Trump, İran ile savaşmak istemiyor

ABD'deki Georgetown Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Mehran Kamrava, Meher Haber Ajansı’na verdiği röportajda, İran'ın nükleer anlaşmayla ilgili aldığı son kararı değerlendirdi.

Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, geçtiğimiz Çarşamba günü İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer anlaşma kapsamında bazı yükümlülüklerini askıya alma kararıyla ilgili bir bildiri yayınlamıştı.

Bu bildiride söz konusu kararın mektup vasıtasıyla Almanya, İngiltere, Çin, Rusya ve Fransa temsilcilerine sunulduğu kaydedildi.

Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi bildirisinde,“Şimdiki aşamada, İran zenginleştirilmiş uranyum ve ağır su depolama üzerindeki taahhütlerine uymayacaktır. Kalan ülkelere, özellikle bankacılık ve petrol alanlarındaki yükümlülüklerini yerine getirmeleri için 60 günlük bir süre verilecek. Bu ülkeler Tahran'ın taleplerini karşılayamazsa, İran İslam Cumhuriyeti uranyum zenginleştirme seviyesindeki kısıtlamaları durdurup Arak'taki ağır su reaktörünü modernize etme sürecini devam ettirecktir.” ifadesinde yer verilmişti.

Bu doğrultuda ABD'deki Georgetown Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Mehran Kamrava, Meher Haber Ajansı’na verdiği röportajda, İran'ın nükleer anlaşmayla ilgili aldığı son kararı değerlendirdi.

*İran nükleer anlaşmada kalan diğer tarafların 60 günlük süre zarfında petrol ve bankacılıkla ilgili yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde İran'ın yeniden yüksek oranda uranyum zenginleştirmeye başlayacağını açıklamıştı. Siz İran’ın kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Avrupa Birliği pastasını alıp kendisi yemeye çalışıyor. Bir yandan, İran’ı nükleer anlaşmaya bağlı kalmaya devam etmeye çağırırken, diğer yandan da ABD’ye direnmediler hatta anlaşmayla ilgili yükümlülüklerine tam olarak uymadılar.

Aslında, şu anda anlaşmanın sadece bir aktif aktörü var ve o da İran. 60 günlük ültimatom, Tahran'ın sabrının bittiğini gösteriyor.

* İran Avrupalı tarafların pasif davranmalarına rağmen nükleer anlaşmaya bağlılığını sürdürüyor. Şimdiki duruma göre mevcut anlaşmanın geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Açıkçası anlaşmanın bugünkü durumu kabul edilemez. Şu anda anlaşmanın tüzüğüne uyan tek bir taraf İran.

Çıkmazdan kurtulmak için iki senaryo öne sürülebilir bunlar şölye; İran'ın resmi olarak geri çekilip anlaşmayı sona erdirmesi ya da Avrupa Birliği’nin somut adımlar atarak bu faydasız anlaşmayı düzenlemesi.

Eğer Avrupa nükleer anlaşmayı görmezden gelmeye devam ederse, o zaman yeni ciddi bir krizle karşı karşıya kalacaktır.

* Venezuela'daki başarısız darbe girişiminden sonra, Donald Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'un rolü azalacak gibi görünüyor. Bolton'un saldırgan faaliyetlerinin başarısızlığı sonucu Trump hükümetindeki şiddet yanlısı isimlerin rolü azalabilir mi?

- Beyaz Saray'ın bu yönde çalıştığını sanmıyorum. Donald Trump, tahmin edilebilir bir davranışa sahip olduğunu göstermiştir. İçsel güvenilirlikten uzak olan Trump çok taraflılık ve çok taraflı anlaşmalara nefretle yaklaşmaktadır.

İran aleyhindeki eylemleri benzer bir mantığa dayanıyor. Görünüşe göre Trump İran'la bir savaşa girmek istemiyor, çünkü savaşlar sonuçta ticaret için de kötü. Ancak İran karşıtı ifadeleri, İran'da rejim değişikliği isteyenler ve çevresinde dolaşan kurtlara güç veriyor. Asıl mesele şu; Trump’ın çevresinde köpek gibi kuyruk sallayan Bolton, Pompeo ve Rudy Giuliani gibilerini kontrol edip edemeyeceğidir.

* Cumhurbaşkanı Ruhani son konuşmasında nükleer anlaşmayı “kazan-kazan” veya “kaybet-kaybet” oyunu olarak yorumlamıştı. Sizce bu mesajın diğer taraflar için anlamı nedir?

- Anlamı çok net ve açıkt; Avrupa tarafları ya anlaşmanın tüzüğünü kabul edip yükümlülüklerine uymalı, ya da geri çekilip sonuçlarına katlanmalı.

News Code 1878559

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • 1 + 2 =