29 Ağu 2025 15:00

Avrupa'nın İran'a karşı devreye soktoğu tetik mekanizması nedir?

Avrupa'nın İran'a karşı devreye soktoğu tetik mekanizması nedir?

İran ile Avrupa şu ana kadar nükleer anlaşma sağlanamaması nedeniyle, 2015’teki nükleer anlaşmanın Avrupa tarafları olan İngiltere, Fransa ve Almanya, Tahran’a Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarını otomatik olarak geri getirebilme imkanı sağlayan “snapback mekanizmasını” devreye soktu.

Mehr Haber Ajansı: İran ile Batı arasında şu ana kadar nükleer anlaşma sağlanamaması nedeniyle, 2015’teki nükleer anlaşmanın Avrupa tarafları olan İngiltere, Fransa ve Almanya, Tahran’a Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarını otomatik olarak geri getirebilme imkanı sağlayan “snapback mekanizmasını” devreye soktu. Bu mekanizma, yaptırımların 30 gün içinde yeniden uygulanmasını öngörüyor.

Peki Snapback mekanizması nedir ve İran için ne anlama geliyor?

Snapback Mekanizması ve Uygulama Süreci

"Tetik mekanizması” olarak bilinen bu “snapback” mekanizması, 2015’teki nükleer anlaşmayı destekleyen 2231 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararında yer alan özel bir maddeye dayanmaktadır. Bu maddeye göre, anlaşmaya taraf olan herhangi bir devlet, İran’ın yükümlülüklerini ciddi şekilde ihlal ettiğini düşünürse, konuyu BMGK’ye taşıyabilir. Böylece, 30 gün içinde gerekli prosedürler tamamlandığında, daha önce kaldırılan BM yaptırımları otomatik olarak yeniden yürürlüğe girebilir.

Söz konusu maddenin süresi 18 Ekim 2025’te sona erecek. Avrupa ülkeleri, İran’ın nükleer programına çözüm bulunamaması durumunda mekanizmayı ağustos sonuna kadar işleteceklerini duyurdu. Bu, son tarih uzatılmazsa, çözüm için sınırlı bir zaman dilimi bıraktığı anlamına geliyor.

2015 Anlaşmasının Temel İlkeleri

İran ile BMGK’nın 5 daimi üyesi (ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere) ve Almanya arasında 14 Temmuz 2015’te imzalanan nükleer anlaşma, Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak adlandırılmaktadır. Anlaşma kapsamında İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlamayı ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile tam işbirliği yapmayı kabul etti. Buna karşılık, İran’a nükleer programı nedeniyle uygulanan BM ve Avrupa Birliği yaptırımları, 16 Ocak 2016’da anlaşmanın BMGK onayıyla kaldırıldı; ancak İran’ın sözleşmeye uymaması durumunda yaptırımların yeniden uygulanmasına izin veren snapback mekanizması anlaşmaya eklendi.

ABD’nin Çekilmesi ve Sonuçları

ABD Başkanı Donald Trump, 2018 yılında ülkesini tek taraflı olarak anlaşmadan çekti ve ardından İran’a yönelik ağır ekonomik yaptırımları yeniden yürürlüğe koydu. Avrupa ülkeleri, ABD’nin bu kararını desteklemediklerini açıklasalar da yaptırımların etkisini ortadan kaldıracak adımlar atmadı. Bunun sonucunda İran, bir yıl sonra anlaşmadaki taahhütlerini aşamalı olarak durdurmaya başladı. 2020 yılından itibaren yüksek düzeyde uranyum zenginleştiren Tahran yönetimi, zenginleştirme oranını anlaşmada belirlenen yüzde 3,67’den yüzde 60’a kadar çıkardı.

İran, bu süreçte ilgili yaptırımların kaldırılması halinde nükleer faaliyetlerini yeniden anlaşmayla uyumlu hale getireceğini sık sık vurguladı.

Müzakere Çabaları ve Başarısızlıklar

Eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde nükleer görüşmeler yeniden başladı ancak sonuç alınamadı. İran, E3 ülkeleriyle Aralık 2024’te dışişleri bakan yardımcıları düzeyinde nükleer görüşmelere yeniden başladı, ancak bu görüşmeler de sonuçsuz kaldı. Daha sonra, ABD Başkanı Trump’ın İran ile doğrudan nükleer müzakere çağrısında bulunan bir mektubu martta İran lideri Ali Hamaney’e göndermesi üzerine ABD ile İran, nisanda Umman aracılığıyla dolaylı nükleer görüşmelere başladı. Taraflar Maskat ve Roma’da 5 tur görüşme gerçekleştirdi.

İlk aşamalarda olumlu açıklamalar yapılmasına rağmen, teknik konulara geçildikçe ABD’nin İran’a “uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdur” talebi, İran’da kabul görmedi. Ancak görüşmeler tamamen kesilmedi.

