15 Tem 2026 13:15

İran'dan BM Güvenlik Konseyi'nde ABD'ye sert tepki

İran'dan BM Güvenlik Konseyi'nde ABD'ye sert tepki

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi, BM Genel Sekreteri ve Güvenlik Konseyi Başkanlığı'na gönderdiği mektupta ABD'yi İran'a yönelik asılsız suçlamalar yöneltmek, uluslararası hukuku ihlal etmek ve bölgesel istikrarsızlığı körüklemekle suçladı.

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, salı günü yerel saatle BM Genel Sekreteri ve Güvenlik Konseyi Başkanı'na gönderdiği mektupta, ABD temsilcisinin 14 Temmuz 2026'da "Uluslararası Barış ve Güvenliğin Korunması" gündemiyle düzenlenen Güvenlik Konseyi'nin 10194. oturumunda bir kez daha gündem dışına çıktığını ve Konsey kürsüsünü yanlış bilgi yaymak amacıyla kullandığını belirtti.

İrevani, ABD temsilcisinin İran’a yönelik siyasi saiklerle öne sürdüğü asılsız iddiaların, 13 Temmuz 2026'da Yemen'deki duruma ilişkin gerçekleştirilen 10193. Güvenlik Konseyi oturumunda da dile getirildiğini ifade ederek bunun, Güvenlik Konseyi süreçlerinin siyasi amaçlarla istismar edilmesi ve kasıtlı dezenformasyonun sürdürüldüğünü gösterdiğini söyledi.

İran'ın Yemen'e BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal edecek şekilde silah sevk ettiği yönündeki iddiaların tamamen gerçek dışı ve temelsiz olduğunu kaydeden İrevani, bu suçlamaların güvenilir, doğrulanabilir ya da bağımsız hiçbir kanıtla desteklenmediğini, ABD'nin bölgedeki yasa dışı ve istikrar bozucu eylemlerinden dikkatleri uzaklaştırmayı amaçladığını belirtti.

İrevani, söz konusu suçlamaların Güvenlik Konseyi'ni yanıltmak ve ABD'nin İran halkına karşı işlediğini savunduğu ağır suçların üzerini örtmek amacıyla ortaya atılmış uydurma iddialar olduğunu ifade etti.

ABD'nin Yemen'de ve daha geniş bölgede barış ve güvenliğin zayıflamasındaki temel sorumluluğu taşıdığını vurgulayan İranlı diplomat, Washington'un Yemen'e yönelik saldırılarıyla Nisan 2022 ateşkes anlaşmasını fiilen rayından çıkardığını ve BM öncülüğündeki siyasi süreci çıkmaza sürüklediğini söyledi.

İrevani ayrıca ABD'nin, siyasi saiklerle kabul ettirildiğini öne sürdüğü 2722 (2024) sayılı Güvenlik Konseyi kararını daha sonra Yemen'deki sivil altyapıya yönelik saldırılar için gerekçe olarak kullandığını, bunun da Yemen'in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ederek bölgesel gerilimi artırdığını ve barışçıl çözüm umutlarını zayıflattığını ifade etti.

Ensarullah'ın İran adına hareket ettiği yönündeki iddiaların da tamamen temelsiz olduğunu belirten İrevani, Sana yönetiminin Yemen halkının önemli bir kesimini temsil ettiğini, kararlarını bağımsız şekilde ve Yemen halkının çıkarları doğrultusunda aldığını söyledi.

İran'ın her zaman BM gözetiminde, Yemenlilerin öncülüğünde yürütülecek kapsayıcı ve barışçıl siyasi süreci desteklediğini vurgulayan İrevani, Tahran'ın Yemen'in egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğüne olan desteğini yineledi.

ABD'nin "İslamabad Mutabakat Muhtırası"na bağlı kaldığı yönündeki açıklamalarını da reddeden İrevani, Washington'un mutabakatın imzalanmasının hemen ardından yükümlülüklerini yerine getirmeyi reddettiğini ve bugüne kadar anlaşmanın uygulanmasını sistematik biçimde baltaladığını ileri sürdü.

İran'ın 13 Temmuz 2026 tarihinde BM Genel Sekreteri ve Güvenlik Konseyi'ne gönderdiği mektupta ABD'nin mutabakatı 42 kez açık ve esaslı biçimde ihlal ettiğinin belgelendiğini belirten İrevani, bu kasıtlı ihlallerin bölgesel istikrarı tehlikeye attığını, uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiğini ve Washington'un uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini hiçe saydığını savundu.

İrevani, "Saldırgan olan ABD'dir, mağdur değil." ifadelerini kullanarak, Washington'un İsrail ile birlikte İran'a karşı iki ayrı saldırı savaşı başlattığını, bunun BM Şartı'nın özellikle 2. maddesinin 4. fıkrası ile uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğunu belirtti.

ABD'nin sivilleri ve sivil altyapıyı kasıtlı olarak hedef aldığını iddia eden İrevani, bu eylemlerin savaş suçu ve insanlığa karşı suç niteliği taşıdığını savundu.

ABD'nin yasa dışı eylemlerini sona erdirmediğini, son günlerde İran'a yönelik tekrarlanan askeri saldırılarla "saldırı savaşını" sürdürdüğünü ifade eden İrevani, bu saldırıların uluslararası barış ve güvenliği ciddi şekilde tehlikeye attığını ve aylardır sürdürülen diplomatik arabuluculuk çabalarını zayıflattığını belirtti.

İranlı diplomat ayrıca ABD'nin İran'ın Hürmüz Boğazı'na ilişkin düzenlemelerine müdahale ederek boğazdaki güvenliği bozduğunu ve uluslararası ticari deniz taşımacılığını olumsuz etkilediğini bildirdi.

İrevani son olarak ABD'nin, Fars Körfezi'nin güney kıyısındaki ülkelerin topraklarını ve imkânlarını İran'a yönelik askeri operasyonlar için kullanarak bu ülkeleri kendi yürüttüğü yasa dışı savaşın bir parçası haline getirdiğini savundu.

İranlı yetkili mektubunu, "Dolayısıyla ABD'nin hukuki, siyasi ve ahlaki açıdan İran İslam Cumhuriyeti'ni veya herhangi bir üye devleti suçlayacak hiçbir meşruiyeti bulunmamaktadır." ifadeleriyle tamamladı.

News ID 1937533

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • captcha