılarının hedefi oldu. Suudi savaş uçaklarının Sana ve Sada vilayetlerindeki Al Masirah binalarını hedef almasına ve tahrip etmesine rağmen, bu tv kanalı kısa bir süre sonra faaliyetlerine yeniden başladı.”

Ali Cafer sözlerinin diğer bölümünde İran’ın bilim alanında özellikle korona aşısı üretimi alanındaki başarılarına değinerek, “Dezavantajlardan biri de İran'ın bilim alanındaki ve özellikle korona aşısının üretimi konusundaki başarılarının İslam dünyası medyasına gerektiği gibi yansımamış olmasıdır. Halbuki İran, İslam ülkelerinin tersine bölgede korona aşısını üretebilen tek ülkedir” dedi.

Mehr Haber Ajansı Dış Haberler Müdürü Mehdi Azizi de, direniş medyasının önemine dikkat çekerek, “Direniş ekseni medyası ve İran medya kuruluşlarının önemli etkisi nedeniyle ABD Hazine Bakanlığı direniş ekseninin internet sitelerine el koydu” ifadesini kullandı.

Direniş medyası sulta düzeninin medya imparatorluğuna meydan okuyor

Ortadoğu Uzmanı Seyyid Rıza Sadr Hüseyini direniş medyası söylemenin seviyesini yükseltme gerektiğini belirterek, “Halihazırda küresel Siyonizm yönetimindeki uluslararası medya imparatorluğu tarafından yapılan bir medya savaşıyla karşı karşıyayız. Direniş eskeninin medya kuruluşları son 20 yılda özellikle de Siyonist Rejim’in Lübnan direnişine karşı 33 günlük savaşından bu yana önemli ilerleme kaydetmiştir” ifadelerinde bulundu.

Sadr Hüseyini, “Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah ve İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei’nin direniş ekseni medyası hakkındaki ifadeleri bu medya kuruluşları için bir yol haritası olmalıdır. 12 gün savaş boyunca direniş medyasının savaşın gerçeklerini halka aktardığını gördük

Sadr Hüseyni, "Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'de ezilen masum insanlara destek gösterisi yapıldığına tanık olmamız, bunlar direniş medyasının yarattığı bir başarıdır. Bu arada direniş medyasının merkezinin direnişin merkezi olarak bilinen İran İslam Cumhuriyeti'nde bulunduğunu söylemek gerekir." dedi.

Afganistan'daki son gelişmelerle ilgil olarak Sadr Hüseyni, "Afganistan'daki durum son üç haftadır çok çalkantılı. ABD güçlerinin Afganistan'dan kaçışının başlangıcında, sulta düzeninin medya imparatorluğu bu konuda gerçekleri çarpıtmak için çok uğraştı, ancak sonuçta bu hedefe ulaşamadı. Direniş medyasıTaliban'ın geçmişini anlattı. Bu medya kuruluşları, ne Taliban'ı akladı ne de onlardan korkuyu yansıttı." değerlendirmesinde bulundu.

Sadr Hüseyni, sulta düzeninin medyası ile direnişe dayalı medya arasındaki savaşın asla bitmeyeceğini belirterek, "Bu savaş daha yeni başladı. Amerikalılar ve Siyonistler, Direniş Ekseni ile bağlantılı medyanın büyük bir etkileme gücüne sahip olduğunu yeni fark etti." ifadelerini kullandı.

Direniş medyası sulta düzeninin medya imparatorluğuna meydan okuyor

Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın yönetimi sırasında Direniş Ekseni'ne ait 92 internet sitesinin dondurulduğunu aktaran Sadr Hüseyni, Biden yönetiminin de aynı politikayı izlediğini söyledi ve şöyle devam etti: "Biden ifade özgürlüğu ile iktidara geldi. Ancak direniş medyası konusunda Trump'ın yolunu izledi. Trump'ın direniş medyasıyla başa çıkmaktan başka seçeneği yoktu. Bu direniş medyası için bir zafer ve başarıdır."

Ortadoğu uzmanı Sadr Hüseyni, Yemen merkezli Al Masirah TV Kanalı hakkında, "Bu TV kanalı, Suudi Arabistan'ın başlattığı savaşın gerçeklerini iyi şekilde yansıttı ve Yemenlilerin haklarını savundu." dedi.

Sadr Hüseyni sözlerini şöyle sürdürdü:

"Lübnan Hizbullahı Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah, Arap medyasını etkilemek için çok büyük paralar harcandığını defalarca dile getirdi. Arap medyasının çoğunu Suudiler petrol dolarları ile yönetiyor. Suudi Arabistan'ın petrol dolarları, Arap medyasının İran İslam Cumhuriyeti'nin başarılarından ve Direniş Ekseninden bahsetmesin diye harcanıyor."

Direniş medyasının sulta düzeninin medya imparatorluğuna meydan okuduğuna dikkati çeken Sadr Hüseyni, “Sulta düzeni, diğer medya kuruluşlarıyla karşı karşıya gelmenin tek yönlü bir yol olmadığının farkındadır” şekilde konuştu.

News Code 1895657

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • 2 + 14 =