İsrail’in Müdahalesi ve Müzakerelerin Kesintiye Uğraması

İran ile ABD’nin, Tahran’ın kabul etmediği talepleri nedeniyle durdurulan görüşmelerin 15 Haziran’da Maskat’ta yeniden başlaması kararlaştırıldı. Ancak müzakere tarihinden iki gün önce İsrail, İran’a saldırılar başlattı ve İranlı yetkililerin söylediği gibi müzakere masası remen bombalandı. Bu saldırılar, İran-İsrail arasında 12 gün süren bir savaşa yol açtı ve ABD, 22 Haziran’da İran’ın nükleer tesislerini bombaladı. Bu gelişmeler, müzakere sürecini olumsuz etkiledi ve İran, UAEA ile işbirliğini askıya alan bir yasa çıkardı.

Saldırıların ardından Trump, İran’a tekrar müzakere çağrısında bulunsa da İran bu çağrıyı kabul etmedi.

Avrupa’nın Tetik Mekanizması ve İran’ın Tepkisi

İran, Fransa, Almanya ve İngiltere’nin BM 2231 sayılı Karar kapsamında yaptırımları geri getirme girişimini yasa dışı ve haksız olarak nitelendirerek resmî bir açıklama yayımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı, Fransa, Almanya ve İngiltere’nin (E3) BM Güvenlik Konseyi’ne yönelik 2231 sayılı Karar (2015) ile ilgili yasa dışı bildirimini kararlılıkla reddediyor ve en sert şekilde kınamaktadır. Bu haksız girişim, kapsamlı ortak eylem planı (Brüksel Anlaşması/JCPOA) çerçevesindeki anlaşmazlık çözüm mekanizmasına aykırıdır ve yürürlükten kaldırılmış kararları geri getirmeye yönelik açıkça yasa dışı bir çabadır.

İran Dışişleri Bakanı AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi'ne yazdığı mektupta, "Üç Avrupa Ülkesi'nin Tetik Mekanizması'nı uygulamaya veya yaptırımların otomatik olarak geri getirilmesini sağlaması konusunda yasal bir dayanağı veya yetkisi bulunmamaktadır" dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise, Avrupa'ın İran'a yaptırımları geri getirecek tetik mekanizması'nın uygulama kararına sosyal medya'dan tepki gösterdi.

Bekayi şu mesajı paylaştı:

"Üç Avrupa Ülkesi , sözde "kurallara dayalı uluslararası düzen"de "güvenilir" bir müzakere ortağının kim olduğunu gösteriyor; burada güç haklıdır ve "ihlal eden" oyunun kurallarını belirler.

İran konusunda feshedilen Güvenlik Konseyi kararlarının yeniden yürürlüğe girmes kararı, yasal zorunluluk veya sağduyudan kaynaklanmıyor; Amerika Birleşik Devletleri'nin mevcut Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun 28 Ağustos 2025 tarihli basın açıklamasında da belirttiği gibi, Avrupa'nın ABD'nin (2018'de nükleer  anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmeyi seçen ve bugüne kadar bir dizi kötü olaya yol açan, anlaşmanın en büyük bir engelleyicisi ve ihlalcisi) 2 Şubat 2025 tarihli NSPM-2 (Trump'ın İran'a karşı azemi baskı kararı içeren) kararına itaat ettiklerini gösteriyor".

Yaptırımların Yeniden Uygulanması: Süreç ve Kurallar

2231 sayılı BMGK kararına göre, anlaşmaya “katılan” herhangi bir devlet, İran’ın anlaşmaya önemli ölçüde uymadığını düşünmesi halinde Güvenlik Konseyi’ne şikayette bulunabiliyor. Konu BMGK’ye ulaştığında, 30 günlük bir süreç başlayacak. Bu süreçte BMGK’nın İran’a yönelik yaptırımların kaldırılmasının devamı için yeni bir karar alması gerekecek. Bu kararın da BMGK’nın daimi üyeleri olan Rusya, Çin, ABD, Fransa ve İngiltere tarafından veto edilmemesi gerekiyor.

Bu karar zamanında kabul edilmezse, 2015’teki anlaşma kapsamında kaldırılan BM yaptırımları otomatik olarak yeniden yürürlüğe girecek ve konseyde başka bir oylamaya gerek duyulmayacak.

Geri Dönüş Yapılacak Yaptırımlar

Mekanizmanın devreye girmesiyle, 2006-2010 yılları arasında İran’a karşı çıkarılan 1696, 1737, 1747, 1803, 1835 ve 1929 sayılı kararlar yeniden geçerlilik kazanacak. Bu durumda geri getirilecek yaptırımlar arasında silah ambargosunun yeniden yürürlüğe girmesi, İran’ın nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip füze geliştirmesinin yasaklanması ve yüzlerce kişi ile kuruluşa yönelik mali ve seyahat kısıtlamaları yer alıyor. 2020 yılında süresi dolan silah ambargosu da bu kapsamda yeniden yürürlüğe girecek.

En kritik yaptırım ise 1929 sayılı BMGK kararıdır. Bu karar, BM üyesi ülkelere İran’a ve İran’dan yapılan tüm sevkiyatları denetleme ve gerekli durumlarda el koyma yetkisi veriyor. Bu da İran’ın deniz ticaretinde kullandığı gemilere yönelik müdahaleleri mümkün hale getiriyor.

Kaynak: AA, MHA

News ID 1929850

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • captcha