İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi düzenlediği haftalık basın toplantısında gündemi değerlendirdi.
Müzakerelerin odağında savaşın sona erdirilmesi var
İsmail Bekayi, ABD ile yürütülen müzakereler ve savaşın sona erdirilmesine ilişkin yaptığı açıklamada, İran’ın saldırganlara verdiği karşılığın ülkenin gücünün bir göstergesi olduğunu söyledi.
Bekayi, müzakere heyetinin devlet yapısının bir parçası olduğunu ve diplomasi alanında belirlenmiş görevler üstlendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Görüşmelerin temel odağı savaşın sona erdirilmesidir. Bu aşamada nükleer müzakerelerin ayrıntılarını konuşmuyoruz. Karşı tarafın oluşturduğu algılardan bağımsız şekilde sahadaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları ve karşı tarafın taahhütlerine bağlılığı konusunda ise Bekayi, herhangi bir garanti bulunmadığını söyledi.
Sözcü Bekayi açıklamadında, “Bizim çok daha önemli işlerimiz var. Karşı tarafın attığı mesajlara veya görsellere sürekli tepki vermek yerine ulusal çıkarlarımız doğrultusunda hareket ediyoruz. Köklü bir millet olarak gerekli her yöntemi kullanarak karşılık veririz” dedi.
Bekayi, Lübnan’da ateşkes konusunun taslak metinde yer alıp almadığı sorusuna ise “Evet” yanıtını verdi.
ABD ile görüşmelerin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde Bekayi, son günlerde gündeme gelen gelişmelerin Pakistan arabuluculuğunda haftalar süren temasların sonucu olduğunu ifade etti.
“Birçok başlıkta belirli bir ortak zemine ulaşıldığını söylemek doğru olur. Ancak anlaşmanın yakın olduğu yönünde kesin bir değerlendirme yapılamaz. ABD’deki siyasi ortam, diplomatik süreçleri karmaşık hale getiriyor” diye konuştu.
ABD’nin tek önceliği İsrail
Bekayi, Trump’ın Arap ülkelerine yönelik “İbrahim Anlaşmaları” baskısıyla ilgili soruya da değinerek, ABD ile İsrail ilişkilerinin niteliğinin açık olduğunu savundu.
Bekayi, “ABD’nin temel önceliği İsrail’dir ve bölgesel barış ya da istikrara önem vermemektedir. Bölge ülkelerine şartlar dayatılması, asıl meseleden dikkatleri uzaklaştırma girişimidir” ifadelerini kullandı.
Katar heyeti ve Avrupa’ya eleştiri
Bekayi ayrıca, Katar Emiri’nin Tahran’a geldiği yönündeki haberleri yalanlayarak, Tahran’ı ziyaret eden kişinin Katar Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı olduğunu söyledi.
İran ile ABD arasındaki resmi arabulucunun Pakistan olduğunu belirten Bekayi, bazı diğer ülkelerin de olumlu rol oynadığını ifade etti.
Avrupa Birliği’nin yeni yaptırımlarına ilişkin ise Bekayi şu değerlendirmede bulundu:
“İran’a yönelik her düşmanca adım karşılıksız kalmayacaktır. Avrupa daha sorumlu bir yaklaşım sergilemiş olsaydı, bugün uluslararası toplumun karşı karşıya olduğu bazı sonuçlar ortaya çıkmayabilirdi. Avrupa, ABD ve İsrail’i yaptırımlarla hedef almalıydı.”
Bekayi ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndaki durumun bölgede yaşanan gelişmelerin sonucu olduğunu savundu.
Ateşkesin tüm cepheleri kapsaması hedefleniyor
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, yürütülen görüşmelerde Lübnan dahil tüm alanlarda çatışmaların sona erdirilmesinin mutabakatın unsurlarından biri olacağını söyledi. Bekayi ayrıca İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçiş ücreti alma hedefi olmadığını belirtti.
İsmail Bekayi, Türkiye’nin diplomatik girişimlerine ilişkin yaptığı açıklamada, savaşın tüm cephelerde sona erdirilmesinin müzakere sürecinin temel unsurlarından biri olacağını söyledi.
Bekayi, “Lübnan da dahil olmak üzere tüm alanlarda savaşın sona erdirilmesi, mutabakatın unsurlarından biri olacak. Gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla bölge ülkelerinin çabalarını takdir ediyoruz. Türkiye komşu ülke olarak yapıcı bir rol üstlenmiştir” ifadelerini kullandı.
Hürmüz’den geçiş ücreti alma hedefimiz yok
Bekayi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve geçiş ücreti alınacağı yönündeki iddialara ilişkin de konuştu.
“Biz herhangi bir ücret almıyoruz. Kullanılan ifadelerde dikkatli olunmalı. Amacımız geçiş ücreti toplamak değil” diyen Bekayi, İran’ın kıyı devleti olarak hem kendi güvenliğini hem de uluslararası toplumun güvenlik kaygılarını dikkate aldığını söyledi.
İran ve Umman’ın, Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişi sağlamak amacıyla ortak bir mekanizma oluşturmak için çalıştığını belirten Bekayi, İran’ın uluslararası deniz ticaretinin güvenli şekilde sürdürülmesini desteklediğini ifade etti.
Hürmüz’de yalnızca İran ve Umman bulunuyor
Bekayi, İngiltere ve Fransa’nın Hürmüz Boğazı’nın yönetimine ilişkin planları hakkındaki soruya ise şöyle yanıt verdi:
“Hürmüz Boğazı’nda İran ve Umman dışında başka bir ülke bulunmuyor. Güvenli geçiş mekanizmasını oluşturmak bu iki ülkenin sorumluluğudur. Bu konuda çalışmalarımız sürüyor.”
Bekayi ayrıca dış müdahalelerin süreci daha karmaşık hale getirebileceğini ifade ederek, güvenli geçiş düzenlemelerinin hızla uygulanabilmesi için çeşitli taraflarla temasların sürdüğünü söyledi.
Çin yapıcı rol oynadı
Çin’in ateşkes görüşmelerindeki olası rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bekayi, Çin ile İran arasında stratejik ortaklık bulunduğunu ve Pekin’in tüm süreçlerde yapıcı rol üstlendiğini söyledi.
Ayrıca Çin ve Rusya’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi içinde olumlu katkı sağladığını ifade etti.
Anlaşma için belirlenmiş bir tarih yok
ABD ile olası anlaşmanın takvimine ilişkin konuşan Bekayi, nihai bir tarih belirlenmediğini söyledi:
“İran açısından önemli olan ulusal çıkarların korunmasıdır. Sonuca ne kadar erken ulaşabilirsek o kadar iyi olur; ancak bizim için temel ölçüt ulusal menfaatlerin güvence altına alınmasıdır.”
Bekayi ayrıca Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin New York ziyareti planının mevcut koşullarda gerçekleşmeyeceğini belirtti.
14 maddelik mutabakat savaşın sona erdirilmesine odaklanıyor
Bekayi, önümüzdeki 60 günlük süreçte mutabakat metninin bazı ayrıntılarının ele alınacağını, bunlar arasında nükleer başlıkların da bulunabileceğini söyledi.
Ancak mevcut aşamada nükleer detayların gündemde olmadığını vurgulayan Bekayi, “14 maddelik mutabakat metni savaşın sona erdirilmesine odaklanmaktadır” dedi.
yorumunuz